Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Kararsız Okur: Büyük edebiyat ailesinin, aileyi genişleten becerikli ama toy torunu - Çizgi Roman




Toplam oy: 218

1896 yılında Fenton Outcault, New York World gazetesinde Sarı Çocuk isimli bir gazete bandı çiziyordu. Outcault, zaman zaman kare kare ilettiği serisine devrimsel bir yenilik kattı; çizimlerinin içine konuşma balonunun atası yazılar yazmaya başladı. Çizgi romanın 19. yüzyılda başlayan serüveni, 1992'de Spiegelman'ın Maus isimli çizgi romanının Pulitzer Ödülü'nü almasıyla taçlandı.

Edebiyatın hiçbir kolu, çizgi roman gibi dilediği kadar evin içinde dilediği kadar dışında kalma ayrıcalığına sahip olmadı. Çizgi romanlar zaman zaman öyle üretim süreçleri sundular, öyle iletişim dilleri tutturdular ki edebiyat şemsiyesi altında değerlendirilmelerine karşı çıkanlar oldu. Ancak çizgi romanlar zaman zaman da, iyi bir edebi eserin barındırması gereken tüm özellikleri sayfalarında gururla taşıdılar- misal; Watchmen'den beri, Time dergisinin "Gelmiş Geçmiş En İyi Romanlar Listesi" çizgi roman da içeriyor.

Çizgi romanlar, edebiyatın tam kalbine sokulabildikleri gibi, bazen de edebiyatın tam kalbinden klasik edebi eserleri alıp, görselleştirip bu eserlerin etki alanlarını genişlettiler. Bu halleriyle edebiyatın kapladığı toplam alanı, hükmettiği krallığın sınırlarını genişletmiş oldular.

Bu ayki KararsızOkur sayfasına çizgi romanların bulaşıp bölündüğü tüm özerk alanarından örnekler koymak istedik. Ana akımı takip eden çizgi romanlar, edebiyatın kalbinden örnekleri kendi nüfuz sahasında yeniden yorumlayan çizgi romanlar, edebiyatın kalbinden doğan çizgi romanlar... Okur, çizgi romanlar alemine istediği kapıdan girebilsin istedik.

 

 

(Görseli büyütmek için tıklayınız.)

 

 

 

 


 

 

 

 

Görsel: Onur Atay

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Siyah Kitap etiketiyle raflardaki yerini alan Edebi Ziyafet, C.S.

Bakir kalmış coğrafyasına, elverişli fiyatlarına, ortaçağ kasabalarını hatırlatan dokunulmamış mimarisine, havasının ve suyunun kattığı lezzetli yiyeceklerine kapılan turistler, zamanında yaşanmış sert idari dönemlerin ve kıyasıya savaşların sonuçları için şöyle bir ahlanıp vahlanırlar, ama sonrasında gidecekleri başka bir yere geçerler.

Ayin ismiyle Türkçeye çevrilen Hereditary (2018) korku türüne düşkün olanların uzun zamandır merakla beklediği filmdi ve görünüşe bakılırsa bekleyişe değdi. Tüm dünyada büyük ses getiren film, klasik korku unsurlarını özleyenleri de, alt metni bol, ailevi meseleleri deşen çetrefil bir korku filminin eksikliğini çekenleri de fazlasıyla etkilemiş gözüküyor.

Usta ile Margarita; hiç kuşkusuz, Mihail Bulgakov’un başyapıtı. İlk kez 1966 yılında Moskova Dergisi tarafından –sansürlenerek de olsa– basılan kitap, eleştirmenleri şaşkınlığa uğratır; sunduğu, yepyeni bir anlatı şeklidir çünkü.

Simon Kuper’in futbolun siyasetle, toplumsal hareketlerle bağını 22 ülkeden örneklerle ortaya koyduğu kitabı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir insanlık tarihinin bu en popüler oyununa farklı bir bakış geliştirerek bir dönüm noktası olmuştu. Kuper, sırf kitabın başlığıyla bile, futbolla eril dilin holiganımsı refleksleri dışında bir ilişki kuranlara büyük bir armağan vermiş oldu.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.