Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Yazmayı konu edinen filmler




Toplam oy: 167

Yazmak ya da yazar olmak kimileri için bir heves, kimileri için hayal. Fakat kimileri için de bir yaşam biçimi, hatta bir tutku. Yazmayı yaşam biçimi haline getiren, bu tutkunun peşinden koşanlar için hayat kimi zaman epey zorlu olabilir. Yaratıcı bir hayat sürmek, dahası günlük hayat ve geçim derdi içinde yaratıcılığınızı ortaya koymak zordur. Fakat her zorluk kalbinde bir hikaye taşır. Bu hikayelerse çoğu kere sinemanın ilgi alanına girmiş ve ortaya yazmayı ve yazarlığı konu edinen bir dizi film çıkarmıştır. İşte yazarların dünyasını merak eden, yazar olmak isteyip nereden başlayacağını bilemeyen veya sadece ilginç bir film izlemek isteyenler için birkaç film önerisi...

 

1. Nefret - Jean-Luc Godard

 

Usta yönetmen Jean-Luc Godard'ın imzasını taşıyan bu filmin başrol oyuncularından biri de ünlü yıldız  Brigitte Bardot. Film yeterince "ticari" bulunmayan bir senaryoyu yeniden yazması için işe alınan romancı ve senarist  Paul Javal'ı (Michel Piccoli) ve bu süreçte Javal'ın  Camille (Brigitte Bardot) ile olan evliliğindeki sarsıntıyı anlatıyor.

 

 

 

 

2. Sunset Bulvarı - Billy Wilder

 

Başrollerinde Gloria Swanson ve William Holden'ın yer aldığı Billy Wilder yönetmenliğindeki film Hollywood'un senaristlerin yaşamına duyduğu ilginin bir diğer sonucu. Adını Los Angeles'ta yer alan ünlü bulvardan alan film iş bulmakta zorluk çeken Hollywood senaristi Joe Gills (William Holden) ile unutulmuş ve hınç dolu eski bir Hollywood yıldızı olan Norma Desmond'ın hayatlarının kesişmesini konu ediniyor.

 

 

 

3. Cinnet - Stanley Kubrick

 

Cinnet sadece bir yazarı konu edinmesiyle değil, Stephen King'in Medyum adlı romanından uyarlanmış olmasıyla da edebiyatseverlerin dikkatini çekecek cinsten. Jack Nicholson'ın Jack Torrance rolünde devleştiği bu film alkolizm sorunları ve sinirli yapısı yüzünden öğretmenlik işini kaybetmiş Jack Torrance adında bir yazarın dağ başındaki bir otelin bakıcılık işini kabul etmesiyle başlar.

 

 

 

4. Barton Fink - Joel ve Ethan Coen

 

İlk oyununun Broadway'de yakaladığı başarının keyfini sürmekteyken kendisine teklif edilen bir senaryo işini kabul eden ve yerleştiği harap otelde bir türlü yazmaya başlayamayan Barton Fink'in hikayesiyle karşı karşıyayız. Burada birçok kişiyle tanışan Barton Fink'in hikayesinde Hotel Earle'in izleyicide yarattığı hissiyat da önemli bir yere sahiptir.

 

 

 

5.Çin Kahvesi - Al Pacino

 

Usta oyuncu Al Pacino'yu oyuncu olarak izlemekle kalmayıp yönetmen koltuğunda da görürüz Çin Kahvesi'nde. Hayatını kapıcılık yaparak kazanan ve kitaplarını zar zor yazabilen bir yazar olan Harry Levine'in (Al Pacino) bir borcu tahsil etmek üzere yanına uğradığı fotoğrafçı Jake Manheim'yle ( Jerry Orbach) olan sohbetine davet eder izleyiciyi.

 

 

 

 

6. Yaramaz Harry - Woody Allen

 

Bir edebiyat ödülü kazanmayı hevesle bekleyen, fakat feci bir yazar tıkanmasından mustarip olan Harry Block'un hikayesi Woody Allen'ın kendine özgü mizahının da iyi bir örneğidir. Hikaye boyunca Harry'nin çoksatan kitabı adeta "vücut bulur." Film boyunca Woody Allen'a Kirstie Alley, Bob Balaban, Billy Crystal, Mariel Hemingway, Demi Moore ve Robin Williams gibi birçok ünlü oyuncu eşlik etmektedir.

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Siyah Kitap etiketiyle raflardaki yerini alan Edebi Ziyafet, C.S.

Bakir kalmış coğrafyasına, elverişli fiyatlarına, ortaçağ kasabalarını hatırlatan dokunulmamış mimarisine, havasının ve suyunun kattığı lezzetli yiyeceklerine kapılan turistler, zamanında yaşanmış sert idari dönemlerin ve kıyasıya savaşların sonuçları için şöyle bir ahlanıp vahlanırlar, ama sonrasında gidecekleri başka bir yere geçerler.

Ayin ismiyle Türkçeye çevrilen Hereditary (2018) korku türüne düşkün olanların uzun zamandır merakla beklediği filmdi ve görünüşe bakılırsa bekleyişe değdi. Tüm dünyada büyük ses getiren film, klasik korku unsurlarını özleyenleri de, alt metni bol, ailevi meseleleri deşen çetrefil bir korku filminin eksikliğini çekenleri de fazlasıyla etkilemiş gözüküyor.

Usta ile Margarita; hiç kuşkusuz, Mihail Bulgakov’un başyapıtı. İlk kez 1966 yılında Moskova Dergisi tarafından –sansürlenerek de olsa– basılan kitap, eleştirmenleri şaşkınlığa uğratır; sunduğu, yepyeni bir anlatı şeklidir çünkü.

Simon Kuper’in futbolun siyasetle, toplumsal hareketlerle bağını 22 ülkeden örneklerle ortaya koyduğu kitabı Futbol Asla Sadece Futbol Değildir insanlık tarihinin bu en popüler oyununa farklı bir bakış geliştirerek bir dönüm noktası olmuştu. Kuper, sırf kitabın başlığıyla bile, futbolla eril dilin holiganımsı refleksleri dışında bir ilişki kuranlara büyük bir armağan vermiş oldu.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.