Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Korku filmi tutkunlarının dilinden düşürmediği "Ayin"i sevenlere bir okuma listesi




Toplam oy: 35

Ayin ismiyle Türkçeye çevrilen Hereditary (2018) korku türüne düşkün olanların uzun zamandır merakla beklediği filmdi ve görünüşe bakılırsa bekleyişe değdi. Tüm dünyada büyük ses getiren film, klasik korku unsurlarını özleyenleri de, alt metni bol, ailevi meseleleri deşen çetrefil bir korku filminin eksikliğini çekenleri de fazlasıyla etkilemiş gözüküyor.


Henüz 31 yaşındaki Ari Aster’in ilk uzun metrajı olan Hereditary, içerdiği anlam katmanlarıyla şaşırtıcı derecede olgun bir film. Dahası, metninin kuvveti, seyirciyi her an diken üstünde tutan klasik korku filmi çekirdeğini ve atmosferini de hiç bozmuyor.

 

Korku türünün insanın dehşet verici yanlarını deşmek için en elverişli türlerden biri olduğunu hatırlatan bir film Hereditary. Türün, aile dediğimiz kurumu analiz etmek için de en iyi aracılardan biri olduğuna şüphe yok.

 

Bustle’ın hazırladığı liste, Hereditary ile benzer yolları izleyerek okura tesir eden korku romanlarını hatırlatıyor bizlere.

 

 

Hereditary'den bir kare

 

 

 

1) Kafamdaki Hayaletler

 

 

 


Şeytani varlıkların bedenleri ele geçirdiği türden bir başka aile dramı arıyorsanız, Paul Tremblay’in Kafamdaki Hayaletler adlı romanı tam istediğiniz şey olabilir. Hereditary’deki aile gibi bu romandaki Barrett ailesi de sıradan bir görünüme sahip. Ta ki kızlarından biri şizofreni belirtileri göstermeye başlayana ve bu da onun şeytani varlıklarca zaptedildiği şeklinde yorumlanana dek...  Şeytan Kayası adlı romanıyla gündemde olan, korku türünün usta isimlerinden Tremblay’in özgün kurgusu hiç beklenmedik yönlere sapıyor.

 

 

 

2) Tepedeki Ev

 

 

 


Shirley Jackson, Tepedeki Ev’de “perili ev” alt türüne farklı bir bakış açısı geliştiriyor. Bu romanda hayaletler ya da periler yok, şeytani mevcudiyetler binanın ta kendisinde ortaya çıkıyor. Duvarlar ve binanın kendisi korkunun ana unsuru oluyor. Hereditary’deki dehşet verici, labirentimsi evin bir benzerine burada da rastlamak mümkün.

 

 

 

3) Slade Köşkü

 

 


Bulut Atlası, Hayalet Yazılar ve 9. Rüya gibi popüler kitaplarıyla tanıdığımız Britanyalı yazar David Mitchell imzalı Slade Köşkü, görünürde, dokuz yılda bir (1979 yılından başlayarak 2015 yılının Cadılar Bayramı’na dek) Ekim ayının son Cumartesi günlerinde gerçekleşen bir gizemin peşine düşüyor; ancak romanın altında yatan esas mevzular başka. Babalar ve çocuklarıyla ilgili arızalar, bunların nesilden nesile aktarılışı, Slade Köşkü’nün esas meselesi.

 

 

 

4) White Is For Witching

 

 


Helen Oyeyemi’nin romanı White Is For Witching, İngiltere’nin Dover adlı bir kasabasında, birkaç nesil kadının birbirlerine doğaüstü bir güçle bağlı olması üzerine kurulu. Hereditary gibi White Is For Witching de kuşaklar arası bir öyküyü tüyler ürpertici bir evin içinde anlatıyor.

 

 

 

 

5) The Good House

 

 


Tananarive Due imzalı The Good House’ta karşımıza Hereditary’de oldugğu gibi yine yas tutan bir anne çıkıyor. Oğlunun gizemli ölümüne dair bazı cevaplar arıyor ve bu sırada, yıllar önce kaybettiği büyükannesinin evine dönüyor. Büyükannenin doğaüstü güçleri olduğunu keşfedince, sırf onları değil etraflarındaki herkesi etkileyen korkunç bir gerçekle yüzleşiyor.

 

 

 

AB

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Tamamı “uydurma” sözcüklerden oluşan The Dictionary of Obscure Sorrows’u (Müphem Kederler Sözlüğü) duymuşsunuzdur belki.

Kurtadam edebiyatının mazisi zengin, özellikle de öykü türünde. Çağdaş kurtadam romanları ise, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başından beri ne yazık ki vampir edebiyatıyla aynı kaderi paylaşıyor. Paranormal aşk romanları ile erotik şehir fantazyaları, vampir, kurtadam ve hatta zombi gibi canavarları iliğine kadar kuruttu!

New York Halk Kütüphanesi’nin namını duymak için kenti ziyaret etmeye gerek yok. Burası tüm dünyadaki en aktif kütüphanelerden biri.  1940 yılında Albert Berg tarafından kuruma bağışlanan Berg Koleksiyonu’nu kütüphanedeki diğer koleksiyonlardan ayıran bazı özellikler var. Öncelikle bu bölümü yalnızca randevu alarak ziyaret edebiliyorsunuz.

Yaratıcılık üzerine sık sık yazan Oliver Sacks, The River of Consciousness adlı kitabında şöyle der: “Yaratıcılık yalnızca bilinçli bir idmanı değil, bilinçdışı bir hazırlanma sürecini de kapsar. Bu bir kuluçka dönemidir. Size ilham veren, sizi etkileyen unsurları özümsemek ve onları yeni bir nizam dahilinde sentezlemek için bilinçdışı mekanizmalar elzemdir.”

Klasikleri okumamak için sıralanan bahanelerden ilki hacimleriyle, "bitmek bilmeyen sayfalarıyla" ilgili olur genelde.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.