New York Halk Kütüphanesi’nde görebileceğiniz en tuhaf "yazar yadigarları" | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

New York Halk Kütüphanesi’nde görebileceğiniz en tuhaf "yazar yadigarları"




Toplam oy: 5

New York Halk Kütüphanesi’nin namını duymak için kenti ziyaret etmeye gerek yok. Burası tüm dünyadaki en aktif kütüphanelerden biri.

 

1940 yılında Albert Berg tarafından kuruma bağışlanan Berg Koleksiyonu’nu kütüphanedeki diğer koleksiyonlardan ayıran bazı özellikler var. Öncelikle bu bölümü yalnızca randevu alarak ziyaret edebiliyorsunuz. Burası ABD’nin en zengin “ilk baskı” koleksiyonuna sahip. Binlerce elyazması, orijinal kopya, mektup ve yazar notu da cabası.

 

 

Ancak burayı özel kılan asıl koleksiyon “edebi nesneler”den oluşuyor. Nesne derken neyi mi kastediyoruz? Ünlü yazarlardan kalan, onların gündelik hayatlarına dair fikir veren “kıymetli nesneler”... Aslına bakarsanız açıklaması zor, ancak örnek verebiliriz:

 

  • Jack Kerouac’ın üzerine kendi kanıyla BLOOD (“KAN”) yazdığı bir kart, çakısı, çakmağı, piposu, ayakkabıları...
  • Charlotte Brontë’nin -içinde saçının bir buklesinin de yer aldığı- yazı masası
  • Walt Whitman’ın saçı
  • Virginia Woolf’un koltuk değneği
  • Vladimir Nabokov’un kelebek çizimleri
  • Faulkner'ın hayli erotik denebilecek çizimleri
  • Charles Dickens'ın özel kalem seti
  • Mark Twain'in kalemi ve yuvarlak çerçeveli gözlüğü
  • E.E. Cummings’in “ölüm maskesi”*


*Farklı kültürlerde farklı amaçlar için kullanılabilen “ölüm maskesi”, Antik Mısır’da mumyalama sürecinin bir parçasıydı. Orta Çağ’da ise ölümden sonra yapılacak heykellere model olması için uygulanıyordu. Ayrıca bazı kültürlerde cenazede takılmak üzere de ölüm maskesi hazırlanıyordu.

 

 

 

AB

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Bookstr 

 


Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Nazilerin 1933 yılından itibaren toplu kitap yakma eylemlerine hız verdiği, 1945 yılına dek de bu tarihe geçecek utanç verici pratiği sürdürdüğü biliniyor. Naziler tarafından yakılan tüm kitapların bir listesini hazırlamak imkansız olsa da, 4 bin farklı yapıtın kopyalarının yakıldığı tahmin ediliyor.

Ayşe Acar, ikinci kitabı Yeşil Adam’ın henüz yayımlandığı “Yüzyıl” serisinde, üç bölgeye ayrılmış bir dünyada geçen felsefi bir bilimkurgu öyküsü anlatıyor.

Borges hakkında Sonsuz Labirent alt başlığını taşıyan biyografik bir çizgi roman yayımlandı. Bizde daha önce çıkan, Márquez’in hayatının anlatıldığı Gabo’nun (Desen Yayınları, 2015) yazarı Pantoja’nın (d. 1971) senaryosunu yazdığı, genç İspanyol çizer Castell’in (d. 1988) çizdiği albüm, geçtiğimiz yıl İspanyolca yayımlanmıştı.

John Berger ve Selçuk Demirel işbirliğine daha önce Kıyıdaki Adam (1998), Katarakt (2011) ve Duman (2016) gibi kitaplarla tanık olmuştuk.

Turgut Uyar’ın 1978-1984 yılları arasında Elele dergisinde yayımlanan yazıları, geçtiğimiz günlerde Yapı Kredi Yayınları etiketiyle yayımlandı. Kitapta bir araya getirilen metinler, İkinci Yeni'nin büyük şairinin o dönemde okuduklarına dair görüşlerini dolambaçsız bir şekilde paylaştığı bir okuma güncesi olarak da görülebilir.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.