Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Çocukları sevinçten dört köşe edecek klasikler



İyi
Toplam oy: 7

Çiçeği burnunda yeni çocuk kitapları yayınlamaya başlayan Turkuvaz Çocuk, klasik olmuş dört kitabı çocuk okurlarıyla buluşturdu. Ülkemizde defalarca baskısı yapılan bu kitapları diğer baskılarından ayıran özelliği hem boyutu hem de çizimleriyle bir açılım sağlamış olması.

Gizem, macera, bilinmezlik, mizah, bilim kurgu… Bir çocuğun kitaba olan ilgisini artıran ve onu kitap bitene kadar okumaya iten anahtar sözcükler bunlar. Klasik olmuş birçok çocuk kitabında yer alan ve günümüz çocuklarını da çeken bu temel duygular, bu kitapların bütün dünyadan okur bulmasına ve her ülkede hâlâ basılıyor olmasına zemin teşkil ediyor.

Çiçeği burnunda yeni çocuk kitapları yayınlamaya başlayan Turkuvaz Çocuk, klasik olmuş dört kitabı birden çocuk okurlarına sunarak bu kervana katıldı. Bu dört kitap elbette herkesin bildiği, okuduğu ya da bir şekilde haberdar olduğu kitaplar. Ancak ülkemizde defalarca baskısı yapan kitapları diğer yayınevlerinin baskısından ayıran özelliği hem boyutu hem de çizimleriyle bir açılım sağlamış olması. Büyük boy olarak basılan bu dört klasik kitap, Francesca Rossi’nin kitaba ruh ve renk katan çizimleri, okuma iştahını yeniden kabartmayı başarıyor.
Bir yazıda dört kitabı birden anlatmak ve tahlil etmek elbette ki zor bir iş. Bu yüzden bu dört kitabın genel çerçevesini çizmekle ve yayınevinin özenine dikkat çekmekle iktifa edeyim.
Verne’in iki klasiği çağdaş bir anlatımla sunuluyor

Jules Verne’in Denizler Altında 20.000 Fersah ve Seksen Günde Devri Âlem isimli iki kitabı şık bir baskıyla ve iyi bir çeviriyle sunulmuş. Denizler Altında 20.000 Fersah, Verne’in 1870 yılında yayımladığı bir roman. Roman, 1868’de Nautilus adlı denizaltı ile seyahat eden Kaptan Nemo ve denizaltıya misafir olan bilim adamı Pierre Aronnax’ın Kızıldeniz, Akdeniz, kayıp Atlantis kıtası, Güney Kutbu’nu içeren seyahatleri ve maceralarını ele alıyor. 1907, 1916 ve 1954’te filme de çekilen bu eser, Turkuvaz Çocuk’tan Giada Francia’nın uyarlaması ve Sema Savaş’ın başarılı çevirisiyle büyük boy olarak basılmış. Bilimkurgu türündeki bu klasik eser büyük boy illüstrasyonlarıyla sıkıcı bir roman kurgusundan sıyrılarak çocuğun ilgisini çekebilecek bir formata büründürülmüş. Verne’in 1872’de yazdığı bir macera romanı olan ve dünyada okuma rekoru kıran Seksen Günde Devri Âlem kitabı da yine aynı formatla yüz elli yıl sonra bile çocukların hayal güçlerine seslenecek güçte.
BEN ÇOCUK OLSAM…
.Ben çocuk olsam bu dört kitabın içindeki maceraları ve bilmediğim dünyaları keşfetmeyi çok severdim. Yüzyıl öncesinden bugüne seslenen bu yazarların anlattıkları dikkatimi çekerdi.
.Kitabın resimlerini herhalde saatlerce incelerdim. Büyük boy çizimlerin içinde kaybolur, kitabın okunmasına sunduğu kolaylık ve kattığı güzellik için kitabın çizerine de teşekkür ederdim.

Olağanüstü öykülere olağanüstü çizimler

Yine büyük formatta ve aynı çizerin illüstrasyonlarıyla süslenen Jonathan Swift’in 1726 yılında tamamladığı tek romanı olan Guliver’in Gezileri, Lemuel Gulliver adındaki doktorun seyahatlerinde geçirdiği deniz kazalarından kurtularak sığındığı kara parçalarında karşısına çıkan, birbirinden ve kendi ülkesi olan İngiltere’den son derece farklı zaman ve mekân ölçülerine sahip ülkelerde başından geçen olağanüstü öyküleri anlatıyor. Aslında siyasal bir hiciv niteliği taşıyan eserin çocuk edebiyatına kazandırılması Glasgow’daki bir kitabevi tarafından sadeleştirilip resimlerle süslenmesine dayanıyor. Dört ayrı yolculuğun anlatıldığı dört bölümden oluşan kitapta yazar, okuyucuyu benimsediği ölçülerin, değerlerin, yasaların ve yönetim sistemlerinin genel-geçerliğini sorgulamaya davet ediyor. Eğlenceli bu kitabı çocukların seveceğinden kuşku yok. İskoçyalı yazar Robert Louis Stevenson’un çocuk klasikleri arasına giren macera türündeki Define Adası, Turkuvaz Çocuk’un aynı seriden yayınladığı dördüncü kitap. Bir yıl kadar bir dergide yayınlanan ve ardından 1882 yılından kitap olarak basılan bu eser, sunduğu atmosfer ve karakterleriyle ve tabii ki anlattığı define avıyla gençler kadar çocukları da kendisine çekmeyi başarmıştır. Bugün bildiğimiz manadaki popüler korsan imgesinin biçimlenmesinde de bu kitabın rolünün büyük olduğunu söylememiz gerek. Korsan denildiğinde gözümüzün önünde canlanan define haritalarını, tropikal adaları, omzunda papağanıyla tek bacaklı, tek gözü bandajlı denizci imgesini bu kitaba borçluyuz.
Sonuç olarak yayınevi büyük boy ve güzel illüstrasyonlarla bezeyip iyi bir baskıyla çocuk okurlarına sunduğu her biri 96’şar sayfadan oluşan bu dört klasik kitapla övgüyü hak ediyor. Haliyle bu kitapların çocuklardan kurtulma şansı yok. Size düşen sadece bu kitapları alıp çocuklarınıza hediye etmek olacak. Gerisi onların hayal güçlerine kalmış.
BEN ÇOCUK OLSAM…
.Sanırım bu kitabı çok severdim ve Ay’la ilgili hayaller kurardım. Anne ve babamın da bana böyle sorular sormasını isterdim.
• Hikayenin sade metnini ve çizimlerini çok severdim.
• Sadece Ay ile ilgili hayaller kurmaz, “Güneş’i, yıldızları ve bulutları indirsem acaba onlarla neler yapabilirim?” diye düşünürdüm.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Tarihi roman sevenlere gün doğdu. Mısır piramitlerinin sırlarına doymuş, Roma lejyonlarının geçit alaylarından yeterince keyif almış, ortaçağın karanlık atmosferiyle birlikte Kilise’ye, cüzzama ve saltanat oyunlarına kandıysanız, bir de gözlerinizi Amerika’ya, devrim öncesine çevirmenin tam zamanı olabilir.

 

Yırtık, rengi atmış bir örme yün takke yaşlı bir köylünün kafasında nasıl durursa evimizin yıkık, yana kaykılmış kiremit çatısı da öyle. Ailemizin, hikâyemizin üstünde. Uzaktan bakardım evimize bazen. O yamuk acımıza. Ahşap ve kiremit çatısı eğilmiş. Bütün yoksulluğun küçük, utangaç bir açıklaması elbette bu. Kilometrelerce yamaç. Okula bu yamaçlardan uçarak iniyorum sabahları.

Vazgeçebileceğimizi değil de tercih edebileceğimizi düşünmek ne kadar aldatıcı? Her şeyden umudunu yitirmiş birini görüyorsanız belki hırslarına belki beklentilerine küsmüştür ama en çok da bir tercih yapabileceğine inanmıştır. İnsan en çok tercih edemeyince anlamını yitiriyor olmalı vazgeçince değil. O yüzden vazgeçebileceğimiz şeylerin ne kadar fazla olduğunu görünce dehşete kapılıyoruz.

“Şiir masumluğun yeniden ele geçirilmesidir” der Octavio Paz. Bunun için başlangıca yani söze gideriz. Üstü örtülmüş bir güzelliği yeniden görünür kılmak için sözün hakkı bizi beklemektedir. Mustafa Köneçoğlu’nun sekiz yıl sonra yeniden basılan ilk kitabı Söz Hakkı, bir şairin gerçeklikle ve dünyayla kurduğu bağın hem oluş hem de eriş sancılarına odaklanan bir şiirler toplamı.

Lydia Davis, yazdığı mikro, kimi zaman birer cümleden oluşan öyküleriyle tanınıyor. Proust, Blanchot, Flaubert gibi isimleri Fransızcadan İngilizceye çeviren Davis, Deha Bursu olarak da bilinen MacArthur Bursu’nun da sahibi.

Kulis

Yunus Emre Tozal: Chicago’nun kütüphaneleri

ŞahaneBirKitap

Prof. Dr. Yaşar Çoruhlu’nun Türk Sanatında Hayvan Sembolizmi Ötüken Neşriyat tarafından yayımlanan 3. baskısıyla okurlarla buluştu. Bu baskıyı öncekilerinden ayıran en önemli fark, bu kez eserin iki cilt halinde ve genişletilmiş şekliyle yayınlanması. Uzun süre alanındaki tek kaynak olan bu kitap tartışmasız biçimde hâlâ alanındaki en önemli eser olma özelliğini koruyor.

 

Editörden

Yirminci yüzyıl ne çağıydı? Soğuk Savaş’ın mı çağıydı, aşırılıkların mı? Keşiflerin mi çağıydı; casusların, ajanların, bilmecelerin mi… 18. yüzyılın doğa bilimlerinin, 19. yüzyılın ise biyolojinin çağı olduğunu söyleyenler çoğunlukta. Albert Camus, 20. yüzyılı korku çağı olarak nitelendiriyor. Doğrusu çok da haklı. Yirminci yüzyıldan miras kalan korkuyla her birimiz yüzleştik.