Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Yazarlar ve en sevdikleri daktiloları




Toplam oy: 20

Daktilolar, ilham veren bir yazı aleti olma özelliklerini yitirdiler sanki son yıllarda. Daktilo ve plak gibi nesneler, hispter’lıkla, nostalji ya da retro düşkünlüğüyle bir tutulmaya başlandı; ilham için basit bir kalemin yeterli olduğu görüşü giderek daha çok hakimiyet kazandı. Kaleme silgiye ulaşmak basit, onları yanımızda taşımak zahmetsiz; üstelik ses de çıkarmıyorlar... Sade olan kazanır elbette!

 

Yine de unutmamak lazım ki, her yazarın kendine has bir yazma pratiği var. Kendini kaptırarak yazmak, ilhamla, coşkuyla kelimeleri ardı ardına dizmek için çoğu yazarın kendine has bir rutini var. Bu rutinler bir kez yerleşti mi, onları kırmak da hayli zor!

 

 

Daktilolar da, her harfi önemsemenizi sağlayan sesleri ve yazma deneyimini farklılaştıran yapıları itibariyle retro akımına kurban edilmeyecek kadar önemli araçlar. Bookstr, 22 Haziran’da kutlanan Daktilo Günü (!) vesilesiyle ünlü yazarların daktiloları ile kurdukları ilişkiyi hatırlattı bize.

 

 

Agatha Christie

 

 

Christie, edebiyat dünyasındaki çıkışını ablasının Empire marka daktilosunda yazdığı metinlerle yapmıştı, ancak onun gözde daktilo markası Remington'dı. Kader ağlarını ördü, Christie el bileğini kırdı ve bir daha da daktilo kullanamadı.

 

 

 

Ernest Hemingway

 

 

Hemingway yazarlık hayatı boyunca çok farklı model ve markada daktiloları denedi. Aralarında en sevdiği marka ise Royal Quiet Deluxe’tü.

 

 

 

Mark Twain

 

 

Mark Twain ilk daktilosuna 1874 yılında sahip olmuştu. Tom Sawyer’ın ilk taslağını daktiloyla yazdığı söylenir.

 

 

 

Maya Angelou

 

 

Angelou, şiirlerini Adler marka elektronik daktilosunda yazıyordu. Yıllarca kullandığı daktilosu ölümünün ardından bir müzayedede 5 bin dolara satıldı.

 

 

 

Tennessee Williams

 


Williams, burada saymakla bitmeyecek kadar çok metne imza atarken, Remington’dan Smith-Corona’ya çok çeşitli markalara sahip daktilolar kullandı.

 

 

Truman Capote

 

 

Capote, yazma pratiğini şöyle anlatıyor: "Başlangıçta daktilo kullanmıyorum. Öncelikle kalem kağıt kullanarak yazıyor, daha sonra tekrar kalemle tüm düzeltmelerimi yapıyorum. Üçüncü müsveddeyi özel bir sarı kağıt kullanarak, daktilomda yazıyorum. Bunu yapmak için yatağımdan çıkmıyorum bile. Makineyi dizlerimin üzerinde hizada tutabiliyorum ve dakikada 100 kelime yazabiliyorum."

 

 

AB

 

 

 


 

 

 

Görsel: Unsplash

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

 

 

Adında Titanik olan, Fernando Pessoa’yı, Karl Marks’ı konuşturan, kahramanları Céline, Jean, David gibi isimler taşıyan Avrupalılardan oluşan ve Berlin’de ya da New York’ta geçen “yerli” kitapların sayısının arttığı sizin de dikkatinizi çekti mi?

 

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.