Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Bir festival daha var, o da Venedik



Toplam oy: 339

Mohsin Hamid’in aynı adlı romanından Mira Nair tarafından beyazperdeye aktarılan Gönülsüz Köktendinci, Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçildi. 11 Eylül’de Wall Street’te çalışan Pakistanlı bir adamın öyküsünü anlatan filmde, Kiefer Sutherland, Riz Ahmed ve Kate Hudson gibi isimler rol alıyor. Ayrıca IMDB'ye göre Haluk Bilginer de filmde yer alan isimler arasında.

 

 

 

Gönülsüz Köktendinci, Changez adlı Pakistanlı gencin hikâyesini merkeze alıyor. ABD’ye gelerek Princeton Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Changez, çok geçmeden toplumun seçkin kesimine katılır. Muhteşem bir işi, herkesin gıpta ettiği bir hayatı vardır. Ne ki, 11 Eylül saldırılarının akabinde derin bir kimlik sorgulaması içinde bulur kendini.

 

 

 

 

Gönülsüz Köktendinci

 

 

 

 

Nair’den örnek bir film

 

 

 

Toplumdaki kutuplaşma günden güne had safhaya ulaşırken, Changez de etrafından ve yaşamdan soğuduğunu hissetmeye başlar. En nihayetinde ise, ABD’yi ve özenli hayatını geride bırakarak Pakistan’a yerleşmeye karar verir. Kitabın yazarı Mohsin Hamid’in öyküsü de Changez ile benzerlikler taşıyor. ABD’ye gelerek Princeton Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Mohsin Hamid de 11 Eylül saldırıları sonrasında Londra’ya yerleşiyor.

 

 

 

Bu yıl 69’uncu kez düzenlenecek olan Venedik Film Festivali’nde yarışma dışı kategoride izleyici ile buluşacak olan film, eleştirmenlerin takdirini kazandı. Festivalin yönetmenliğini üstlenen Alberto Barbera, 2001 tarihli Muson Düğünü ile Venedik’te Altın Aslan Ödülü’ne değer görülen Nair’in usta bir yönetmen olduğunu belirtti. Barbera, “Mira Nair, köktendincilik veya doğa üzerine yazılmış romanların nasıl beyazperdeye uyarlanması gerektiği konusunda örnek bir filme imza atmıştır” dedi. Gönülsüz Köktendinci, Nair’in Venedik’te gösterilen beşinci filmi olma özelliğini de taşıyor.

 

 

 

Ali Aydın’ın ilk filmi Küf de, festival kapsamında Eleştirmenler Haftası bölümünde izleyici ile buluşacak. Küf, 2010’da Seren Yüce’nin yönetmenliğini üstlendiği Çoğunluk filminin değer bulunduğu Geleceğin Aslanı Ödülü’nün de adayları arasında yer alıyor.

 

 

 

 

Bu da Venedik jürisi

 

 

ABD’li yapımcı Michael Mann’ın başkanlık edeceği Venedik Film Festivali jürisinde Hong Konglu yönetmen Peter Chan ve Britanyalı aktris Samantha Morton’un da yer alacağı açıklandı. Jackie Chan filmleriyle sinemaya adım adan Hong Konglu yönetmen Chan, 1991 yılında ilk yönetmenlik denemesi Alan and Eric: Between Hello and Goodbye’la ödüller kazanmaya başladı. 35 yaşındaki Samantha Morton ise iki kez Oscar’a aday gösterildi ve son olarak David Cronenberg’in Cosmopolis filminde beyazperdede göründü. Venedik Film Festivali’nin jürisinde yer alan diğer isimler ise şöyle: Sırp aktris Marina Abramoviç, İtalyan yönetmen Matteo Garrone, Fransız asıllı İsviçreli yönetmen Ursula Meier ve Arjantinli yönetmen Pablo Trapero.

 

 

 

 

 

Kaynak: Taraf

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

III. Türkiye’de Yayınlama Özgürlüğü 



a. Yasal Çerçeve

 

 

2014 İlerleme Raporu’nda sözü edilen, ifade özgürlüğünün AB standartlarına getirilmesi için yöneltilen “kapsamlı reform talebi” hiç kuşkusuz mevzuat değişikliklerini de kapsıyor. 

 

Radiohead hakkındaki filmiyle tanınan İngiliz yönetmen Grant Gee'nin Orhan Pamuk'un 2012'de açtığı Masumiyet Müzesi'nden yola çıkarak çektiği Hatıraların Masumiyeti (The Innocence of Memories) adlı film, dünyanın en prestijli sinema etkinliklerinden 72. Venedik Film Festivali'nin Venedik Günleri bölümünde özel bir gösterimle seyirciyle buluşacak.

 

New York'taki Denny Galeri'de kısa süre önce sona eren "From Aaaaa! to ZZZap!" (Aaaaa!'dan ZZZap!'a) adlı sergi, internet ansiklopedisi Wikipedia'yı basılı hale çevirdi. Sanatçı Michael Mandiberg'in "Print Wikipedia" (Basılı Wikipedia) serisi kapsamında düzenlenen sergide 7 bin 600 ciltlik Wikipedia makalesi istek üzerine çıktı veren lulu.com sitesine yüklendi.

Türkçeyi yeni öğrenen biri, “yayınlamak” sözcüğünün anlamını merak edip, Türk Dil Kurumu’nun sözlüğüne baksa, böyle bir sözcüğün olmadığını görecektir. Zira “kitap, gazete gibi okunan şeyleri basıp dağıtma ya da dinlenilecek, görülecek şeyleri radyo ve televizyon aracılığı ile halka sunmak” olarak tanımlanan eylemin adı, sözlükte “yayımlamak” olarak yer alıyor.

İlk kitabı Bülbülü Öldürmek ile Pulitzer Ödülü’ne layık görülen 89 yaşındaki Harper Lee’nin ikinci kitabı Go Set A Watchman, 55 yıl aradan sonra okurla buluşmuştu. Bu gelişmenin üzerinden fazla geçmemişken yazarın avukatı Tonja Carter, üçüncü kitabın sinyalini verdi.

Söyleşi

Fikret Bekler ile söyleşi: "Gerçek hayat esin kaynağı olamıyor"

 

Ayşe ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Mary Shelley, ölümsüz eseri Frankenstein’ın bir yerinde unutulmaz bir cümle kurar: “Sen yaratıcımsın, ama ben senin efendinim, itaat et!” Çünkü yaratan ile yaratılan arasındaki en değişmez ve belki de en kahredici noktayı görmüştür Shelley; yaratılan, karanlık çukurunun sefaleti içindeyken, onu yaratanın mutlu olması mümkün değildir.

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.