Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Eleştiri

Eleştiri

DündenYarına // Mucizevi yazarlar



Toplam oy: 16
Reşad Ekrem Koçu
Doğan Kitap
Reşad Ekrem Koçu'nun son yayımlanan kitabı da, kendisi gibi mucizevi iki yazar hakkında: Ahmed Rasim ve Ahmed Refik.

Reşad Ekrem Koçu dünden bugüne ve hatta yarına, hiç kuşkusuz, Türkçenin en önemli tarihçilerinden, araştırmacılarından, yazarlarından biri... Tıpkı Şemsettin Sami, İbnülemin Mahmut Kemal İnal, Ahmed Refik Altınay, Abdülbaki Gölpınarlı gibi bir ömre onlarca eser sığdırmış, teknolojinin bu kadar yaygın olduğu bir çağda yaşamamıza rağmen tek başına bir kişi bunları nasıl yazmış diye bizi hayrette bırakan mucizevi bir yazar. Koçu'nun kitapları Doğan Kitap tarafından yayımlanmaya başladı ve eserleri teker teker okuyucuyla (yeniden) buluşuyor. Koçu’ya ait eserlerin bugünün okuruyla buluşması, bu mucizevi yazarı daha yakından tanımak ya da hiç tanımayan kuşakları onunla tanıştırmak için önemli bir girişim. Koçu'nun bu kapsamda son yayımlanan kitabı da kendisi gibi mucizevi iki yazar hakkında: Ahmed Rasim ve Ahmed Refik.

 


Ahmed Rasim hem gazeteci, hem romancı, hem hikaye, hem güfte yazarı ve daha birçok vasfa sahip bir isim; o da tıpkı Reşad Ekrem Koçu gibi İstanbul'un hovardalık hayatından sokaklarına, kabadayılarına kadar Şehir Mektupları'nı yazmış, her dem zevkle okunan bir yazar. (Keşke Ahmed Rasim'in tüm eserleri de külliyat halinde yayımlansa, diye düşünmeden edemiyoruz. Ancak tabii diline hiç dokunulmadan, sadeleştirilmeden, orijinal haliyle. Çünkü Ahmed Rasim'in yazdıklarında muhteşem bir dil zevki de vardır.) Kitabın Ahmed Rasim ile ilgili bölümünü, Reşad Ekrem Koçu, onun hayat hikayesini bizzat yazarın kendi ağzından anlatarak kuruyor; Ahmed Rasim'in Gecelerim, Falaka, Muharrir Bu Ya, Muharrir-Şair-Edip gibi eserlerinden alıntılar yaparak. Ardından Ahmed Rasim'in farklı türlerdeki eserlerinden seçmeler veriyor. Fakat bu bölümün en önemli tarafı, sonunda yer alan Ahmed Rasim bibliyografyası. Bu bibliyografya yine çok önemli bir araştırmacı, edebiyat tarihçisi olan Mustafa Nihat Özön tarafından hazırlanmış. Bu bibliyografya, Ahmed Rasim hakkında hazırlanmış en detaylı bibliyografya ve sadece eserin bu kısmı bile kitabı eşsiz kılmaya yetiyor. Buradan Ahmed Rasim hakkında birçok araştırmaya kapı açılabilir. Keşke birileri hemen kolları sıvamaya başlasa!

 

Kitabın ikinci bölümü de, Reşad Ekrem Koçu'nun hocası Ahmed Refik Altınay'a ayrılmış. Önemli bir tarihçi olan Ahmed Refik'in hayat hikayesinin ardından –tıpkı Ahmed Rasim bölümünde olduğu gibi– eserlerinin detaylı bir bibliyografyası veriliyor, sonrasında Ahmed Refik'in ölümünün yarattığı yansımaları anlatan parçalar koyulmuş. Onun hemen ardından da Ahmed Refik'in eserlerinden bir seçki yapılmış.


Ahmed Refik Altınay, Ahmed Rasim vb. isimlerin sayısız makaleleri gazetelerde, dergilerde bir araya getirilmek ve çalışılmak için araştırmacıları bekliyor. Yakın dönemde Refik Halit Karay külliyatını olağanüstü bir gayretle hazırlayan (yazıları tematik olarak sınıflandıran, her bir kitabın başına önsözler yazan ve bunları dili hiç bozmadan yapan) Tuncay Birkan gibi isimlere ihtiyacımız var; söz konusu yazarlara yaraşır selam gönderecek birilerine... Yakın bir zamanda bunun da gerçekleşmesi dileğiyle...

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Hasta ve geri döndürülemez biçimde sakatlanmış çocuklarla dolu bir hastanenin koridorlarında dolaşırken, Scott Stambach’in beni oraya nasıl sürüklediğini merak etmekten kendimi alamadım. Belki özel ihtiyaçları olan çocuklara öğretmenlik yapması, belki de Çernobil gibi bizi de çok yakından etkileyen bir konu seçmesi bu etkiyi yaratıyordu.

Üç Yaşam’ın orijinali yayımlandıktan kısa bir süre sonra, 1910’da, Chicago Record-Herald gazetesinde kitap hakkında şöyle bir yazı yer almış; "Stein, hayata dair parçaları değil, hayatı olduğu gibi ortaya koyuyor.’’ Kimilerine göre modern edebiyatın en önemli eserlerinden biri olan Üç Yaşam, başta Hemingway olmak üzere birçok yazarı etkilemiş, ilham kaynağı olmuş.

“Ardıç ağacı kutsal kabul edilmiş bir bitkidir, uzun ömürlüdür. Tohumu nice hastalığın tedavisinde ve yemeklere koku ve tat vermek amacıyla da kullanılır…” gibi bir sözlük tanımıyla açılıyor Selçuk Altun’un Ardıç Ağacının Altında başlıklı yeni romanı. Kapağında ise, arka planında bir ardıç ağacı bulunan,  Da Vinci imzalı bir portre olan Ginevra de’ Benci yer alıyor.

Kirliydi Kar’ın bıraktığı tat, “Çeviriyi 69 yıl beklediğimize değdi!” dedirtecek cinsten. Hemen söyleyelim, Georges Simenon’un ünlü karakteri Maigret’nin yer aldığı bir romanı değil elimizdeki; fakat bu durum onun kuşkuya, suça, adalete, yargıya ve yazgıya değinmediğini ya da daha az değindiğini kesinlikle düşündürmesin. Aksine tam da bu konuları işliyor Kirliydi Kar.

İçinde yaşadığınız dünyayı ve onun güncel gerçekliğini bir yandan deneyimlerken, aynı gerçekliği eşzamanlı olarak çağdaşınız bir yazarın gözünden okumak, okur ile eser arasında normalde olmayan bir ilişki kuruyor.

Söyleşi

İrem Çağıl ile söyleşi:


“Bize sunulan şey ‘iyi’ olmayınca ‘iyi olanı’ bizim arayıp bulmamız gerekiyor.”


Ece KARAAĞAÇ


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.