Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

NesneKitap // İşte yepyeni bir sanat kitapları serisi




Toplam oy: 476
Joost Keizer // Çev. Aydın Baran Gürpınar
Hep Kitap
Yayın hayatına yeni başlayan Hep Kitap’tan, Türkçedeki sanat kitaplığına bir katkı: “İşte” serisi...

Sanat kitapları, yayınevleri açısından öncelikle “maliyetli” kitaplar demek. Ön planda görselliğin yer aldığı kitaplar oldukları için, ister istemez, diğer kitaplara göre kullanılan kağıt, kapak, boyut ve genel olarak tasarım gibi özellikleri farklılık gösteriyor ve bu farklılıkların hepsi de belli bir maliyeti peşinden sürüklüyor. Ancak bir taraftan da, her zaman için prestijli kitaplar olarak değerlendirilir sanat kitapları. Herhangi bir yayınevinin portföyünde görünmelerinin etkisi önemlidir. 


Sanat akımlarının ya da doğrudan ünlü ressamların ismiyle yayımlanan böylesi kitapların Türkçede birçok örneğini okumak mümkün. Mesela zamanında Literatür Yayıncılık tarafından yayımlanan “Mini Sanat Dizisi”, Taschen ile Remzi Kitabevi’nin ortaklaşa yayımladığı “Taschen Temel Sanat Dizisi” ya da daha yakın bir zamanda yine Remzi Kitabevi tarafından yayımlanmaya başlayan “Sanatçılar-Akımlar-Yapıtlar” dizisi ilk akla gelenlerden... Yapı Kredi Yayınları da ressamların isimlerini taşıyan kitapların yer aldığı benzer bir diziyi, “Batı resminin usta sanatçılarına ilgi duyanlar kadar sanatla yeni tanışanlar için özenle hazırlanan bu kitaplar ayrıntılı metinleri ve yüksek kaliteli baskılarıyla kütüphanelerin baş köşesinde yer alacak,” şeklinde tanıtıyordu örneğin. (Hatta, Yapı Kredi Yayınları’nın “Güncel Kültür Dizisi” kapsamındaki bazı kitaplarını da buraya dahil edebiliriz.) Çok daha yakın bir tarihte ise, yayın hayatına yeni başlayan Hep Kitap’tan bir “katkı” geldi Türkçedeki sanat kitaplığına: “İşte” serisi...

 


İlk etapta Hep Kitap’tan İşte Dalí, İşte Gauguin, İşte Leonardo da Vinci, İşte Van Gogh ve İşte Warhol kitapları yayımlanmış durumda; dizinin İşte Caravaggio, İşte Goya, İşte Magritte, İşte Bacon, İşte Cézanne, İşte Kandinsky, İşte Matisse, İşte Monet, İşte Pollock ve İşte Rembrandt kitaplarıyla da devam edeceğini şimdiden biliyoruz... Yayımlanan ve yayımlanması planlanan bu kitaplardan anlaşılacağı gibi ünlü sanatçıları merkeze alarak ilerleyen bir seri ile karşı karşıyayız, diğer bir deyişle, önceki örneklerden aşina olduğumuz bir yapısı var kitapların. Ancak önceki örneklerden ayrılan önemli bir yanı da var; evet söz konusu sanatçıların fotoğraflarına, onların elinden çıkmış tablolara da göz gezdiriyoruz sayfalar arasında ama ek olarak, illüstrasyonlar da eşlik ediyor bize. Kapak çiziminden başlayarak, her bir kitap için farklı bir ismin, farklı tekniklerle yaptığı illüstrasyonlar “hoş” bir farklılık katmış “İşte” serisine. (Catherine Ingram’ın kaleme aldığı İşte Dalí kitabının illüstrasyonları Andrew Rae’ye, George Roddam’ın kaleme aldığı İşte Gauguin kitabının illüstrasyonları Slawa Harasymowicz’e, Joost Keizer’in kaleme aldığı İşte Leonardo da Vinci kitabının illüstrasyonları Christina Christoforou’ya ait mesela...)


Dokulu bir kağıdın kullanılmış olması ve kapak yapısı da, her bir kitabın nesne kitap niteliklerini bir adım ileriye taşımış diyebiliriz rahatlıkla. Kitapçılarda fark edildiği anda, en azından uzunca bir süre göz gezdirileceklerdir...

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.

Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.

Dünya üzerindeki çok az lidere/politik figüre nasip olacak türde bir karizma ve 20. yüzyılı aşacak derinlikte devasa bir etki alanı. Malcolm X adını duyduğum her an içimdeki ateşin harlandığını hissediyorum. Heyecan verici bir kahraman Malcolm. Hakkında sürekli yeni bir şeyler yazılması ve isminin etrafında yanan ateşin hiç sönmemesi ne iyi.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.