Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Kararsız Okur: Büyük edebiyat ailesinin, aileyi genişleten becerikli ama toy torunu - Çizgi Roman




Toplam oy: 58

1896 yılında Fenton Outcault, New York World gazetesinde Sarı Çocuk isimli bir gazete bandı çiziyordu. Outcault, zaman zaman kare kare ilettiği serisine devrimsel bir yenilik kattı; çizimlerinin içine konuşma balonunun atası yazılar yazmaya başladı. Çizgi romanın 19. yüzyılda başlayan serüveni, 1992'de Spiegelman'ın Maus isimli çizgi romanının Pulitzer Ödülü'nü almasıyla taçlandı.

Edebiyatın hiçbir kolu, çizgi roman gibi dilediği kadar evin içinde dilediği kadar dışında kalma ayrıcalığına sahip olmadı. Çizgi romanlar zaman zaman öyle üretim süreçleri sundular, öyle iletişim dilleri tutturdular ki edebiyat şemsiyesi altında değerlendirilmelerine karşı çıkanlar oldu. Ancak çizgi romanlar zaman zaman da, iyi bir edebi eserin barındırması gereken tüm özellikleri sayfalarında gururla taşıdılar- misal; Watchmen'den beri, Time dergisinin "Gelmiş Geçmiş En İyi Romanlar Listesi" çizgi roman da içeriyor.

Çizgi romanlar, edebiyatın tam kalbine sokulabildikleri gibi, bazen de edebiyatın tam kalbinden klasik edebi eserleri alıp, görselleştirip bu eserlerin etki alanlarını genişlettiler. Bu halleriyle edebiyatın kapladığı toplam alanı, hükmettiği krallığın sınırlarını genişletmiş oldular.

Bu ayki KararsızOkur sayfasına çizgi romanların bulaşıp bölündüğü tüm özerk alanarından örnekler koymak istedik. Ana akımı takip eden çizgi romanlar, edebiyatın kalbinden örnekleri kendi nüfuz sahasında yeniden yorumlayan çizgi romanlar, edebiyatın kalbinden doğan çizgi romanlar... Okur, çizgi romanlar alemine istediği kapıdan girebilsin istedik.

 

 

(Görseli büyütmek için tıklayınız.)

 

 

 

 


 

 

 

 

Görsel: Onur Atay

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Farklı sanat dallarının aslında birbirlerinden ayrı düşünülemeyeceği; edebiyat, müzik, heykel vd. arasındaki ilişkilerin yaratıcılığı beslediği bilinir. Bu aynı zamanda, her bir sanat dalının kendi içinde kuvvetlenmesi demektir. Bunun en güncel kanıtının da Haziran 2018’de gerçekleştirilecek J. R. R. Tolkien sergisi olduğunu söyleyebiliriz.

Sinema ve televizyonun edebiyattan ilham almasına artık alıştık, öyle ki artık bir romanın sinemaya ya da televizyona uyarlanacağını duymak bizi şaşırtmaya yetmiyor. Hele ki merkezde Stephen King olunca! Zira korku edebiyatının bu usta kalemi, sinema ve televizyon dünyasının da en sevdiği isimlerden biri.

 

Twin Peaks 27 yıllık uzun bir aranın ardından ekrana geri döndü! 8 Nisan 1990'da başlayan ve ancak 29 bölüm yayınlanabilen Twin Peaks, polisiye bir dizi olmanın ötesinde, sadık hayran kitlesiyle de televizyon tarihinde yerini almış bir yapım.

 

“Başkalarının parka ya da ormana koştuğu gibi ben hep kahveye koşardım”


Thomas Bernhard / Odun Kesmek

 

Anksiyete, görülme sıklığı son yıllarda hızla artan bir problem. Özellikle şehir hayatının stresiyle baş etmek zorunda olanlar için anksiyete daha da ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Kalp sağlığından mide sağlığına, birçok hayati organı doğrudan etkileyen anksiyete kimi zaman öyle boyutlara ulaşıyor ki hayatı kişi için çekilmez kılabiliyor. Anksiyetenin, ne yazık ki, doğrudan bir tedavisi yok.

Söyleşi

Emre Yavuz ve Sinan Ural ile söyleşi:


“İşin sırrı çizgi romanda ya da figürde değil, biriktirme tutkusunda.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.