Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Özel Kütüphaneler 8 // Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi




Toplam oy: 91

2012 yılında kurulan Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi, Türkiye'de kreatif sanatlarla ilgili geniş kapsamlı ve güncel bir koleksiyona sahip ilk özel kütüphane olma özelliğini taşıyor. İstanbul Nakkaştepe’deki Vakko Moda Merkezi kapsamında faaliyet gösteren kütüphane, 15.000 civarında kitap ve sürekli güncellenen basılı, dijital, görsel bir arşive sahip; 200’den fazla belgesel DVD’sine de ulaşmak mümkün.

 

 


Moda, mimari, resim, tasarım, fotoğraf, müzik, sinema ve heykel sanatı gibi birçok farklı disipline yönelik kaynağa ulaşmanın mümkün olduğu koleksiyonda, sınırlı sayılarda üretilen kitaplar, ilk baskılar ve kütüphaneye özel imzalanmış nüshalar bir adım öne çıkıyor. (Örneğin Peter Beard, Karim Rashid, Craig McDean, Carine Roitfeld, Hüseyin Çağlayan, Pamela Golbin, Cecilia Dean, Halil Altındere, Stephen Jones, Wally Olins ve Walter Steiger gibi birçok ünlü ismin imzalı yayını koleksiyonda yer alıyor.)

 


Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi’nin ayrıca paneller, workshoplar, sempozyumlar, imza günleri, film gösterimleri ve kültür-sanat festivalleri gibi etkinliklere de ev sahipliği yaptığını da hatırlatalım. Herhangi bir üyelik zorunluluğu bulunmayan Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi, hafta içi her gün 10:00-17:30 saatleri arasında ziyaret edilebilir; ancak öncesinde kutuphane@vakko.com.tr adresine e-posta göndererek randevu almak gerekiyor.

 

 

Kütüphaneyle ilgili detaylı bilgiye de vakko.com.tr'den ulaşabilirsiniz.

 

 

 

 

 


 

 


 
Fotoğraflar: Pelin Ulca

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Meksikalı yazar Juan Rulfo (1918-1986), Ova Alev Alev’de bilinç akışı, iç monolog, geri dönüş gibi öyküleme tekniklerini kullanarak, Meksika deyince akla gelen şiddet ve sömürüyü etkileyici bir dile dönüştürüp öyküleştirir.

Bir ateşin başına toplanıp hikâyeler dinlemeye başladığımızdan bu yana doğaüstü kahramanlar ve onların mucizevi maceraları hayallerimizi süslüyor. Arkaik insan için hikâyelerdeki mucizeleri yaşadığı dünyaya dâhil etmek son derece olağanken modern insanın tarih ve bilim ile kurduğu ilişkinin, büyülü zamanlarla olan bağını kopardığına inanılır.

Yu Hua! Onu, bir romanının isminden mülhem modern Çin edebiyatının Kanını Satan Adam’ı olarak isimlendirebiliriz. Zira memleketinden uzaklarda, sürgün hayatı yaşayıp damarlarındaki hınzır hikâyeleri damıtarak yaşaması zor bir iş olsa gerek. Ne de olsa insanlar için kan neyse yazarlar için hayal odur.

 

Kadim zamanlardan beri “yalan” her din, her inanış ve her dünya görüşünce lanetlenmiştir. Tarihte yalanı hoş gören bir kavme denk gelmek mümkün değildir. Yine de insanın olduğu her yerde ve zamanda yalan “kullanılan” bir araçtır. Kimi zaman gerekmese bile yalan söyler insanlar. Yalanın yüzü insana daha sıcak, daha parlak görünür çoğu zaman.

 

Mad Max (2015), kıyamet-sonrası (post-apokaliptik) dünyanın kendi başına bir savaşçısı olan mücadeleci Max’ın muhtelif maceralarından oluşan macera-aksiyon türünde bir video oyunu. Kum altında kalmış havaalanlarından (Underdune), metro istasyonlarına; dağ, vadi diplerinden çok tuhaf yaylalara çeşit çeşit kamplarda efsane arabamız Magnum Opusla geziyoruz.

Söyleşi

Selim İleri ile edebiyat ve hayat hakkında

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editör'den

Edebi türler arasındaki tartışmaları her zaman büyük bir keyifle izlemişimdir. Bu tartışmalar arasında kuşkusuz, hangi türün daha eski olduğuna dair tartışma, yazarları, şairleri ikiye böler. Şairler, şiirin en eski edebi tür olduğu iddiasındadırlar. Hikâyeciler ise insanın “tahkiye” etme ihtiyacından dolayı hikâye türünü ilk insana kadar dayandırırlar.