Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

NesneKitap // Yüz kitabın yüzü




Toplam oy: 535
Geray Gençer
Doğan Kitap
“Bilgi, iletişim ve hayal aktarımı için asırlardır kullandığımız tasarım nesnesi: kitap. Ve onun ‘yüz’ü...”

1833’te Britanyalı bir yayıncı tarafından ilk kitap kabı kullanıldığında, amacı, toz ve ışığın tahrip edici etkilerinden kitapları korumaktı. Cilt etrafına sarılan ve içine doğru katlanan kalın kağıt, satın aldıktan sonra atılmak içindi. Diğer bir deyişle, kitap kabı olarak bilinen kaplama, öncelikli olarak işlevseldi. (Yakın bir zaman önce Literatür Yayıncılık’tan çıkan Grafik Tasarımı Değiştiren 100 Fikir kitabında bu cümlelerle başlıyor “Kitap Kapları” bölümü.) Sonrasında ise, hepimiz yakından tanıklık ediyoruz ki, grafik tasarım için bir vitrin haline gelmiş durumda kitap kapakları.


Kitaplara nesne olarak yaklaşımın ilk durağıdır da diyebiliriz kitap kapakları için. Kitapçı raflarında çoğu kitabın sırt sırta değil de kapakları görünecek şekilde yan yana dizildikleri düşünülürse... Ve sonu gelmez tartışmaların da aktörüdür aynı zamanda; içeriği bire bir yansıtmalı mıdır, yoksa kitabı tasarlayanın yorumu mu ön plana çıkmalıdır vs. Bu ve benzeri tartışmalar süredursun, artık Türkiye’de de belli bir “özenle” hazırlandığını söyleyebiliriz kitap kapaklarının. Yayınevlerinde önceleri dizgi elemanlarının kotardıkları ve aslında bir şekilde iyi de idare ettikleri kitap kapakları tasarımı, artık grafik tasarım okumuş ya da bu işi profesyonel olarak benimsemiş isimlere teslim ediliyor. Bunun bir sonucu olarak da çeşitli yarışmalarda ya da seçkilerde tanıdık isimlere daha çok rastlar olduk. Bu isimler arasında ilk akla gelenlerden birisi de, hiç kuşkusuz Geray Gençer. Örneğin adını en son, "Yavuz Ekinci Kitap Kapağı Serisi"yle Europen Design Awards 2016 tarafından ödüle layık görüldü. Üstelik, 2014 yılında aynı organizasyonda Türkiye'den birincilik ödülü alan ilk tasarımcıydı Geray Gençer. İsmine daha sık rastladığımız alan ise, Doğan Kitap’ın kapaklarını hazırlayan isim olması nedeniyle.

 


İşte şimdilerde yeni yayımlanan Yüz isimli çalışmada, Geray Gençer’in, 10 yıla yakın bir süre içerisinde Doğan Kitap için hazırladığı 1000’e yakın kitap kapağı tasarımı arasından seçtiği 100 tanesi yer alıyor. Belirlenen 100 rakamının belli bir nedeni var elbette; yüz’ün ikili anlamı... “Bilgi, iletişim ve hayal aktarımı için asırlardır kullandığımız tasarım nesnesi: kitap. Ve onun ‘yüz’ü...” diye yazmış Geray Gençer kitabının önsözünde. Aynı zamanda kendisi de bir nesne kitap olarak nitelendirilebilecek bu derlemede, Zülfü Livaneli, Hakan Günday, Hamdi Koç gibi isimlerin kitap kapaklarına ilişkin fikirlerini aktardıkları “seperatör metinler”ini de okumak mümkün.

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.

Çocukluğumun üç senesi Sivas’ın Gürün ilçesinin Çelikhan/Yazyurdu kasabasında geçti. Sekiz ile on yaşlarımdı bunlar. 1982-1985. Bunun öncesinde veya sonrasında köy, kasaba gibi yerlerde yaşamamıştım. Dolayısıyla hayatımın bu üç senesi, bana her zaman olağanüstü gelmiştir. İnanılmaz. Uzak. Yaşanmamış gibi. Ürkütücü. Masalımsı. Büyülü. Zorlu.

Dünya üzerindeki çok az lidere/politik figüre nasip olacak türde bir karizma ve 20. yüzyılı aşacak derinlikte devasa bir etki alanı. Malcolm X adını duyduğum her an içimdeki ateşin harlandığını hissediyorum. Heyecan verici bir kahraman Malcolm. Hakkında sürekli yeni bir şeyler yazılması ve isminin etrafında yanan ateşin hiç sönmemesi ne iyi.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.