Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

NesneKitap // Sıra, "Kitap Nesnesi"nde




Toplam oy: 446
Kitap Nesnesi: Nesne Olarak Kitap, hem kendisi de bir nesne kitap oluşuyla hem de doğrudan nesne kitap meselesini irdeleyen özelliğiyle benzerlerinin birkaç adım önüne çıkıyor.

Belki de bu köşenin ele aldığı ilk kitap olmalıydı Burcu Dündar’ın çalışması. Ama Can Yayınları’nın “minikitaplar”ı, hem güncel oluşlarıyla hem de dikkatleri üzerlerine çeken tsarımlarıyla buna izin vermemişti geçen ay! Ama şimdi sıra, hem kendisi de bir nesne kitap olan hem de doğrudan nesne kitap meselesini irdeleyen özelliğiyle benzerlerinin birkaç adım önüne çıkan Kitap Nesnesi: Nesne Olarak Kitap’ta.


Uzun bir altbaşlığa (Bugünden Geçmişe Kitap Deneyimini Biçim Aracılığıyla Dönüştürmeye Dair Olasılıklar) sahip bu çalışma, Burcu Dündar’ın aynı başlıklı “sanatta yeterlik” tezine dayanıyor; diğer bir deyişle “nesne olarak kitap” konusunu, belli bir tarihsel çizgide ilerleyerek izliyoruz. Kapakları okurlar tarafından istedikleri biçimde tasarlansın diye boş bırakılan klasiklerden biçimin anlatıma katılmasına dair en uç örneklere dek... Amaç, “kitabın nesnesiyle kurduğumuz ilişkiyi, kitabın yerleşik kurallarına farklı dönemlerde ve bağlamlarda yapılan müdahaleleri hatırlayarak yeniden gözden geçirmek.”

 

 

Bu doğrultuda, çok sayıda görsel eşliğinde sanatçı kitaplarından sibermetine, makine-kitap kavramından simultane kitaplara, şömizden oyma baskı tekniğine farklı dönemlerden seçilen örnekler ve kavramlar aracılığıyla kitaba yapılan “müdahalelerin” izini sürüyor Burcu Dündar. Şu sıralar yeniden gündeme gelen e-kitapların ele alındığı ve onlara “karşı,” nesne olma durumu ön plana çıkarılmış, biçimin de anlatımın doğrudan bir parçası olduğu matbu kitapların geleceğin kitabı olarak sunulduğu sayfalar ise özellikle dikkate değer. Örneğin Burcu Dündar’ın Timothy Barrett’tan aktardığına göre, “Elektronik kitap karşısında, el yapımı estetiğini taşıyan, doğal malzemeler ile üretilmiş, yaratıcı tasarımlı, kullanıcı dostu, görme ve okumanın dışında üç boyutlu dokunsal bir deneyim sunan, önemli metin ya da görüntüleri barındıran bir nesne”dir geleceğin kitabı.


Kitabın son sayfalarındaki bibliyografyanın, konuyla ilgili okumalarını genişletmek isteyenler için yol gösterici niteliğinin bir hayli yüksek olduğunun da altını çizelim.


Bu arada Burcu Dündar’ın çalışması, 2011 yılında, Akın Nalça Kitapları’nın sekizincisi olarak yayımlandı. 2003 yılından başlayarak, iki istisna dışında, her yıl bir kitap yayımlandı Akın Nalça Kitapları kapsamında. Konsept ve tasarımını Bülent Erkmen’in gerçekleştirdiği kitaplar, “nesne kitap” özelliği taşıyor. Şimdiye kadar yayımlanan 11 kitabın içerikleri, tasarımları birbirinden bağımsız olarak biçimlenmiş durumda; amaç, kitaplar aracılığıyla yazarlara özgün üretim platformu sunarak bütün tasarım disiplinlerine düşünsel ve kalıcı bir tartışma süreci sağlamak. Son olarak, geçen yıl içinde Yazmak düşünceyi yapılandırır... isimli çalışma çıkmıştı; bakalım 2016, Akın Nalça Kitapları’ndan bize ne getirecek?

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.

Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.

Dünya üzerindeki çok az lidere/politik figüre nasip olacak türde bir karizma ve 20. yüzyılı aşacak derinlikte devasa bir etki alanı. Malcolm X adını duyduğum her an içimdeki ateşin harlandığını hissediyorum. Heyecan verici bir kahraman Malcolm. Hakkında sürekli yeni bir şeyler yazılması ve isminin etrafında yanan ateşin hiç sönmemesi ne iyi.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.