Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Bir festival daha var, o da Venedik



Toplam oy: 358

Mohsin Hamid’in aynı adlı romanından Mira Nair tarafından beyazperdeye aktarılan Gönülsüz Köktendinci, Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçildi. 11 Eylül’de Wall Street’te çalışan Pakistanlı bir adamın öyküsünü anlatan filmde, Kiefer Sutherland, Riz Ahmed ve Kate Hudson gibi isimler rol alıyor. Ayrıca IMDB'ye göre Haluk Bilginer de filmde yer alan isimler arasında.

 

 

 

Gönülsüz Köktendinci, Changez adlı Pakistanlı gencin hikâyesini merkeze alıyor. ABD’ye gelerek Princeton Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Changez, çok geçmeden toplumun seçkin kesimine katılır. Muhteşem bir işi, herkesin gıpta ettiği bir hayatı vardır. Ne ki, 11 Eylül saldırılarının akabinde derin bir kimlik sorgulaması içinde bulur kendini.

 

 

 

 

Gönülsüz Köktendinci

 

 

 

 

Nair’den örnek bir film

 

 

 

Toplumdaki kutuplaşma günden güne had safhaya ulaşırken, Changez de etrafından ve yaşamdan soğuduğunu hissetmeye başlar. En nihayetinde ise, ABD’yi ve özenli hayatını geride bırakarak Pakistan’a yerleşmeye karar verir. Kitabın yazarı Mohsin Hamid’in öyküsü de Changez ile benzerlikler taşıyor. ABD’ye gelerek Princeton Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Mohsin Hamid de 11 Eylül saldırıları sonrasında Londra’ya yerleşiyor.

 

 

 

Bu yıl 69’uncu kez düzenlenecek olan Venedik Film Festivali’nde yarışma dışı kategoride izleyici ile buluşacak olan film, eleştirmenlerin takdirini kazandı. Festivalin yönetmenliğini üstlenen Alberto Barbera, 2001 tarihli Muson Düğünü ile Venedik’te Altın Aslan Ödülü’ne değer görülen Nair’in usta bir yönetmen olduğunu belirtti. Barbera, “Mira Nair, köktendincilik veya doğa üzerine yazılmış romanların nasıl beyazperdeye uyarlanması gerektiği konusunda örnek bir filme imza atmıştır” dedi. Gönülsüz Köktendinci, Nair’in Venedik’te gösterilen beşinci filmi olma özelliğini de taşıyor.

 

 

 

Ali Aydın’ın ilk filmi Küf de, festival kapsamında Eleştirmenler Haftası bölümünde izleyici ile buluşacak. Küf, 2010’da Seren Yüce’nin yönetmenliğini üstlendiği Çoğunluk filminin değer bulunduğu Geleceğin Aslanı Ödülü’nün de adayları arasında yer alıyor.

 

 

 

 

Bu da Venedik jürisi

 

 

ABD’li yapımcı Michael Mann’ın başkanlık edeceği Venedik Film Festivali jürisinde Hong Konglu yönetmen Peter Chan ve Britanyalı aktris Samantha Morton’un da yer alacağı açıklandı. Jackie Chan filmleriyle sinemaya adım adan Hong Konglu yönetmen Chan, 1991 yılında ilk yönetmenlik denemesi Alan and Eric: Between Hello and Goodbye’la ödüller kazanmaya başladı. 35 yaşındaki Samantha Morton ise iki kez Oscar’a aday gösterildi ve son olarak David Cronenberg’in Cosmopolis filminde beyazperdede göründü. Venedik Film Festivali’nin jürisinde yer alan diğer isimler ise şöyle: Sırp aktris Marina Abramoviç, İtalyan yönetmen Matteo Garrone, Fransız asıllı İsviçreli yönetmen Ursula Meier ve Arjantinli yönetmen Pablo Trapero.

 

 

 

 

 

Kaynak: Taraf

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Flavorwire'ın haberine göre, Elena Ferrante'nin Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım, Yeni Soyadının Hikayesi, Terk Edenler ve Kalanlar ile Kayıp Kızın Hikâyesi romanlarından oluşan "Napoli dörtlemesi"nin hikayesini, yakın zamanda televizyondan da izlemek mümkün olacak.

Efsanevi fantastik romanların ABD'li yazarı Ursula Le Guin'in hayatını filme çekmek için, internet üzerinden proje bazlı bağış toplama sitesi olan Kickstarter'da girişimde bulunan yapımcı Arwen Curry kısa sürede aradığı 80 bin doların çok üstüne çıkarak filminin yapılmasını garantiledi.

2004 yılında, Roberto Bolaño'nun ölümünden sonra yayımlanan romanı 2666, yaklaşık bin sayfalık "korkutucu" hacmine rağmen, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye'de de ilgiyle karşılanmıştı.

Hans Fallada'nın 1947 tarihli romanı Herkes Tek Başına Ölür, beyazperdede.

Söyleşi

İstanbul Okurken ekibi ile söyleşi: İki durak arası kitap

 

Elif BEREKETLİ

 

ŞahaneBirKitap

Bilimkurgu… Fantastik edebiyatın uzak akrabası… Fanteziyle aralarında pek çok kesişme noktası var ama bir tane de çok belirleyici, çok keskin bir ayrılma noktası. İmkansızla ilgili bir ayrılmadır bu. Bilimkurgunun niyetiyle ilgilidir. Bilimkurgu, fantastiğin aksine, imkansızı temsil etmeye niyetlenmez çünkü. Yani kısacası, anlattığı şey, spekülatif olarak mümkündür.

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.