Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Editörden // Yola Jules Verne’le çıkmak




Toplam oy: 864

Özellikle çocukluktan hatırladığım uzun otobüs yolculuklarının en keyifli tarafı, kocaman bir camın/ekranın ardından akıp giden/değişen manzarayı izlemekti benim için. Birçok kişi için de olduğu gibi... Çünkü görece kısıtlı bir seyahat etme “özgürlüğüne” sahip olduğumuz o dönemlerde, bir otobüs yolculuğuna çıkabilmişsem, tatildeyiz demektir; yeni yerler görme şansı da beraberinde geliyordur...

 

Ancak bu uzun yolculuklar sürekli aynı iki nokta arasında gerçekleşiyorsa, kanıksanan manzaranın da tadı bir noktadan sonra kaçıyordu hiç kuşkusuz. Üstelik o dönemde telefonlarımız akıllı değildi, hatta yanımızda taşıyabileceğimiz telefonlar yoktu. Başka bir meşgale bulmak gerekiyordu! Sıklıkla gidip geldiğimiz iki nokta olsa da, unutamadığım o Bursa-Ankara yolculuğu, bir başlangıçtı aynı zamanda. Yaklaşık altı saat boyunca, Eskişehir’deki çay molası da dahil olmak üzere, bambaşka bir “seyahat” yapmıştım; Jules Verne’in Arzın Merkezine Seyahat’i ile birlikte... Çeşitli seyahatlere Jules Verne’le çıkmaya devam ettim, sonrasında elbette başka yol arkadaşları da katıldı!

 

Eminim Jules Verne söz konusu olduğunda, öyle ya da böyle, herkesin benzer bir kişisel hikayesi vardır. İşte Kansu Şarman’ın Jules Verne odaklı hikayesi de, yakın bir gelecekte, bir sergi ve ona eşlik eden bir kitap olarak karşımıza çıkacak gibi görünüyor. Ama öncesinde, hatta “en baştan” başlayarak, Jules Verne’in Türkçedeki macerasını anlatıyor SabitFikir’in yeni sayısında.  

 

Üstelik, Jules Verne’le ilgili heyecan verici bir güncel haber daha var. 4 Nisan’da bir grup araştırmacı, Fransa’nın Occitanie bölgesinde, bir “zaman kapsülü” bulduklarını açıkladı. Jules Verne’in eserleri ve mezarı üzerine yaptıkları araştırma sonucunda ulaştıkları bu metal kutuda çeşitli belgelerin, kitapların ve değişik şekillerde ve ebatlarda metal nesnelerin bulunduğu söyleniyor. Drone’lar ve metal detektörlerin yardımıyla bulunan bu gömülü “zaman kapsülü” Verne’le ilişkilendirilse de, bu konuda henüz kesin bir kanıt yok. Ancak, Jules Verne okurlarının iyi bildiği gibi, inanmamak için de bir sebep yok! Kansu Şarman’ın da “dosya”da yazdığı gibi: “Artık biliyorduk ki Jules Verne, romanlarında çağının ötesinde bir ulaşım ya da iletişim aracından bahsediyorsa, bu mutlaka gerçekleşecekti.”

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Günlük yaşantıdaki kurallar çoğu zaman, yazılan eserler için de geçerlidir. Zorla gerçekleşen, kendine biçilen rolden fazlası istenen veya aşırıya kaçan her şey güzelliğini yitirir. Şair Eyyüp Akyüz, son kitabı Eskiden Buralar’da, adeta bu bilginin ışığında şiirlerini uzun tutmadan bitiriyor ve akılda kalan mısraları bize yadigâr kalıyor.

 

-Kimsin?

-Anneannemin torunuyum.

 

Divan Edebiyatı, sahibi meçhul bir kavram. Her halükârda 20. yüzyılın başında ortaya çıktığı konusunda bir tartışma yok. İskoçyalı oryantalist Elias John Wilkinson Gibb’in 1900 yılında yayınlanan Osmanlı Şiiri Tarihi kitabında bu kavrama hiç yer verilmez. Hepsi batılılaşma döneminde düşünülen isim alternatiflerinden biridir “Divan Edebiyatı”.

Arap coğrafyasında üretilen roman, öykü ve şiirler son yıllarda edebiyat gündeminde karşılık buluyor. Avrupa başta olmak üzere Batı’da düzenlenen büyük ve uluslararası kitap fuarlarındaki temsiliyetin güçlenmesi, en yeni eserlerin prestijli birçok ödüle değer görülmesinin bu ilgideki payı büyük elbette. Batı’nın doğuyu gördüğü “egzotik göz”le romantize edilemeyecek bir yükseliş bu.

Yirminci yüzyıl başlarında İngiltere genelinde Müslümanlara yönelik hasmane tavırlar öne çıkarken, İslam’ı seçenlerin sayısında da gözle görülür bir artış söz konusudur. İslam’la müşerref olan bu şahsiyetler, yeri geldiğinde İslam dünyasının savunucuları olarak da önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.