Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Mükemmel mutluluk tanımı: "Okumak"




Toplam oy: 306

Bir dönem fazlasıyla popüler olan anket defterlerinin tarihi hayli gerilere dayanıyor aslında. Ünlü Fransız yazar Marcel Proust henüz 13 yaşındayken de bir hayli popülermiş bu defterler. Öyle ki 13 yaşındaki Proust böyle bir defter satın alıp içindeki İngilizce soruları yanıtladıktan sonra arkadaşı Antoinette Faure’a doğum günü hediyesi olarak vermişti. Bu ankete benzer başka bir anketi 20 yaşlarındayken de cevapladı. Birbirine epey benzer sorular içeren bu iki anket yazarın ölümünden kısa bir süre sonra yayımlandı ve hayli meşhur oldu; ve zamanla "Proust Anketi" olarak anılmaya başlandı.

 

Zaman içerisinde birçok farklı kişiye uygulanan Proust Testi'ni cevaplayanlardan biri de David Bowie'ydi. Bowie'nin gerçek bir kitapsever olduğu hayranlarının malumuydu zaten, fakat geçtiğimiz günlerde David Bowie'nin oğlu Duncan Jones, Bowie'nin en sevdiği kitapların okunacağı bir okuma kulübü kuracağını duyurmuştu. Duncan Jones, babasının edebiyata duyduğu kuvvetli sevginin altını çiziyor ve babasını "canavar bir okur" olarak tanımlıyordu. Bowie'nin edebiyat tutkusu Proust Anketi'ni cevaplarken de ortaya çıkmıştı. David Bowie'ye göre mükemmel mutluluk tanımı okumaktı. İşte David Bowie'nin Proust Anketi'ne verdiği yanıtlar...

 

Mükemmel mutluluk tanımınız nedir?


Okumak...

 

En belirgin karakter özelliğiniz nedir?


Başkaları konuşurken, bir şey söyleme fırsatı bulamamak.


Sizce en büyük başarınız nedir?


Sabahı keşfetmek. 

 

En büyük korkunuz nedir?


Kilometreyi mile çevirmek.

 

Sizi en iyi tanımlayan tarihi figür kimdir?

 

Noel Baba.


Yaşayan kişiler arasında en çok hayran olduğunuz isim kimdir?

 

Elvis.


Gerçek hayattaki kahramanlarınız kimlerdir?

 

Tüketici.

 

Sahip olduğunuza en çok üzüldüğünüz özelliğiniz nedir?

 

New York'ta olduğum sürece hoşgörü, New York dışında iken hoşgörüsüzlük.

 

Başka birinde bulunmasına en çok üzüldüğünüz özellik nedir?

 

Yetenek.

 

En sevdiğiniz yolculuk hangisidir?

 

Sanatsal aşırılığa doğru yaptığım yolculuktur.


Sizce en çok abartılan erdem hangisidir? 

 

Sempati ve özgünlük.

 

En sık kullandığınız sözcük ya da sözcük öbeği nedir?

 

Yeraltı ve kasvetli yerler.

 

En büyük pişmanlığınız nedir?

 

Hiç bol paça pantolon giymemiş olmam.

 

Şu anki zihninizi nasıl tanımlarsınız?

 

Gebe.


Aileniz hakkında tek bir şeyi değiştirebilecek olsanız bu ne olurdu? 

 

Onlara dair korkum (eşim ve oğlum dahil).


En kıymetli varlığınız nedir?


1958'de satın aldığım, "Little Richard"ın (Richard Wayne Pennimam) bantla bir araya getirilmiş bir fotoğrafı ve Kyoto'daki balayımda koparıp kuruttuğum kasımpatı.

 

Sizce sefaletin en dip noktası nedir?

 

Korku içinde yaşamak.

 

Nerede yaşamak isterdiniz?

 

Bali'nin kuzeydoğusunda ya da Java'nın güneyinde.

 

En sevdiğiniz meşguliyetiniz nedir?

 

Bir tuval üzerine boya püskürtmek.


Bir erkekte beğendiğiniz özellik nedir?

 

Kitapları iade etmesi.

 

Bir kadında beğendiğiniz özellik nedir?

 

Sizi komutası altına alabilmesi.

 

En sevdiğiniz isimler nelerdir?

 

Sears ve Roebuck

 

Mottonuz nedir?

 

Mottom "Ne"dir.

 

 


 

 


 

 

Kaynak: Brainpickings

 

 

 


 

 

 

David Bowie Kitap Kulübü kuruluyor.

 

 



Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Müslüm filminin başındaki bir sahne, popüler müzik türlerinde yaygın olan şarkıyı yüksek sesle, âdeta bağırarak okuma modasının ve aynı zamanda arabeskin Batı müziğinin ötekisi olarak gösterilmesi durumunun tersine ışık tutuyor gibidir. Öyle ki sanki bu ışık belli olsun diye Müslüm Gürses dinleyicisinin karşısına çıkarken elektrik kesiliyor.

Filmlerinde değişen, kentleşen, modernleşen Japonya’ya dair arka planda sunduğu nefis detaylarla farklı bir sineması var Yasujiro Ozu’nun. “Geç Gelen Bahar” (1949), “Erken Gelen Yaz” (1951) ve “Tokyo Hikâyesi”ni (1953) muhakkak görün isterim. Ama Japon Sineması’nda keşfedilmesi gereken Ozu haricinde de çok nitelikli yönetmenler var. Miyazaki’yi şahane animasyonları vesilesiyle duymuşsunuzdur.

Mizah unsuru çocuklar için vazgeçilmez ve ilgi çekici konuların başında gelir. Okurken kahkaha atmayı sever her çocuk. Tabii bir yazar onu güldürmeyi başarabilirse… Ülkemizde çocuklara kaliteli mizahı edebiyatla harmanlayarak sunan kitap sayısı çok fazla değil. İngiliz yazar David Walliams çocuk kitaplarına mizah katma becerisiyle dünyanın en çok okunan yazarlarından birisi.

Tavuk tandır aldım tepsiye. Pilav üstü az kuru, lahana sarma, yanına çorba, salata ve ayran.” Bu cümleleri bir bilimkurgu hikâyesinden okuma ihtimaliniz nedir? Müfit Özdeş’i okumadıysanız buna ihtimal vermezsiniz elbette. Ancak okuduysanız bu soruyu sormamın ne kadar abes olduğunu en iyi siz takdir edeceksiniz.

 

Bir kütüphane için sahip olduğu kitapların çeşitliliği, niteliği ve sayısı başlıca gurur kaynağı ama modern kütüphaneler sahip oldukları kitaplardan çok daha fazlası artık; tasarımıyla, teknolojik donanımıyla, sahip oldukları kitap dışı koleksiyonlarıyla, neredeyse bir müze olabilecek denli geniş eserleriyle...

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.