Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Özel Kütüphaneler 3 // Yapı Kredi Araştırma Kütüphanesi




Toplam oy: 178

Yaklaşık iki yıllık bir süre içinde yenilenerek birkaç ay önce tekrar hizmete giren Yapı Kredi Kültür Sanat binası, kültür sanat takipçilerini bir hayli heyecanlandırdı. Hatta belki de bir süredir İstiklal Caddesi'ne uğramayanlar, yollarını bir kez daha o tarafa düşürdüler. Mimarisiyle, Akdeniz heykelinin yeni konumuyla, kitapçısıyla çokça konuşuldu; özellikle sosyal medyada çokça fotoğrafı paylaşıldı. Ancak bütün bu süreçte, binanın aslında –yalnızca bir kitabevi değil– bir sanat merkezi olarak hizmet verecek olması biraz geri planda kaldı gibi görünüyor. Örneğin bütün bu yenilenme hikayesinin bir unsuru da Yapı Kredi Araştırma Kütüphanesi.

 

 

 

 

Çoğunluğu tarih, sanat, edebiyat ve İstanbul kenti konularında olmak üzere 80.000 cilde ulaşan kitap koleksiyonuna sahip olan Yapı Kredi Araştırma Kütüphanesi beş ana bölümden oluşuyor: Genel Koleksiyon, Yazma Eserler, Nadir Basma Eserler, Süreli Yayınlar ve Yapı Kredi Yayınları olmak üzere... Kütüphanede ayrıca satın alma veya bağış yoluyla kuruma kazandırılan özel koleksiyonlar ve arşivler de yer alıyor. Prof. M. Fuat Köprülü, Prof. Cavit Baysun, Falih Rıfkı Atay, Hamdullah Suphi Tanrıöver, İsmail Hikmet Ertaylan, Küçük Sait Paşa, Şevket Rado, Vedat Nedim Tör, Yaşar Nabi Nayır, Memduh Tayanç, Orhan Burian ve Yahya Kemal Beyatlı’nın bu koleksiyonları araştırmacıların kullanımına açılacak. Bu koleksiyonlarda bulunan kitap, dergi, gazete ve yazmalar araştırmacılara daha iyi hizmet sunulması amacıyla genel koleksiyonda ilgili bölümler içine dahil edilmiş. Arşiv malzemesi niteliğinde olan evrak, resim, kartpostal, mektup vb materyaller ise ayrıca düzenlenmiş ve yakında okuyucuların hizmetine sunulacak.

 

 

 

 

 

 

Binanın yenilenmesiyle birlikte gelen yeniliklerden biri ise, kütüphane içerisinde sergi alanlarının açılmış olması. Böylelikle okuma ve kitapla ilgili tematik sergilere de ev sahipliği yapıyor Yapı Kredi Araştırma Kütüphanesi. Pazartesiden cumaya 10.00-17.30 saatleri arasında hizmet veren kütüphanede bir üyelik sistemi bulunuyor; basılı ve dijitalleştirilmiş kaynakları kullanmada öncelik üyelere ait ama aslında herkese açık bir kütüphane. Üstelik, baskısı tükendiği için muhtemelen alt kattaki kitapçıda bulamayacağınız YKY kitaplarının tümüne göz atma imkanı var!

 

 

 

 

 


 

 

 

Fotoğraflar: Pelin Ulca

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Yaratıcılık üzerine sık sık yazan Oliver Sacks, The River of Consciousness adlı kitabında şöyle der: “Yaratıcılık yalnızca bilinçli bir idmanı değil, bilinçdışı bir hazırlanma sürecini de kapsar. Bu bir kuluçka dönemidir. Size ilham veren, sizi etkileyen unsurları özümsemek ve onları yeni bir nizam dahilinde sentezlemek için bilinçdışı mekanizmalar elzemdir.”

Klasikleri okumamak için sıralanan bahanelerden ilki hacimleriyle, "bitmek bilmeyen sayfalarıyla" ilgili olur genelde.

Siz de maaş günü soluğu kitapçıda alanlardan mısınız? Eğer öyleyse, kitapların gitgide daha da pahalılaştığını kolaylıkla fark etmişsinizdir. Üstelik, Türkçe kitaplar kadar İngilizce kitapları da takip etmeye çalıştığınızı düşünün... Her ne kadar kitaplara harcanan paranın hiçbir zaman boşa harcanmadığına inansam da, bazen, okuma bağımlılığıma yıllardır ne kadar para yatırdığımı merak ederim.

Bazı romanlarda, müziğin sayfalardan çıkıp odayı -yahut da bulunduğunuz mekanı- doldurduğunu hissedersiniz. "Söz uçar yazı kalır" belki ama, bazen de müzik kelimeler sayesinde sayfaların arasından uçar, üstelik zihinden kolayca silinmez.

 

Ahmet Uluçay’ın geçtiğimiz günlerde Küre Yayınları tarafından okurlarla buluşturulan güncesi, çocukluğun düş dünyasından yaşamı boyunca çıkmayan, çıkmayı reddeden bir hayalcinin yaşamından izler taşıyor. Uluçay’ın öyküsüne vâkıf olanlar anımsarlar; Kütahya’nın Tepecik köyünde doğar, küçük yaşta film çekme sevdasına tutulur.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.