Duygu haznemizi geliştiren bir sözlük | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Duygu haznemizi geliştiren bir sözlük




Toplam oy: 12

Tamamı “uydurma” sözcüklerden oluşan The Dictionary of Obscure Sorrows’u (Müphem Kederler Sözlüğü) duymuşsunuzdur belki. John Koenig’in yıllarını adadığı proje, pek çoğumuzun hayatımızın bir döneminde ya da bir anlığına hissettiği, ancak dilsel karşılığını bulmakta zorlandığı hisler için yeni kelimeler öneren kişisel bir sözlük denemesi.

 

 

 

 

Bu sözlüğü anlatmak için örneklere başvurmak en iyisi...

 

Opia: (isim) Birinin gözünün içine bakarken aynı anda hem kırılgan hem de sınırlarımız deliniyormuş gibi hissetmemiz; bakışma anlarının muğlak yoğunluğu.

Nighthawk: (isim) Yalnızca gecenin geç vakitlerinde zihninize uğrayan bir düşünce.

Scabulous: (sıfat) Vücudundaki bir yaradan gurur duyan.


Geçtiğimiz günlerde Kolektif Kitap etiketiyle yayımlanan Duygular Sözlüğü, pek çok nüansa sahip duyguları tarif ederek benzer bir işe kalkışıyor. Ancak sözlükte özgün tanımları ile yer verilen 154 duygunun her biri dünya üzerinde konuşulan dillerden birine ait. Yani "uydurma" kelimeler yok!


Kitabın yazarı Tiffany Watt Smith, Londra’daki Queen Mary Üniversitesi’nde “Duygular Tarihi Merkezi”nde araştırma görevlisi olarak çalışıyor. Smith, khemen ilk sayfalarda Oscar Wilde’dan (Dorian Gray'in Portresi) ödünç aldığı şu alıntıyla kitabın da özetini veriyor bir bakıma: “Başkalarının duyguları nasıl da zevkliydi! İnsanların duygularını düşüncelerinden çok daha zevkli buluyordu Lord Henry.”



Smith, bazen gündelik hayatta kullandığımız duygulara başka gözlüklerle bakmamızı sağlayarak bazen de Anglosakson kültüründen uzaklara gidip, Japonya’dan, Tahiti’den, Endonezya’dan örnekler vererek duygu haznemizi geliştiriyor.



Duygular Sözlüğü, bazen bir kelimenin etimolojisiyle, bazen felsefe tarihindeki yeriyle ilerliyor; bazen de popüler bir diziden ya da hayatın içinden örnekler vererek, kelimelerin duygusal yüklerindeki değişimlerin izini sürüyor.



Kitaptaki maddelerden birinin kökeni Zen Budizmine kadar uzanıyor. Japon kültüründeki “Mono no aware” kavramı “hayatın geçiciliği karşısında bir iç çekişe karşılık geliyor”. “Tüm canlıların hatta  hareketsiz şeylerin dahi  belirsizleşip ortadan kaybolduğu hissini, hayatın faniliği hissini anlatan” bir kavram...



Kökeni MÖ 6. yüzyıla kadar uzanan “mudita” sözcüğü ise başkasının iyi talihi karşısında yaşanan sevinç duygusunu anlatıyor. Yani o ünlü Almanca kelimenin, başkalarının başına gelen talihsizliklerden duyulan keyif anlamında kullanılan Scadenfreude'nin tam tersi...



Tiffany Watt Smith’in seçtiği sözcükleri bu şekilde birkaç cümleyle tarif etmek yetersiz kalıyor. Birbirine bağlanan ve yan yana geldiklerinde toplu bir his bırakan bu sözcükleri, Duygular Sözlüğü’nde okumalısınız.

 

 

 


 

 

 

Görseller: Unsplash (fotoğraflar), Türksen Kızıl (manşet illüstrasyonu)


Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Nazilerin 1933 yılından itibaren toplu kitap yakma eylemlerine hız verdiği, 1945 yılına dek de bu tarihe geçecek utanç verici pratiği sürdürdüğü biliniyor. Naziler tarafından yakılan tüm kitapların bir listesini hazırlamak imkansız olsa da, 4 bin farklı yapıtın kopyalarının yakıldığı tahmin ediliyor.

Ayşe Acar, ikinci kitabı Yeşil Adam’ın henüz yayımlandığı “Yüzyıl” serisinde, üç bölgeye ayrılmış bir dünyada geçen felsefi bir bilimkurgu öyküsü anlatıyor.

Borges hakkında Sonsuz Labirent alt başlığını taşıyan biyografik bir çizgi roman yayımlandı. Bizde daha önce çıkan, Márquez’in hayatının anlatıldığı Gabo’nun (Desen Yayınları, 2015) yazarı Pantoja’nın (d. 1971) senaryosunu yazdığı, genç İspanyol çizer Castell’in (d. 1988) çizdiği albüm, geçtiğimiz yıl İspanyolca yayımlanmıştı.

John Berger ve Selçuk Demirel işbirliğine daha önce Kıyıdaki Adam (1998), Katarakt (2011) ve Duman (2016) gibi kitaplarla tanık olmuştuk.

Turgut Uyar’ın 1978-1984 yılları arasında Elele dergisinde yayımlanan yazıları, geçtiğimiz günlerde Yapı Kredi Yayınları etiketiyle yayımlandı. Kitapta bir araya getirilen metinler, İkinci Yeni'nin büyük şairinin o dönemde okuduklarına dair görüşlerini dolambaçsız bir şekilde paylaştığı bir okuma güncesi olarak da görülebilir.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.