“Hayvan Yemek” belgeselinden ilk fragman | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

“Hayvan Yemek” belgeselinden ilk fragman



Toplam oy: 46

Jonathan Safran Foer’in 2009 yılında yayımlandıktan sonra tüm dünyada büyük ses getiren ve Türkçeye Hayvan Yemek adıyla çevrilen kitabı, Natalie Portman’ın seslendirdiği bir belgesel olarak karşımızda.

 

 

Her Şey Aydınlandı, Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın ve Buradayım gibi romanlarıyla tanıdığımız Foer, ilk ve tek kurgudışı kitabında, endüstriyel et üretimini sorgulayan ve yeme alışkanlıklarımıza etik bir çerçeveden bakarak milyonlarca insanı etkileyen bir kitaba imza atmıştı.

 

 

 

Foer kitabını şöyle anlatıyordu: “Benim kitabım bir vejetaryenlik kitabı değil. Fabrika ürünü ete karşı çıkmamı anlatan bir kitap. Hayvanların kapalı yerlerde yetiştiği, güneş görmeden, toprağa temas etmeden, hasta olmamalarını ve daha hızlı büyümelerini sağlayan ilaçlarla neredeyse sürekli beslendikleri bir yapı bu. Hayvan eti yiyip yememek konusunda bir çok farklı ve duyarlı çözüm bulunduğunu düşünüyorum. Güvenilir üreticiler tarafından üretilen etleri tüketmek ya da vejetaryen olmak. Saygı duyamadığım tek şey, kasıtlı bir vurdumduymazlık hali ve ‘bu konuda düşünmek istemiyorum’ diyen insanlar.”

 

Christopher Dillon Quinn’in yönetmenliğini üstlendiği Eating Animals belgeselinden ilk fragman izleyici karşısına çıktı.

 

 


 

 

 

 

SabitFikir arşivinden ek okuma: Jonathan Safran Foer ile "Hayvan Yemek" üzerine

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Ursula K. Le Guin yaşamı boyunca sinema ve televizyon uyarlamalarına mesafeli olmuştu, ancak fantazya ve bilimkurgunun erdemli sesini kaybetmemizin ardından, onun metinlerinden ilham alan projelerin sayısı da günbegün artıyor. Buna da pek azımız itiraz edebilir belli ki! Onun hakkında her gün bir şey okusak/izlesek sıkılmayız.

Orwell’in totaliter bir rejim alegorisi kurduğu Hayvan Çiftliği’nden şu cümle pek çoğumuzun aklındadır: "Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar daha eşit!" Kolayca insanlara uyarlanabilecek bir önerme.

2001 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen V.S. Naipaul, pek çok açıdan tam da çağımızın yazarıydı. Hint asıllı edebiyatçı, Trinidad ve Tabogo adalarında doğdu, Oxford'da öğrenim gördü ve yaşamının büyük bir kısmını İngiltere'de geçirdi. Sınırları, kimlikleri bulandıran hayatı her daim hareket halindeydi.

 

Murakami’nin müziğe olan sevdası malum. Bir dönem, üniversite eğitimini yarıda bırakıp Tokyo’da caz bar işleten Murakami için müzik hem maraton koşuculuğunun hem de yazıyla ilişkisinin vazgeçilmez bir parçası.

Pek çoğumuzun Kurt Vonnegut’la tanışması Mezbaha No. 5 ile olmuştur. Kendisi de II.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.