Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Dosya


Dosya

Yazmayı konu edinen filmler




Toplam oy: 78

Yazmak ya da yazar olmak kimileri için bir heves, kimileri için hayal. Fakat kimileri için de bir yaşam biçimi, hatta bir tutku. Yazmayı yaşam biçimi haline getiren, bu tutkunun peşinden koşanlar için hayat kimi zaman epey zorlu olabilir. Yaratıcı bir hayat sürmek, dahası günlük hayat ve geçim derdi içinde yaratıcılığınızı ortaya koymak zordur. Fakat her zorluk kalbinde bir hikaye taşır. Bu hikayelerse çoğu kere sinemanın ilgi alanına girmiş ve ortaya yazmayı ve yazarlığı konu edinen bir dizi film çıkarmıştır. İşte yazarların dünyasını merak eden, yazar olmak isteyip nereden başlayacağını bilemeyen veya sadece ilginç bir film izlemek isteyenler için birkaç film önerisi...

 

1. Nefret - Jean-Luc Godard

 

Usta yönetmen Jean-Luc Godard'ın imzasını taşıyan bu filmin başrol oyuncularından biri de ünlü yıldız  Brigitte Bardot. Film yeterince "ticari" bulunmayan bir senaryoyu yeniden yazması için işe alınan romancı ve senarist  Paul Javal'ı (Michel Piccoli) ve bu süreçte Javal'ın  Camille (Brigitte Bardot) ile olan evliliğindeki sarsıntıyı anlatıyor.

 

 

 

 

2. Sunset Bulvarı - Billy Wilder

 

Başrollerinde Gloria Swanson ve William Holden'ın yer aldığı Billy Wilder yönetmenliğindeki film Hollywood'un senaristlerin yaşamına duyduğu ilginin bir diğer sonucu. Adını Los Angeles'ta yer alan ünlü bulvardan alan film iş bulmakta zorluk çeken Hollywood senaristi Joe Gills (William Holden) ile unutulmuş ve hınç dolu eski bir Hollywood yıldızı olan Norma Desmond'ın hayatlarının kesişmesini konu ediniyor.

 

 

 

3. Cinnet - Stanley Kubrick

 

Cinnet sadece bir yazarı konu edinmesiyle değil, Stephen King'in Medyum adlı romanından uyarlanmış olmasıyla da edebiyatseverlerin dikkatini çekecek cinsten. Jack Nicholson'ın Jack Torrance rolünde devleştiği bu film alkolizm sorunları ve sinirli yapısı yüzünden öğretmenlik işini kaybetmiş Jack Torrance adında bir yazarın dağ başındaki bir otelin bakıcılık işini kabul etmesiyle başlar.

 

 

 

4. Barton Fink - Joel ve Ethan Coen

 

İlk oyununun Broadway'de yakaladığı başarının keyfini sürmekteyken kendisine teklif edilen bir senaryo işini kabul eden ve yerleştiği harap otelde bir türlü yazmaya başlayamayan Barton Fink'in hikayesiyle karşı karşıyayız. Burada birçok kişiyle tanışan Barton Fink'in hikayesinde Hotel Earle'in izleyicide yarattığı hissiyat da önemli bir yere sahiptir.

 

 

 

5.Çin Kahvesi - Al Pacino

 

Usta oyuncu Al Pacino'yu oyuncu olarak izlemekle kalmayıp yönetmen koltuğunda da görürüz Çin Kahvesi'nde. Hayatını kapıcılık yaparak kazanan ve kitaplarını zar zor yazabilen bir yazar olan Harry Levine'in (Al Pacino) bir borcu tahsil etmek üzere yanına uğradığı fotoğrafçı Jake Manheim'yle ( Jerry Orbach) olan sohbetine davet eder izleyiciyi.

 

 

 

 

6. Yaramaz Harry - Woody Allen

 

Bir edebiyat ödülü kazanmayı hevesle bekleyen, fakat feci bir yazar tıkanmasından mustarip olan Harry Block'un hikayesi Woody Allen'ın kendine özgü mizahının da iyi bir örneğidir. Hikaye boyunca Harry'nin çoksatan kitabı adeta "vücut bulur." Film boyunca Woody Allen'a Kirstie Alley, Bob Balaban, Billy Crystal, Mariel Hemingway, Demi Moore ve Robin Williams gibi birçok ünlü oyuncu eşlik etmektedir.

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Dosya Yazıları

Sözcüklerin Farklı  Rotası: Deli Bal

Bir dönem fazlasıyla popüler olan anket defterlerinin tarihi hayli gerilere dayanıyor aslında. Ünlü Fransız yazar Marcel Proust henüz 13 yaşındayken de bir hayli popülermiş bu defterler. Öyle ki 13 yaşındaki Proust böyle bir defter satın alıp içindeki İngilizce soruları yanıtladıktan sonra arkadaşı Antoinette Faure’a doğum günü hediyesi olarak vermişti.

Koleksiyoncular, eski yayıncılar ve üreticilerle konuşursanız eğer, benzer yorumlar duyarsınız; Türkiye’de çizgi roman yayıncılığının altın çağının 1955-1975 yılları arasında yaşandığına inanılır. Sonrasında satışların düştüğü, doksanlı yılların başında kaybolma raddesine geldiği anlatılır.

Edebiyat ve felsefe deyince akla ilk olarak dilin kıvraklığı ile düşüncenin keskinliği bir araya gelse de, arka planda sıklıkla aşk hikayesi görürüz. Ustaca ve birikimle yazılan mektuplar oluşturur bu hikayeyi. Lübnan asıllı ressam, şair ve filozof Halil Cibran da aşk mektuplarıyla bilinen isimlerden.

Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz:  Siz Jules Verne'i niçin okuyorsunuz?

 

Söyleşi

Jean-Paul Didierlaurent ile söyleşi:


“Okunmayan kitap, ölü kitaptır. Bu yüzden ortadan kalkması mı gerekir?”

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.