Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Bu klasikleri okumamanın bahanesi yok!




Toplam oy: 11

Klasikleri okumamak için sıralanan bahanelerden ilki hacimleriyle, "bitmek bilmeyen sayfalarıyla" ilgili olur genelde. Gündelik hayat zaten giderek kaotik hale gelmişken; okumak çoğu insan için toplu taşımaya, seyahatlere, kahve aralarına, pazar sabahlarına ertelenen bir eyleme dönüşmüşken, hacmiyle korkutan, üstelik okurdan ciddi emek talep eden kitapları bitirmek de büyük bir meseleye dönüşmüş durumda. Kalın ciltli klasikler masadan kaldırılıp tatillere, boş zamanın bolca olduğu zamanlara saklanır çoğu kez, tatiller de “hafif kitaplar”la geçip gidince en başa dönülür...


Huffington Post’un “o kadar kısalar ki okumamak için hiçbir bahaneniz yok” minvalinde hazırladığı listeden yararlanarak oluşturduğumuz bu “kapağını açınca koltuğunuza yapışıp bitirebileceğiniz klasikler” listesi, yukarıda saydığımız ilk bahaneyi bertaraf ediyor. Söz konusu kitapların hem sayfa sayıları hem de okuru avcuna alma güçleri buna uygun.


Sıraladığımız kitapların çoğu okurdan yoğun bir emek talep etmekle birlikte, kapağını açıp bir kez yarattıkları dünyanın içine girdiğinizde, her şeyi askıya alıp içinizi romanı bitirme arzusuyla dolduracak, ancak  ve ancak kelimelerin büyüsüyle ve usta yazarlıkla açıklanabilecek bir güce sahip bu kitaplar.


Elbette bu listeyi uzatmak mümkün ve elbette -sayfa sayısı bir yana- kitap okurken hissedilen sürenin uzunluğu hayli göreceli bir kavram. Ancak bir yolculuk esnasında,  sessiz bir ortamda dinlenirken ya da bir sahilde aşağıdaki kitapların kapağını açıp da bir süreliğine dünyaya dair diğer her şeyi unutan epey fazla okur olduğuna eminiz; zira biz de defalarca aynı şeyi deneyimledik.

 

 

 

 

Dönüşüm

 

 

 

 

 

 



Yürek Burgusu

 

 

 

 

 

 

 

 

Frankenstein

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Northanger Manastırı

 

 

 

 

 

 

 

Kâtip Bartleby

 

 

 

 

 

 

 

 

Genç Werther’in Acıları

 

 

 

 

 

 

 

 

Karanlığın Yüreği

 

 

 

 

 

 

 

Öğrenci Törless’in Bunalımları

 

 

 

 

 

 

 

 

Dorian Gray’in Portresi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yabancı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Satranç

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Baskerville’lerin Köpeği

 

 

 

 

 

 

 

Dr. Jekyll ve Mr. Hyde

 

 

 

 

 

 

 

Bir Noel Şarkısı

 

 

 

 

 

 

 

Büyük Uyku

 

 

 

 

 

 

 

Uyanış

 

 

 

 

 

AB

 

 

 

 


 

 

 

Görseller: Unsplash

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Kurt Vonnegut’tan söz etmeden 20. yüzyıl Amerikan edebiyatından söz edemezsiniz. 21. yüzyıl yazarlarına gelince, onlar arasında Vonnegut’tan etkilenen öylesine çok yazar var ki, 21. Yüzyıl edebiyatında da onu es geçemezsiniz!

Tamamı “uydurma” sözcüklerden oluşan The Dictionary of Obscure Sorrows’u (Müphem Kederler Sözlüğü) duymuşsunuzdur belki.

Kurtadam edebiyatının mazisi zengin, özellikle de öykü türünde. Çağdaş kurtadam romanları ise, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başından beri ne yazık ki vampir edebiyatıyla aynı kaderi paylaşıyor. Paranormal aşk romanları ile erotik şehir fantazyaları, vampir, kurtadam ve hatta zombi gibi canavarları iliğine kadar kuruttu!

New York Halk Kütüphanesi’nin namını duymak için kenti ziyaret etmeye gerek yok. Burası tüm dünyadaki en aktif kütüphanelerden biri.  1940 yılında Albert Berg tarafından kuruma bağışlanan Berg Koleksiyonu’nu kütüphanedeki diğer koleksiyonlardan ayıran bazı özellikler var. Öncelikle bu bölümü yalnızca randevu alarak ziyaret edebiliyorsunuz.

Yaratıcılık üzerine sık sık yazan Oliver Sacks, The River of Consciousness adlı kitabında şöyle der: “Yaratıcılık yalnızca bilinçli bir idmanı değil, bilinçdışı bir hazırlanma sürecini de kapsar. Bu bir kuluçka dönemidir. Size ilham veren, sizi etkileyen unsurları özümsemek ve onları yeni bir nizam dahilinde sentezlemek için bilinçdışı mekanizmalar elzemdir.”

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.