KararsızOkur // Aşkın sıradışı hikayeleri | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

KararsızOkur // Aşkın sıradışı hikayeleri




Toplam oy: 78

Yılın kırmızı balonlu, göbeği kalpli pelüş ayıcıklı, çilek-çikolata fondü mevsimine geldik. Bu ajandaya paralel olarak, "En ölümsüz 10 aşk romanı", "Ağlamaktan helak olacağınız 15 romantik roman", "Unutulmaz aşk hikayeleri" başlıklı listeler şubat ayı boyunca orada burada karşınıza çıkmaya başlayacak. KararsızOkur, raflarda önlere kendini atacak ana akım romantizm kitaplarından hoşlanmayan; ancak aşkı bir şekilde hamuruna katmış, düzen dışı ve özgün kitaplarla bu vesile ile tanışmak isteyen okurlarına sesleniyor.

 

Bir süredir konfor alanlarının tahkim edildiği, yeninin ışıltısının zayıfladığı, ortaklıkların övülüp farklılıkların kuşkuyla karşılandığı, ortalamaya yakın durmanın muteber sayıldığı, tektipleşmenin alkışlandığı bir dönemin içindeyiz. Özgün olan ve ayrık duran her şey ve herkes için zor zamanlar...

 

Sürüden ayrılan ve tüm aşkların hatrına; tek bir kalıbın içine aynı hamuru farklı çeşniyle atıp kabartanlardan, alışılagelmişi yaratanlardan ve alışılagelmişin etrafında dolananlardan; ana akımın güçlü akıntısından uzak durduk. Ruhen, fikren, şeklen farklılıklardan, tek başına ayakta durabilenlerden; özgün aşklara, müstesna sevgilerle dolu bir KararsızOkur yaptık...

 

 

 

 

Görselin yüksek çözünürlüklü hali için tıklayınız!

 

 


 

 

 

 

Çizimler: Onur Atay

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Kusur: Türkçede herhangi bir konuda yaptığımız yanlışı anlatan ya da hatamızı belirten bir kelime. Toplumsal yaşayışımızda ve bireysel ilişkilerimizde de bu sözcükle daima karşılaşırız. Aslında, günlük yaşamımız içinde sıkça kullandığımız biçimi ise, “Kusura bakma”dır. Bu, negatif bir anlam içeriyor gibi görünse de, ilişkilerde kişiye özel bir alan açar.

James Baldwin yalnızca başarılı bir romancı değil, aynı zamanda bir deneme yazarı ve gözüpek bir insan hakları savunucusuydu. Lithub, Baldwin’in doğumunun 94. yılında, 2 Ağustos günü,  çeşitli yazı ve söyleşilerinden oluşturulmuş getirilmiş bir alıntı derlemesi paylaştı.

İzleyici koltuğunun edilgenliğinden çıkıp sinemayla farklı düzlemlerde ilişki kurmak, yeri geldiğinde yönetmenin zihninde bir filmin nasıl tasarlandığının kapılarını aralamak isteyenler için Türkçede hatırı sayılır bir külliyat oluşmaya başladı.

Nazilerin 1933 yılından itibaren toplu kitap yakma eylemlerine hız verdiği, 1945 yılına dek de bu tarihe geçecek utanç verici pratiği sürdürdüğü biliniyor. Naziler tarafından yakılan tüm kitapların bir listesini hazırlamak imkansız olsa da, 4 bin farklı yapıtın kopyalarının yakıldığı tahmin ediliyor.

Ayşe Acar, ikinci kitabı Yeşil Adam’ın henüz yayımlandığı “Yüzyıl” serisinde, üç bölgeye ayrılmış bir dünyada geçen felsefi bir bilimkurgu öyküsü anlatıyor.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.