Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Dosya


Dosya

Netflix filmi "Yok Oluş"u sevenlere 10 kitap önerisi



Zayıf
Toplam oy: 415

Jeff VanderMeer’ın Southern Reach üçlemesi (Yok Oluş, Yetki, Kabulleniş) geçtiğimiz yıl Alfa Yayınları’ndan çıktığında bilimkurgu hayranları dışında pek az kişinin radarına takılmıştı. Yok Oluş’un (Annihilation) sinemaya uyarlamasının üçlemeye ilgiyi arttıracağını tahmin ediyorduk. Film doğrudan Netflix’te gösterime girince, ilgi beklentilerimizi de aştı, bir anda bilimkurgu ve sinema dünyasının gündemine oturdu.

Ex Machina’dan tanıdığımız Alex Garland tarafından uyarlanan film, şimdiden pek çok eleştirmen tarafından son yıllardaki en iyi bilimkurgulardan biri olarak gösteriliyor; Jeff VanderMeer’ın korku, fantazya ve bilimkurgunun alışıldık sınırlarını aşındıran “tuhaf kurgu”suyla tanışmak için de güzel bir vesile sunuyor.

 



 

Önüne gelen her şeyi kendine katarak dönüşüme uğratan, niyeti ve niteliği açıklanamayan bir yabancı mevcudiyetin etrafında gelişen film, doğanın her türlü amacı aşan varlığına ve insanın evrende kendine atfettiği konuma dair sorular sorduran, çok farklı okumalara alan açabilecek bir zenginliğe sahip.



Jeff VanderMeer, günümüzde China Miéville ile birlikte, “tuhaf kurgu” denilen, türler arası geçişliliğe sahip üslubun en önemli temsilcilerinden biri olarak niteleniyor. Ancak onun Yok Oluş’ta yarattığı dünyayı sırf bu akımla sınırlamak haksızlık olur. Yok Oluş, pek çok farklı romanın katkıda bulunduğu bir birikimin içinden konuşuyor. Yok Oluş’la birlikte zihninde sayısız soru fitillenenler için, bu romanlardan bir bölümünü listeledik:

 

1) Gökteki Bütün Kuşlar

 

 

 

2) Kraken - Bir Canavarın Anatomisi

 

 

 

3) Geri Dönenler

 

 

 

4) Geliş

 

 

 

5) Uzayda Piknik

 

 

6) Dagon

 

 

 

 

7) The Girl with all the Gifts

 

 

 

 

8) Vermillion

 

 

 

 

9) Lagoon

 

 

 

 

10) In the House upon the Dirt
between the Lake and the Woods

 

 

 

 


 

 

Yararlanılan kaynak: Bustle

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Günlük yaşantıdaki kurallar çoğu zaman, yazılan eserler için de geçerlidir. Zorla gerçekleşen, kendine biçilen rolden fazlası istenen veya aşırıya kaçan her şey güzelliğini yitirir. Şair Eyyüp Akyüz, son kitabı Eskiden Buralar’da, adeta bu bilginin ışığında şiirlerini uzun tutmadan bitiriyor ve akılda kalan mısraları bize yadigâr kalıyor.

 

-Kimsin?

-Anneannemin torunuyum.

 

Divan Edebiyatı, sahibi meçhul bir kavram. Her halükârda 20. yüzyılın başında ortaya çıktığı konusunda bir tartışma yok. İskoçyalı oryantalist Elias John Wilkinson Gibb’in 1900 yılında yayınlanan Osmanlı Şiiri Tarihi kitabında bu kavrama hiç yer verilmez. Hepsi batılılaşma döneminde düşünülen isim alternatiflerinden biridir “Divan Edebiyatı”.

Arap coğrafyasında üretilen roman, öykü ve şiirler son yıllarda edebiyat gündeminde karşılık buluyor. Avrupa başta olmak üzere Batı’da düzenlenen büyük ve uluslararası kitap fuarlarındaki temsiliyetin güçlenmesi, en yeni eserlerin prestijli birçok ödüle değer görülmesinin bu ilgideki payı büyük elbette. Batı’nın doğuyu gördüğü “egzotik göz”le romantize edilemeyecek bir yükseliş bu.

Yirminci yüzyıl başlarında İngiltere genelinde Müslümanlara yönelik hasmane tavırlar öne çıkarken, İslam’ı seçenlerin sayısında da gözle görülür bir artış söz konusudur. İslam’la müşerref olan bu şahsiyetler, yeri geldiğinde İslam dünyasının savunucuları olarak da önemli faaliyetlerde bulunmuşlardır.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.