Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Bir festival daha var, o da Venedik



Toplam oy: 312

Mohsin Hamid’in aynı adlı romanından Mira Nair tarafından beyazperdeye aktarılan Gönülsüz Köktendinci, Venedik Film Festivali’nin açılış filmi olarak seçildi. 11 Eylül’de Wall Street’te çalışan Pakistanlı bir adamın öyküsünü anlatan filmde, Kiefer Sutherland, Riz Ahmed ve Kate Hudson gibi isimler rol alıyor. Ayrıca IMDB'ye göre Haluk Bilginer de filmde yer alan isimler arasında.

 

 

 

Gönülsüz Köktendinci, Changez adlı Pakistanlı gencin hikâyesini merkeze alıyor. ABD’ye gelerek Princeton Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Changez, çok geçmeden toplumun seçkin kesimine katılır. Muhteşem bir işi, herkesin gıpta ettiği bir hayatı vardır. Ne ki, 11 Eylül saldırılarının akabinde derin bir kimlik sorgulaması içinde bulur kendini.

 

 

 

 

Gönülsüz Köktendinci

 

 

 

 

Nair’den örnek bir film

 

 

 

Toplumdaki kutuplaşma günden güne had safhaya ulaşırken, Changez de etrafından ve yaşamdan soğuduğunu hissetmeye başlar. En nihayetinde ise, ABD’yi ve özenli hayatını geride bırakarak Pakistan’a yerleşmeye karar verir. Kitabın yazarı Mohsin Hamid’in öyküsü de Changez ile benzerlikler taşıyor. ABD’ye gelerek Princeton Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Mohsin Hamid de 11 Eylül saldırıları sonrasında Londra’ya yerleşiyor.

 

 

 

Bu yıl 69’uncu kez düzenlenecek olan Venedik Film Festivali’nde yarışma dışı kategoride izleyici ile buluşacak olan film, eleştirmenlerin takdirini kazandı. Festivalin yönetmenliğini üstlenen Alberto Barbera, 2001 tarihli Muson Düğünü ile Venedik’te Altın Aslan Ödülü’ne değer görülen Nair’in usta bir yönetmen olduğunu belirtti. Barbera, “Mira Nair, köktendincilik veya doğa üzerine yazılmış romanların nasıl beyazperdeye uyarlanması gerektiği konusunda örnek bir filme imza atmıştır” dedi. Gönülsüz Köktendinci, Nair’in Venedik’te gösterilen beşinci filmi olma özelliğini de taşıyor.

 

 

 

Ali Aydın’ın ilk filmi Küf de, festival kapsamında Eleştirmenler Haftası bölümünde izleyici ile buluşacak. Küf, 2010’da Seren Yüce’nin yönetmenliğini üstlendiği Çoğunluk filminin değer bulunduğu Geleceğin Aslanı Ödülü’nün de adayları arasında yer alıyor.

 

 

 

 

Bu da Venedik jürisi

 

 

ABD’li yapımcı Michael Mann’ın başkanlık edeceği Venedik Film Festivali jürisinde Hong Konglu yönetmen Peter Chan ve Britanyalı aktris Samantha Morton’un da yer alacağı açıklandı. Jackie Chan filmleriyle sinemaya adım adan Hong Konglu yönetmen Chan, 1991 yılında ilk yönetmenlik denemesi Alan and Eric: Between Hello and Goodbye’la ödüller kazanmaya başladı. 35 yaşındaki Samantha Morton ise iki kez Oscar’a aday gösterildi ve son olarak David Cronenberg’in Cosmopolis filminde beyazperdede göründü. Venedik Film Festivali’nin jürisinde yer alan diğer isimler ise şöyle: Sırp aktris Marina Abramoviç, İtalyan yönetmen Matteo Garrone, Fransız asıllı İsviçreli yönetmen Ursula Meier ve Arjantinli yönetmen Pablo Trapero.

 

 

 

 

 

Kaynak: Taraf

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Yıllar evvel Boğaziçi Üniversitesi'nin Psikoloji bölümünden mezun olan Alper Canıgüz, yıllar sonra Boğaziçi Edebiyat Kulübü'nün davetlisi olarak okula dönüyor. Bugün (27 Mart) 17.30'da, İbrahim Bodur Oditoryumu'nda düzenlenecek söyleşiyi Canıgüz, Twitter hesabından "Bir zamanlar 2,01 ortalamalı ama gururlu bir genç vardı, hatırladın mı?" diyerek duyurdu.

 

Aile Hayatı (Family Life) adlı yarı otobiyografik kitabın ABD'li yazarı, Hint asıllı Akhil Sharma (43), bu yıl ikinci kez verilen Folio Ödülü'nün sahibi oldu. Aile Hayatı, Hint asıllı bir ailenin ABD’ye göç etmesiyle başlıyor; oğulları bir kaza sonrası beyin travması geçirince, gördükleri Amerikan rüyasından uyanan bu aileyi odağına alıyor.

 

Cinairoman.com’un “Geceleri okumayınız!..” sloganını dikkate almak gerek gerçekten de; yoksa, sitenin en tepesindeki, Akba Yayınevinin kitaplarından hatırlayacağımız o sevimli kedi görselinin göz kırpması bir anda yerinizden sıçramanıza neden olabilir!

 

Boğaziçi Üniversitesi Edebiyat Kulübü ve Batı Dilleri ve Edebiyatları Bölümü'nün ortak olarak düzenlediği Shakespeare Akıntıya Karşı Sempozyumu, 1-2 Nisan tarihlerinde Boğaziçi Üniversitesi Güney Kampüs'te, Demir Demirgil Salonu'nda gerçekleştirilecek. Ayrıca İlkay Yıldız ve Emek Kalfa’nın Shakespeare Contemporary adlı mini sergisine de ev sahipliği yapacak.

Türkçe edebiyatın iki değerli ismi Ayfer Tunç ve Murat Gülsoy’un geçen sene başlattıkları Diyaloglar, üçüncü oturumda Fikret Ürgüp’ü mercek altına alıyor. Farklı olasılıkların, varoluş biçimlerinin ve zihniyetlerin yaşam bulduğu bir edebiyatı sahiplenen iki yazar, Türk ve dünya edebiyatından örneklerle insana ve edebiyata dair temel meseleleri konuşmaya devam ediyor.

Söyleşi

Bunge ile söyleşi: Duvara yazmanın siyaseti

 

Ayşe ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Son zamanlarda ne bir edebiyat ne de bir eleştiri metni beni böylesine etkiledi; yüreğimi havalandırdı, kaleme sarılmama yol açtı, siyasetle, edebiyatla, gündelik hayatla ve elbette kendimle kurduğum ilişkiye böylesine sirayet etti, Sessizin Payı’ndan başka… Türkiye’de edebiyat eleştirisinin biricik isimlerinden Nurdan Gürbilek, soğukkanlı, cesur, mesafeli ama kesinlikle duygudan yoksu

FikriSabit

Şairler, Türkiye'de yaşanan kadın cinayetlerine, hızla artan erkek şiddetine dikkat çekmek için bir şiir yazmışlar.

Kadının yaratıcı gücünün, doğurganlığının önüne geçmek için yazılan bütün hikayelerde erkeğin kadını ve kendisini öldürüp kendisini kendisinden yeniden doğurması var. Âdem Havva’yı kaburgasından yaratıyor, Athena babasının kafasından doğuyor. İsa, kadınlardan doğup berbat ettiğimiz bu hayat için ölümü ve yeniden doğuşu müjdeliyor.