Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Editörden // Ay’a çıkmak ile yaya kalmak arasında!




Toplam oy: 87

Tatil sona erdi, okullar açılıyor; şehirler eski nüfuslarına kavuştu, yeni dizilerin ilk bölümleri görücüye çıkıyor, iddialı filmlerin fragmanları birer birer dönmeye başladı… Yayınevlerinden kitapçı raflarına doğru olan akışın hızı da “normale” dönmeye başladı; ne de olsa eylül ayı, yayıncılık sektörü için de bir “yeni sezon” başlangıcı kabul edilir. Yakın bir zaman içinde Ahmet Ümit’in yeni romanını okuyacağımızı biliyoruz şimdiden, Dan Brown’ın Origin’i 3 Ekim’de dünya ile aynı anda yayımlanacak Türkçede de; hatta saat farkı sebebiyle romanı ilk okuyan ülkenin Türkiye olacağı söyleniyor. Bu “yeni sezon”da elbette yeni yazarlarla da tanışacağız; daha heyecanlı “ilk okuma”lar olacağı muhakkak. Ne de olsa bilinmezlik barındırır ilk romanlar. Peki ya plan aşamasındaki ilk romanlar? Belki de hiç bilemeyeceğiz bazılarının hikayelerini…

 

SabitFikir’in bu yeni sayısında, yayıncılığın çeşitli aşamalarında ismine rastladığımız Mert Tanaydın, bir yol haritası çıkarıyor kafasında ilk roman fikri olanlar için. Yeni sezon başlangıcında bu dünyaya adım atmayı düşünenlere fener tutmaya çalışıyor. Mert Tanaydın’ın da birkaç kere özellikle vurguladığı gibi, geleneksel yöntem en sağlamı tabii ama istisnalar bizi hep şaşırtmayı başarıyor. 

 

Hatırlanacaktır, Marslı romanı yalnızca konusuyla değil, ortaya çıkış öyküsüyle de de dikkat çekmişti. Dosyası birçok yayınevi tarafından reddedilen Andy Weir, Marslı'yı internet üzerinden yayımlamış ve kitap yoğun bir ilgi görmüştü. Sonrasında matbu olarak da yayımlanan Marslı Hollywood'un da ilgi odağı haline gelmiş ve 20th Century Fox şirketi tarafından sinemaya uyarlanmıştı. (Yönetmenlik koltuğunda Ridley Scott'ın, başrolünde Matt Damon’ın yer aldığı bir “yapım” haline gelmişti.) Bu yılın sonlarına doğru (muhtemelen 14 Kasım’da) ikinci romanını yayımlamaya hazırlanıyor Andy Weir; ama bu sefer romanın matbu olarak kolaylıkla yayımlanacak olması bir yana, film hakları bile şimdiden satılmış durumda! Adının Artemis olduğu açıklanan bu yeni romanın konusu, Ay'da kurulmuş olan kolonide, Jazz adlı genç bir kadının etrafında şekilleniyor. Diğer bir deyişle bu sefer de Ay’a “çıkıyor” Andy Weir… Nereden nereye!

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Usta ile Margarita; hiç kuşkusuz, Mihail Bulgakov’un başyapıtı. İlk kez 1966 yılında Moskova Dergisi tarafından –sansürlenerek de olsa– basılan kitap, eleştirmenleri şaşkınlığa uğratır; sunduğu, yepyeni bir anlatı şeklidir çünkü.

Simon Kuper’in futbolun siyasetle, toplumsal hareketlerle bağını 22 ülkeden örneklerle ortaya koyduğu kitabı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir insanlık tarihinin bu en popüler oyununa farklı bir bakış geliştirerek bir dönüm noktası olmuştu. Kuper, sırf kitabın başlığıyla bile, futbolla eril dilin holiganımsı refleksleri dışında bir ilişki kuranlara büyük bir armağan vermiş oldu.

Richard Silver, dünyayı gezerek heybetli manzaraları ve mimarisiyle onu etkileyen büyük, abidevi yapıları ölümsüzleştiren bir fotoğraf sanatçısı.  Çalışmaları başta Metropolitan Sanat Müzesi olmak üzere ABD’de pek çok galeride sergilenen Silver, aynı zamanda bir kütüphane tutkunu. Silver’a göre, kütüphaneler, iç mimarileri, süslemeleri ve renkleriyle, objektifi için biçilmiş kaftan.

Kökleri gotik edebiyatın Avrupa’dan uzanan karanlık ağlarıyla örülü olan Amerikan edebiyatının en önemli özelliklerinden biri, ilk edebi örneklerinden çağdaş çoksatanlara uzanan bir yelpazede, aile kavramının tekinsiz tarafına eğilmesidir.

John Atkinson, klasikleşmiş kitapları hayli muzip bir dille, olabilecek en kısa şekilde özetlediği projesiyle tanınan bir illüstratör. İllüstrasyonlarla bezeli bu alışılmadık "özetleri" Abridged Classics adıyla kitaplaştıran Atkinson'ın çalışmalarından birkaç tanesini seçerek Türkçeye çevirdik.

 

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.