Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Eleştiri

Eleştiri

Göle bırakılan taşlar



Toplam oy: 296
Gülayşe Koçak
Alfa Yayıncılık
Deneme türü ne güzeldir; zihne küşayiş verir, dili lezzetlendirir, kalbi pırpır attırır, ceviz sandıktaki anıları havalandırır, geleceğin albenili gelinine çeyizler düzdürür.

Tarihçi Ahmet Refik, 1918'de yazdığı yolculuk günlüğüne Hatıralar ve Tahassüsler adını verir. Bizde, edebi bir form olarak günlük tutmanın, biraz daha şekil değiştirerek deneme yazmanın tarihi pek gerilere gitmez. Edebiyat tarihimizde de bu yolu tutanların sayıca az oluşunda üzülüp eseflenecek pek çok şey vardır. Bir nefeste sayabileceğimiz denemecilere bakalım: Dil doktorumuz Nurullah Ataç, yaşama felsefecimiz Nermi Uygur, önce ekmeklerin bozulduğunu hatırlatan Oktay Akbal, dil sincabı Sâlâh Birsel, Türk edebiyatının lebiderya penceresi Tomris Uyar, dil bukalemunu Enis Batur... İkinci bir nefes çekip düşünmeye dursak başka isimler de buluruz elbet ama üçüncü nefese pek bir isim kalmaz. Halbuki deneme türü ne güzeldir; zihne küşayiş verir, dili lezzetlendirir, kalbi pırpır attırır, ceviz sandıktaki anıları havalandırır, geleceğin albenili gelinine çeyizler düzdürür.

 

Fakat gam yok, postmodern estetiğin bu husustaki nimetlerine bakmakta fayda var. Bu yeni estetik türlerin sınırlarını bulanıklaştırarak öyküyü, anlatıyı, denemeyi birbirine yaklaştırıyor. Diğer yandan, kendine dönük yazarın ortaya çıkardığı metinler de ister istemez anı kırıntılarına, kişinin kendi geçmişindeki yoğun duyguların tetiklediği öykü parçalarına yaslanıyor. Yaratıcı yazarlık ve drama atölyelerinde de kursiyerlere metinlerinin daha sahici olabilmesi için kendilerine dönmeleri sık sık salık veriliyor. Bu açıdan bakıldığında, deneme-anı-öykü arası metinlerle daha sık karşılaştığımızı siz de fark etmişsinizdir.

Sözü bağlarsak; edebiyat semasına daha çok roman uçuran, edebiyatın arzında da yaratıcı yazma atölyeleri düzenleyen Gülayşe Koçak, Denemedi Demeyin nam bir eser bıraktı gökyüzümüze. Dört ana bölüm içinde kısa denemelerden oluşan bu metinler, dilleri, biçimleri, üslupları ve perspektifleri bakımından bir önceki yüzyıldan ayrıldığını, tam da bugünün estetiğine hitap ettiğini belli ediyor. Genç cumhuriyete doğmuş yazarlar, kendilerince ciddi, hatta hayat memat meselesi olan mevzuları yazmaya daha meyyallerdi; Gülayşe Koçak ise kendi tecrübeleri, ailesi, arkadaşları, öğrencileri ve hatıraları üzerine yazmayı tercih ediyor. Onlar gazete yazısına, fıkraya, eleştiriye öykünen denemeler yazıyorlardı; Gülayşe Koçak, denemesini öyküleştiriyor. Eski yazarlarda kendilerini edebi bir karaktere –uzak, ciddi, vakur bir gölgeye– dönüştürme eğilimi dikkat çekiyordu; Gülayşe Koçak, ne tatlı bir sesle, olduğu kişi olmaktan memnun olarak kalemi kavrıyor.

 

Diğer bir nokta ise, tam da yaratıcı yazarlık atölyelerinde vurgulandığı üzre müellif, "ben"i önemsiyor. Rilke'yi hatırlayalım, "gittikçe genişleyen halkalar içre yaşarım ben," diyordu. Koçak gölü değil, bir göle bırakılan taşın oluşturduğu halkaların izini sürüyor. Bu durumun eleştirilecek yanları pek fazla. Yazma atölyeleri düşünüldüğünde, gölde bir taş yağmuruyla karşılaşıyoruz. Bu durum, gölle temas etmeye ihtiyaç duyan, kendi çıkaracakları halkaları merak eden kursiyerler için sağaltıcı bir tecrübe olsa da, edebiyat atmosferini çok fazla benmerkezli metinle dolduruyorlar. Fakat Gülayşe Koçak, hem kendinin hem gölün hem de gölgeki diğer canlıların hakkını vererek bırakıyor taşlarını. Kulağımızda duru bir su sesi, burnumuzda yeşimli bir rahiya, dilimizde şekerli bir tat bırakıyor.

 

 

 


 

 

 

Görsel: Muhammed Ali Üzen

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Eleştiri Yazıları

Asimetri Lisa Halliday’in ilk kitabı. Kitap, Time ve New York Times tarafından 2018’in en iyi on kitabı arasında gösterilirken Elle, Oprah Magazine, Kirkus Review gibi birçok mecra da 2018’in en dikkat çeken eserlerinden biri olarak niteliyor kitabı.

 

Ağaçlar’ın dilinden anlıyor muyuz? Yazıldığı dil Almancayı kastetmiyorum elbette, bu yazıda üzerinde duracağım dil evrensel, doğanın dili. Peki ağaçların sesine kulak vermemize vesile olan şey ne? Bir kitap. Hermann Hesse’nin bütün eserlerinin bulunduğu 20 ciltlik baskıdan Volker Michels tarafından derlenmiş Ağaçlar dilimize çevrilerek Kolektif Kitap etiketiyle okura sunuldu.

Aynur Dilber’in ilk öykü kitabı Az Hüzünlü Bir Yer (İz Yay. 2018), gerçekçi ve gerçeküstü tarzda öyküler içeriyor. Ben kendi payıma, kitaptaki gerçeküstü öyküleri daha çok beğendim. Bu beğeninin elbette öznel bir tarafı var ama gerçeküstü öyküleri neden daha çok beğendiğimi kendime sorduğumda, bunun tek sebebinin benim edebiyat zevkim olmadığını itiraf edeyim. Ne demeye çalışıyorum?

Adalet Ağaoğlu’nun eylülde Everest’ten çıkan kitabı Düşme Korkusu adını taşıyor. Bir kitabın ismi içeriğinden bağımsız olabilir, Gülün Adı buna güzel bir örnektir; bazı isimler içeriğe dair ipucu verebilir, bazıları ise tamamen o isim üzerine inşa edilebilir. Düşme Korkusu son gruptan.

I. Dünya Savaşı’nı takip eden günlerde, İrlandalı genç bir meteoroloji uzmanı, Antartika’daki kuş uçmaz kervan geçmez bir adaya bir yıllığına tayin edilir. Onu bırakacak olan gemi, bir önceki meteoroloji uzmanını alıp dönecektir ancak adada karşılaştıkları tek insan, tuhaf ve yabani deniz feneri bekçisi olur.

Söyleşi

Sanat eleştirmeni Samed Karagöz, gazete ve dergilerde çağdaş sanat hakkında kaleme aldığı yazılarını Kamçatka (Profil Yayınları) adlı kitabında bir araya topladı. Karagöz, sanat üzerine yazarken, eleştirirken sanata karşı gösterdiği tutkulu bağlılığı ve sevgiyi hiç kaybetmeden, okuru için özel bir yol haritası da çiziyor.

ŞahaneBirKitap

Edebiyat eleştirmeni Adam Kirsch, Küresel Roman - 21. Yüzyılda Dünyayı Yazmak kitabında bir romanı küreselleştiren şey nedir sorusunun yanıtını arıyor.

Editörden

Kitaplarla ilgili internet sitelerini, dergileri karıştırdığınızda karşınıza çıkan en ilgi çekici içerik, “Hangi kitabı okumalıyım?” sorusuna verilen cevaplardır. Bu cevaplar genelde ortalama bir anlayışın yansımasıdır. Kitap okumak seçkin bir eylemdir ve kitap okuyacak kişi de, bu özel eylemi gerçekleştirmek için en “seçkin” kitabı bulmalıdır.