Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Korku filmi tutkunlarının dilinden düşürmediği "Ayin"i sevenlere bir okuma listesi




Toplam oy: 93

Ayin ismiyle Türkçeye çevrilen Hereditary (2018) korku türüne düşkün olanların uzun zamandır merakla beklediği filmdi ve görünüşe bakılırsa bekleyişe değdi. Tüm dünyada büyük ses getiren film, klasik korku unsurlarını özleyenleri de, alt metni bol, ailevi meseleleri deşen çetrefil bir korku filminin eksikliğini çekenleri de fazlasıyla etkilemiş gözüküyor.


Henüz 31 yaşındaki Ari Aster’in ilk uzun metrajı olan Hereditary, içerdiği anlam katmanlarıyla şaşırtıcı derecede olgun bir film. Dahası, metninin kuvveti, seyirciyi her an diken üstünde tutan klasik korku filmi çekirdeğini ve atmosferini de hiç bozmuyor.

 

Korku türünün insanın dehşet verici yanlarını deşmek için en elverişli türlerden biri olduğunu hatırlatan bir film Hereditary. Türün, aile dediğimiz kurumu analiz etmek için de en iyi aracılardan biri olduğuna şüphe yok.

 

Bustle’ın hazırladığı liste, Hereditary ile benzer yolları izleyerek okura tesir eden korku romanlarını hatırlatıyor bizlere.

 

 

Hereditary'den bir kare

 

 

 

1) Kafamdaki Hayaletler

 

 

 


Şeytani varlıkların bedenleri ele geçirdiği türden bir başka aile dramı arıyorsanız, Paul Tremblay’in Kafamdaki Hayaletler adlı romanı tam istediğiniz şey olabilir. Hereditary’deki aile gibi bu romandaki Barrett ailesi de sıradan bir görünüme sahip. Ta ki kızlarından biri şizofreni belirtileri göstermeye başlayana ve bu da onun şeytani varlıklarca zaptedildiği şeklinde yorumlanana dek...  Şeytan Kayası adlı romanıyla gündemde olan, korku türünün usta isimlerinden Tremblay’in özgün kurgusu hiç beklenmedik yönlere sapıyor.

 

 

 

2) Tepedeki Ev

 

 

 


Shirley Jackson, Tepedeki Ev’de “perili ev” alt türüne farklı bir bakış açısı geliştiriyor. Bu romanda hayaletler ya da periler yok, şeytani mevcudiyetler binanın ta kendisinde ortaya çıkıyor. Duvarlar ve binanın kendisi korkunun ana unsuru oluyor. Hereditary’deki dehşet verici, labirentimsi evin bir benzerine burada da rastlamak mümkün.

 

 

 

3) Slade Köşkü

 

 


Bulut Atlası, Hayalet Yazılar ve 9. Rüya gibi popüler kitaplarıyla tanıdığımız Britanyalı yazar David Mitchell imzalı Slade Köşkü, görünürde, dokuz yılda bir (1979 yılından başlayarak 2015 yılının Cadılar Bayramı’na dek) Ekim ayının son Cumartesi günlerinde gerçekleşen bir gizemin peşine düşüyor; ancak romanın altında yatan esas mevzular başka. Babalar ve çocuklarıyla ilgili arızalar, bunların nesilden nesile aktarılışı, Slade Köşkü’nün esas meselesi.

 

 

 

4) White Is For Witching

 

 


Helen Oyeyemi’nin romanı White Is For Witching, İngiltere’nin Dover adlı bir kasabasında, birkaç nesil kadının birbirlerine doğaüstü bir güçle bağlı olması üzerine kurulu. Hereditary gibi White Is For Witching de kuşaklar arası bir öyküyü tüyler ürpertici bir evin içinde anlatıyor.

 

 

 

 

5) The Good House

 

 


Tananarive Due imzalı The Good House’ta karşımıza Hereditary’de oldugğu gibi yine yas tutan bir anne çıkıyor. Oğlunun gizemli ölümüne dair bazı cevaplar arıyor ve bu sırada, yıllar önce kaybettiği büyükannesinin evine dönüyor. Büyükannenin doğaüstü güçleri olduğunu keşfedince, sırf onları değil etraflarındaki herkesi etkileyen korkunç bir gerçekle yüzleşiyor.

 

 

 

AB

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.

Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.

Dünya üzerindeki çok az lidere/politik figüre nasip olacak türde bir karizma ve 20. yüzyılı aşacak derinlikte devasa bir etki alanı. Malcolm X adını duyduğum her an içimdeki ateşin harlandığını hissediyorum. Heyecan verici bir kahraman Malcolm. Hakkında sürekli yeni bir şeyler yazılması ve isminin etrafında yanan ateşin hiç sönmemesi ne iyi.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.