Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Özel Kütüphaneler 8 // Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi




Toplam oy: 124

2012 yılında kurulan Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi, Türkiye'de kreatif sanatlarla ilgili geniş kapsamlı ve güncel bir koleksiyona sahip ilk özel kütüphane olma özelliğini taşıyor. İstanbul Nakkaştepe’deki Vakko Moda Merkezi kapsamında faaliyet gösteren kütüphane, 15.000 civarında kitap ve sürekli güncellenen basılı, dijital, görsel bir arşive sahip; 200’den fazla belgesel DVD’sine de ulaşmak mümkün.

 

 


Moda, mimari, resim, tasarım, fotoğraf, müzik, sinema ve heykel sanatı gibi birçok farklı disipline yönelik kaynağa ulaşmanın mümkün olduğu koleksiyonda, sınırlı sayılarda üretilen kitaplar, ilk baskılar ve kütüphaneye özel imzalanmış nüshalar bir adım öne çıkıyor. (Örneğin Peter Beard, Karim Rashid, Craig McDean, Carine Roitfeld, Hüseyin Çağlayan, Pamela Golbin, Cecilia Dean, Halil Altındere, Stephen Jones, Wally Olins ve Walter Steiger gibi birçok ünlü ismin imzalı yayını koleksiyonda yer alıyor.)

 


Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi’nin ayrıca paneller, workshoplar, sempozyumlar, imza günleri, film gösterimleri ve kültür-sanat festivalleri gibi etkinliklere de ev sahipliği yaptığını da hatırlatalım. Herhangi bir üyelik zorunluluğu bulunmayan Vitali Hakko Kreatif Endüstriler Kütüphanesi, hafta içi her gün 10:00-17:30 saatleri arasında ziyaret edilebilir; ancak öncesinde kutuphane@vakko.com.tr adresine e-posta göndererek randevu almak gerekiyor.

 

 

Kütüphaneyle ilgili detaylı bilgiye de vakko.com.tr'den ulaşabilirsiniz.

 

 

 

 

 


 

 


 
Fotoğraflar: Pelin Ulca

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

28 ağaçtan oluşan küçük bir orman yarattın. Yeni kitabın Ağaç Alfabesi’nden söz ediyorum. Nereden aklına geldi bu fikir?

 

Köklerimizi, kendi isimlerimizin yazdığı karton kahve bardaklarında aradığımız bugünlerde masallara, masallarımızı okumaya, dinlemeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var gibi görünüyor. Mesafenin kaybolduğu, ben ve öteki, özne ve nesne, gerçeklik ve görüntüler arasındaki sınırların tamamıyla birbirine karıştığı günümüzde, doğru yolu, kendi yolumuzu bulabilmek çok daha zor.

Yıllar önce Hatice Meryem’in İnsan Kısım Kısım Yer Damar Damar’ını okuduğumda bir hazineyle karşılaştığımın farkındaydım. Bu romanda “Sıradan Bir Eteğin Harikulade Geçmişi” başlıklı kısacık bir bölüm vardır. Bir eteğin satın alınışından toz bezine dönüşene değin geçirdiği sergüzeşti anlatır.

“Dışarıdan geçen her uçağa gözüm takılıyor. Şimdi ayaklarımın altına bir Boeing çakılsa… Yerden yükselen kara duman, duvarları eriten sıcak, patlayan pencereler, havasızlıktan boğulmak, panik, intiharlar, alevler içindeki merdivenlere doğru koşmak, gözyaşları ve çığlıklar, umutsuz telefon konuşmaları neymiş öğrenirdim. Oysa oldu bu. Bu olay oldu ve olanı anlatmak mümkün değil...”

Yazdığı romanlar ya da şiirlerle ün kazanmış birçok yazarın, biri kadim diğeri modern bu iki tür arasında sıkışıp kalmış ve bir türlü hak ettiği yeri tam olarak bulamamış olan öykü türünde de eserler verdiğini biliyoruz. Fakat, eğer bir yazar sadece öykü türünde eserler vermemişse, çoğu zaman öyküleriyle anılmaz.

Söyleşi

UNESCO Somut Olmayan Kültür Mirası Listesi'ne alınan Dede Korkut Hikâyeleri hem Türkler hem dünya kültür tarihi için niçin bu kadar önemli?

 

ŞahaneBirKitap

Svetlana Aleksiyeviç, "yepyeni bir edebi tür" olarak tanımlanan, uzun bireysel monologları farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla 2015 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.

Editörden

Masalların hayallerden beslenen, gerçeklerin dünyasından ayrılan garip bir zemini var. Gerçeklerin dünyasından ayrılsa da, her masal kendi gerçekliğini, daha önce duymayıp, görmediğimiz bir hakikati bize fısıldar. Hakikatin bambaşka yollardan geçebileceğine inandırır; zengin hayaller peşinde, sınırsız âlemlere yolculuk etmenin anahtarlarını sunar bize.