Özel Kütüphaneler 2 // NGBB Botanik Bahçesi Kütüphanesi | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Özel Kütüphaneler 2 // NGBB Botanik Bahçesi Kütüphanesi




Toplam oy: 114

İstanbul Ataşehir’de, gökdelenlerin arasında bir vahadan farksız Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi (NGBB). Girişte, duvarlarında bahçenin tarihçesinin anlatıldığı levhaların sıralandığı bir tünelden geçiyorsunuz ve adeta bir zaman tüneli gibi, sizi bambaşka bir zamana ve mekana çıkarıyor o uzunca tünel.

 

 

Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, 1995 yılında Ali Nihat Gökyiğit tarafından eşi Nezahat Gökyiğit adına hatıra parkı oluşturulmak amacıyla kurulmuş ve başlangıçta da “hatıra parkı” amacına yönelik bir bitkilendirme ve ağaçlandırma planı uygulanmış. Daha sonra ise amaç değişmiş, bir botanik bahçesi olma yolunda çalışmalara başlanarak 2002 yılında halkın ziyaretine açılmış; 2003 yılında da adı Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi olarak değiştirilmiş. Bahçe, İstanbul’un Anadolu yakasındaki çeşitli anayollar ile bağlantı yolları arasındaki adalar üzerinde kurulu; sekiz adadan oluşuyor. Alan, Karayolları Genel Müdürlüğü ile ANG Vakfı arasındaki bir protokolle 2025 yılına kadar bu hizmete tahsis edilmiş durumda. NGBB, İstanbul’a yüzde 12 oranında yeşil alan sağlamasıyla İstanbullular için bir nefes alma noktası olmasının yanı sıra bir araştırma, eğitim ve öğretim merkezi. İşte işin bu yönünde, bir botanik kütüphanesi de devreye giriyor...

 

 

 

2002 yılında kurulan kütüphane botanik, ağaçlar, çalılar, hakkında ansiklopedik danışma kaynakları, sözlükler, Türkiye ve dünya flora kitapları, sistematik, biyoloji, ekoloji, etnobotanik, dünya botanik bahçeleri, bitki hastalık ve zararlıları, botanik çizimleri, çocuk kitapları, doğa-çevre koruma (ekoloji), kongre ve seminer notları, tezler vb konularda kitaplar/yayınlar barındıran özel bir araştırma merkezi niteliğinde. Sayısal olarak ifade etmek gerekirse; 5389 kitap, 160 süreli yayın, 377 makale ve 70 CD, DVD bulunuyor... Diğer bir deyişle, kütüphanenin yer aldığı ahşap yapının içinde bambaşka bir zaman tüneli daha bekliyor ziyaretçileri. Yalnızca internet araştırmasıyla ulaşılması pek mümkün olmayan yayınlar arasında vakit geçirmek eşsiz bir deneyim. Araştırmacıların ise bir şekilde yolları buraya düşmüş, düşüyormuş zaten...

 

 

Bahçeye gelen tüm ziyaretçilerin kullanımına açık olan kütüphane, dışarıya ödünç kitap vermiyor; fakat istenen çalışmaları tarayarak edinmek mümkün. Hafta içi günlerde, 10:00-17:00 saatleri arası açık olan kütüphanenin kataloğuna da bahçenin web sitesinden ulaşabilir, katalog taraması yapılabilir. (www.ngbb.org.tr) Kütüphane sorumlusu Ayşe Yazar da, size yol gösterecektir...

 

 

 

 

 


 

 

 

Fotoğraflar: Pelin Ulca

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Kusur: Türkçede herhangi bir konuda yaptığımız yanlışı anlatan ya da hatamızı belirten bir kelime. Toplumsal yaşayışımızda ve bireysel ilişkilerimizde de bu sözcükle daima karşılaşırız. Aslında, günlük yaşamımız içinde sıkça kullandığımız biçimi ise, “Kusura bakma”dır. Bu, negatif bir anlam içeriyor gibi görünse de, ilişkilerde kişiye özel bir alan açar.

James Baldwin yalnızca başarılı bir romancı değil, aynı zamanda bir deneme yazarı ve gözüpek bir insan hakları savunucusuydu. Lithub, Baldwin’in doğumunun 94. yılında, 2 Ağustos günü,  çeşitli yazı ve söyleşilerinden oluşturulmuş getirilmiş bir alıntı derlemesi paylaştı.

İzleyici koltuğunun edilgenliğinden çıkıp sinemayla farklı düzlemlerde ilişki kurmak, yeri geldiğinde yönetmenin zihninde bir filmin nasıl tasarlandığının kapılarını aralamak isteyenler için Türkçede hatırı sayılır bir külliyat oluşmaya başladı.

Nazilerin 1933 yılından itibaren toplu kitap yakma eylemlerine hız verdiği, 1945 yılına dek de bu tarihe geçecek utanç verici pratiği sürdürdüğü biliniyor. Naziler tarafından yakılan tüm kitapların bir listesini hazırlamak imkansız olsa da, 4 bin farklı yapıtın kopyalarının yakıldığı tahmin ediliyor.

Ayşe Acar, ikinci kitabı Yeşil Adam’ın henüz yayımlandığı “Yüzyıl” serisinde, üç bölgeye ayrılmış bir dünyada geçen felsefi bir bilimkurgu öyküsü anlatıyor.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.