Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Netflix filmi "Yok Oluş"u sevenlere 10 kitap önerisi




Toplam oy: 109

Jeff VanderMeer’ın Southern Reach üçlemesi (Yok Oluş, Yetki, Kabulleniş) geçtiğimiz yıl Alfa Yayınları’ndan çıktığında bilimkurgu hayranları dışında pek az kişinin radarına takılmıştı. Yok Oluş’un (Annihilation) sinemaya uyarlamasının üçlemeye ilgiyi arttıracağını tahmin ediyorduk. Film doğrudan Netflix’te gösterime girince, ilgi beklentilerimizi de aştı, bir anda bilimkurgu ve sinema dünyasının gündemine oturdu.

Ex Machina’dan tanıdığımız Alex Garland tarafından uyarlanan film, şimdiden pek çok eleştirmen tarafından son yıllardaki en iyi bilimkurgulardan biri olarak gösteriliyor; Jeff VanderMeer’ın korku, fantazya ve bilimkurgunun alışıldık sınırlarını aşındıran “tuhaf kurgu”suyla tanışmak için de güzel bir vesile sunuyor.

 



 

Önüne gelen her şeyi kendine katarak dönüşüme uğratan, niyeti ve niteliği açıklanamayan bir yabancı mevcudiyetin etrafında gelişen film, doğanın her türlü amacı aşan varlığına ve insanın evrende kendine atfettiği konuma dair sorular sorduran, çok farklı okumalara alan açabilecek bir zenginliğe sahip.



Jeff VanderMeer, günümüzde China Miéville ile birlikte, “tuhaf kurgu” denilen, türler arası geçişliliğe sahip üslubun en önemli temsilcilerinden biri olarak niteleniyor. Ancak onun Yok Oluş’ta yarattığı dünyayı sırf bu akımla sınırlamak haksızlık olur. Yok Oluş, pek çok farklı romanın katkıda bulunduğu bir birikimin içinden konuşuyor. Yok Oluş’la birlikte zihninde sayısız soru fitillenenler için, bu romanlardan bir bölümünü listeledik:

 

1) Gökteki Bütün Kuşlar

 

 

 

2) Kraken - Bir Canavarın Anatomisi

 

 

 

3) Geri Dönenler

 

 

 

4) Geliş

 

 

 

5) Uzayda Piknik

 

 

6) Dagon

 

 

 

 

7) The Girl with all the Gifts

 

 

 

 

8) Vermillion

 

 

 

 

9) Lagoon

 

 

 

 

10) In the House upon the Dirt
between the Lake and the Woods

 

 

 

 


 

 

Yararlanılan kaynak: Bustle

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Renkleri ve desenleri kendine özgü bir şekilde kullanan illüstratör Jane Mount’un Bibliophile: An Illustrated Miscellany adlı yapıtı, kitaplara sevdalı olanlar için bulunmaz bir nimet. Mount bu kitabında, önemli edebi şahsiyetleri, edebiyat mabedlerini, kısacası edebiyatla ilgili heyecan verici her şeyi kendi çizgileriyle sayfalara taşıyor.

Genç idealist aşıkların er ya da geç öğrendikleri şey şudur: ilişkiler hayal kırıklıkları, yanlış anlaşılmalar, büyüklü küçüklü aldatmacalarla dolu karmakarışık olgulardır. İlişkiler hususunda kalbinizi soğutmak, inançsızlaşıp sinikleşmek kolay yoldur.

Viking Masalları (Yaz. Jennie Hall)

On yıl önce bugün ne yapıyordunuz? Eğer bugün mesela doğum gününüz veya evlilik yıldönümünüz değilse bu soruya cevap vermeniz, on yıl önce yaşadıklarınızı hatırlayıvermeniz pek öyle kolay olmayacaktır. Peki, beş yıl önce bugün ne yapıyordunuz? Eğer Facebook kullanıcısıysanız, cevap vermenin daha mümkün sayılabileceği bir soru bu.

Dünya edebiyatının büyük ustası Jorge Luis Borges yaşamının bir noktasında kör olacağını biliyordu. Körlük Borges ailesinde nesilden nesile geçiyordu. Yalnızca babası değil, babasının anne-babası da yaşamlarının bir safhasında kör olmuşlardı. Borges kendi durumunun çok da dramatik olmadığını düşünüyordu.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.