Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Mükemmel mutluluk tanımı: "Okumak"



İyi
Toplam oy: 268

Bir dönem fazlasıyla popüler olan anket defterlerinin tarihi hayli gerilere dayanıyor aslında. Ünlü Fransız yazar Marcel Proust henüz 13 yaşındayken de bir hayli popülermiş bu defterler. Öyle ki 13 yaşındaki Proust böyle bir defter satın alıp içindeki İngilizce soruları yanıtladıktan sonra arkadaşı Antoinette Faure’a doğum günü hediyesi olarak vermişti. Bu ankete benzer başka bir anketi 20 yaşlarındayken de cevapladı. Birbirine epey benzer sorular içeren bu iki anket yazarın ölümünden kısa bir süre sonra yayımlandı ve hayli meşhur oldu; ve zamanla "Proust Anketi" olarak anılmaya başlandı.

 

Zaman içerisinde birçok farklı kişiye uygulanan Proust Testi'ni cevaplayanlardan biri de David Bowie'ydi. Bowie'nin gerçek bir kitapsever olduğu hayranlarının malumuydu zaten, fakat geçtiğimiz günlerde David Bowie'nin oğlu Duncan Jones, Bowie'nin en sevdiği kitapların okunacağı bir okuma kulübü kuracağını duyurmuştu. Duncan Jones, babasının edebiyata duyduğu kuvvetli sevginin altını çiziyor ve babasını "canavar bir okur" olarak tanımlıyordu. Bowie'nin edebiyat tutkusu Proust Anketi'ni cevaplarken de ortaya çıkmıştı. David Bowie'ye göre mükemmel mutluluk tanımı okumaktı. İşte David Bowie'nin Proust Anketi'ne verdiği yanıtlar...

 

Mükemmel mutluluk tanımınız nedir?


Okumak...

 

En belirgin karakter özelliğiniz nedir?


Başkaları konuşurken, bir şey söyleme fırsatı bulamamak.


Sizce en büyük başarınız nedir?


Sabahı keşfetmek. 

 

En büyük korkunuz nedir?


Kilometreyi mile çevirmek.

 

Sizi en iyi tanımlayan tarihi figür kimdir?

 

Noel Baba.


Yaşayan kişiler arasında en çok hayran olduğunuz isim kimdir?

 

Elvis.


Gerçek hayattaki kahramanlarınız kimlerdir?

 

Tüketici.

 

Sahip olduğunuza en çok üzüldüğünüz özelliğiniz nedir?

 

New York'ta olduğum sürece hoşgörü, New York dışında iken hoşgörüsüzlük.

 

Başka birinde bulunmasına en çok üzüldüğünüz özellik nedir?

 

Yetenek.

 

En sevdiğiniz yolculuk hangisidir?

 

Sanatsal aşırılığa doğru yaptığım yolculuktur.


Sizce en çok abartılan erdem hangisidir? 

 

Sempati ve özgünlük.

 

En sık kullandığınız sözcük ya da sözcük öbeği nedir?

 

Yeraltı ve kasvetli yerler.

 

En büyük pişmanlığınız nedir?

 

Hiç bol paça pantolon giymemiş olmam.

 

Şu anki zihninizi nasıl tanımlarsınız?

 

Gebe.


Aileniz hakkında tek bir şeyi değiştirebilecek olsanız bu ne olurdu? 

 

Onlara dair korkum (eşim ve oğlum dahil).


En kıymetli varlığınız nedir?


1958'de satın aldığım, "Little Richard"ın (Richard Wayne Pennimam) bantla bir araya getirilmiş bir fotoğrafı ve Kyoto'daki balayımda koparıp kuruttuğum kasımpatı.

 

Sizce sefaletin en dip noktası nedir?

 

Korku içinde yaşamak.

 

Nerede yaşamak isterdiniz?

 

Bali'nin kuzeydoğusunda ya da Java'nın güneyinde.

 

En sevdiğiniz meşguliyetiniz nedir?

 

Bir tuval üzerine boya püskürtmek.


Bir erkekte beğendiğiniz özellik nedir?

 

Kitapları iade etmesi.

 

Bir kadında beğendiğiniz özellik nedir?

 

Sizi komutası altına alabilmesi.

 

En sevdiğiniz isimler nelerdir?

 

Sears ve Roebuck

 

Mottonuz nedir?

 

Mottom "Ne"dir.

 

 


 

 


 

 

Kaynak: Brainpickings

 

 

 


 

 

 

David Bowie Kitap Kulübü kuruluyor.

 

 



Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Meksikalı yazar Juan Rulfo (1918-1986), Ova Alev Alev’de bilinç akışı, iç monolog, geri dönüş gibi öyküleme tekniklerini kullanarak, Meksika deyince akla gelen şiddet ve sömürüyü etkileyici bir dile dönüştürüp öyküleştirir.

Bir ateşin başına toplanıp hikâyeler dinlemeye başladığımızdan bu yana doğaüstü kahramanlar ve onların mucizevi maceraları hayallerimizi süslüyor. Arkaik insan için hikâyelerdeki mucizeleri yaşadığı dünyaya dâhil etmek son derece olağanken modern insanın tarih ve bilim ile kurduğu ilişkinin, büyülü zamanlarla olan bağını kopardığına inanılır.

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editör'den

Edebi türler arasındaki tartışmaları her zaman büyük bir keyifle izlemişimdir. Bu tartışmalar arasında kuşkusuz, hangi türün daha eski olduğuna dair tartışma, yazarları, şairleri ikiye böler. Şairler, şiirin en eski edebi tür olduğu iddiasındadırlar. Hikâyeciler ise insanın “tahkiye” etme ihtiyacından dolayı hikâye türünü ilk insana kadar dayandırırlar.