Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Netflix filmi "Yok Oluş"u sevenlere 10 kitap önerisi




Toplam oy: 64

Jeff VanderMeer’ın Southern Reach üçlemesi (Yok Oluş, Yetki, Kabulleniş) geçtiğimiz yıl Alfa Yayınları’ndan çıktığında bilimkurgu hayranları dışında pek az kişinin radarına takılmıştı. Yok Oluş’un (Annihilation) sinemaya uyarlamasının üçlemeye ilgiyi arttıracağını tahmin ediyorduk. Film doğrudan Netflix’te gösterime girince, ilgi beklentilerimizi de aştı, bir anda bilimkurgu ve sinema dünyasının gündemine oturdu.

Ex Machina’dan tanıdığımız Alex Garland tarafından uyarlanan film, şimdiden pek çok eleştirmen tarafından son yıllardaki en iyi bilimkurgulardan biri olarak gösteriliyor; Jeff VanderMeer’ın korku, fantazya ve bilimkurgunun alışıldık sınırlarını aşındıran “tuhaf kurgu”suyla tanışmak için de güzel bir vesile sunuyor.

 



 

Önüne gelen her şeyi kendine katarak dönüşüme uğratan, niyeti ve niteliği açıklanamayan bir yabancı mevcudiyetin etrafında gelişen film, doğanın her türlü amacı aşan varlığına ve insanın evrende kendine atfettiği konuma dair sorular sorduran, çok farklı okumalara alan açabilecek bir zenginliğe sahip.



Jeff VanderMeer, günümüzde China Miéville ile birlikte, “tuhaf kurgu” denilen, türler arası geçişliliğe sahip üslubun en önemli temsilcilerinden biri olarak niteleniyor. Ancak onun Yok Oluş’ta yarattığı dünyayı sırf bu akımla sınırlamak haksızlık olur. Yok Oluş, pek çok farklı romanın katkıda bulunduğu bir birikimin içinden konuşuyor. Yok Oluş’la birlikte zihninde sayısız soru fitillenenler için, bu romanlardan bir bölümünü listeledik:

 

1) Gökteki Bütün Kuşlar

 

 

 

2) Kraken - Bir Canavarın Anatomisi

 

 

 

3) Geri Dönenler

 

 

 

4) Geliş

 

 

 

5) Uzayda Piknik

 

 

6) Dagon

 

 

 

 

7) The Girl with all the Gifts

 

 

 

 

8) Vermillion

 

 

 

 

9) Lagoon

 

 

 

 

10) In the House upon the Dirt
between the Lake and the Woods

 

 

 

 


 

 

Yararlanılan kaynak: Bustle

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Vişnenin Cinsiyeti, Bedende Yazılı ve Tek Meyve Portakal Değildir gibi romanlarıyla tanıdığımız Britanyalı yazar Jeanette Winterson, Sel Yayıncılık etiketiyle geçtiğimiz aylarda raflardaki yerini alan devamı

Bir şeyin anlaşılır olması için, okunup yazılabilmesi gerekir. Bilginin iletimi için her şeyden önce, tıpkı okullar gibi yapısı önceden oluşturulmuş ortak bir anla(ş)ma zeminine gereksinim var. Düşünce, tıpkı insanlık ailesinin çevresinde buluştuğu büyük bir masaya benzer. Bu seçilmiş alan, binlerce yıllık bir düşünce geleneğine sahip evreni ayakta tutan ilahi bir güce sahiptir.

Tüm dünyadaki George R. R. Martin hayranları, Game of Thrones’un son sezonunun yanı sıra, Buz ve Ateşin Şarkısı (ya da yaygın bilinen ismiyle Taht Oyunları) serisinin altıncı ve yedinci kitabını da beklerken, Reddit kullanıcılarından biri, bu bekleyişe sıradışı bir çözüm getirdi!

Siyah Kitap etiketiyle raflardaki yerini alan Edebi Ziyafet, C.S.

Bakir kalmış coğrafyasına, elverişli fiyatlarına, ortaçağ kasabalarını hatırlatan dokunulmamış mimarisine, havasının ve suyunun kattığı lezzetli yiyeceklerine kapılan turistler, zamanında yaşanmış sert idari dönemlerin ve kıyasıya savaşların sonuçları için şöyle bir ahlanıp vahlanırlar, ama sonrasında gidecekleri başka bir yere geçerler.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.