Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

İlhamını edebiyattan alan kara filmler




Toplam oy: 74

Kahramanlarını çürümüş ve itici algılanabilecek bir dünyanın içine yerleştiren kara filmler, 1950'li ve 60'lı yıllarda başta Amerika olmak üzere dünyanın hemen her yerinde epey popülerdi. Fakat o günlerde de edebiyat ve sinema arasındaki işbirliği bugünkünden farklı değildi elbette. O günlerde de sinema edebiyattan epeyce faydalanıyordu. Öyle ki, meraklılarının adını hemen hatırlayacağı birçok kara filmin arkasında da bir edebiyat etkisi yatıyordu. İşte ilhamını edebiyattan alan kara filmler:

 

1. The Big Sleep (1946)

 

Başrollerinde efsanevi oyuncu Humphrey Bogart ve Lauren Bacall'ın yer aldığı The Big Sleep, ünlü yazar Raymond Chandler'ın Büyük Uyku romanından uyarlanmıştı aslında.

 

 

 

 

2. The Third Man (1949)

 

Hollywood'un bir diğer efsane isminin, Orson Welles'in başrolünde olduğu The Third Man'in arkasında bir roman bulunmakla kalmıyor, aynı zamanda çok önemli bir yazarın da imzası bulunuyordu. Graham Green Üçüncü Adam'ı senaryo olarak yazmış; kitap ise filmin ardından, 1950 yılında yayımlanmıştı.

 

 

 

 

3. The Maltese Falcon (1941)

 

Başrolünde yine Humphrey Bogart'ı gördüğümüz The Maltese Falcon, Dashiell Hammett'ın Malta Şahini adlı romanından uyarlanmıştı. Humphrey Bogart özel dedektif Sam Spade rolündeydi. 

 

 

 

 

4. Stray Dog (1949)

 

Daha çom Yedi Samuray ile tanınan Japon yönetmen Akira Kurosawa'nın yönetmen koltuğunda oturduğu Stray Dog''un temelinde basılı bir roman bulunmasa da, Kurosawa'nın bu hikayeye aslında bir roman olarak başladığı biliniyor. Kurosawa bir dedektif hikayesi yazmak için masanın başına oturmuş ve altı haftalık bir sürecin sonunda hikayesini senaryoya uyarlamaya karar vermiş.

 

 

 

5.  Double Indemnity (1944)

 

İşte içinde Raymond Chandler'ın parmağı olan bir film daha! Ama bu kez Raymond Chandler'ın romanından uyarlanan bir filmden bahsetmiyoruz. Chandler'ın da senaristleri arasında bulunduğu bu film Postacı Kapıyı İki Kere Çalar romanıyla da tanıdığımız James M. Cain'in Çifte Tazminat romanının bir uyarlaması.

 

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Bookglow

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Diyabet son yıllarda görülme sıklığı hızla artan bir sorun. Halk arasında şeker hastalığı olarak da anılan bu zorlu hastalık, çocuklardan yaşlılara ve hatta hamilelere kadar pek çok insanı etkiliyor. Üstelik sadece ilaç kullanmak yeterli değil, sağlıklı bir hayat sürmek istiyorsanız, yaşam biçiminizde köklü değişiklikler yapmanızı da gerektiriyor.

 

Sovyet Rusya'nın en ünlü ve önemli yazarlarından biri Mihail Afanasyeviç Bulgakov ve onun en ünlü eserlerinden biri de Usta ile Margarita.

Arkadaşlarınızı sizin çok sevdiğiniz bir diziyi seyretmeye ikna etmeniz bazen epey güç oluyor. Bırakın ikna etmeyi, söz konusu diziyi tarif etmek bile başlı başına bir problem halini alabiliyor. Geçenlerde başıma geldi. Kalanlar'ın (The Leftovers) sonlarına yaklaşmıştım ve hayatımda seyrettiğim en güzel dizilerden birisi olduğunu düşünüyordum.

Kitabevi raflarında karşımıza çıkan kitaplara bir müddet sonra sinema salonlarında da rastlamaya alıştık. Gerek Hollywood, gerekse bağımsız sinema endüstrisi edebiyattan sıklıkla besleniyor artık. Peki 2018'de hangi romanların uyarlamalarını izleme fırsatı bulacağız? İşte 2018'de beyazperdede göreceğimiz 10 roman:

 

 

Nobel Edebiyat Ödülü’nün biz okurlar için en güzel yanlarından biri –mekanizmasını çok anlamasak da– her yıl dünyanın bir ülkesinden, toplumundan, kültüründen, dilinden bir kişiyi “işaret etmesi”; öncesinde ve sonrasında sosyal medyada ve diğer yayınlarda koparılan gürültü ne olursa olsun, İsveç’teki komite, o yıl kimi layık gördüyse ödüle –sadece kendisi değil, kategorisindeki benzerleri de– g

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.