Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Düşünce özgürlüğü bülteni (3 Şubat 2012)



Toplam oy: 30

 

Erdoğan Auster polemiği


ABD’li yazar Paul Auster Hürriyet gazetesi muhabiri ile yaptığı söyleşide hapiste yatan gazeteci ve yazarlar olduğu için Türkiye’ye gelmeyi reddettiğini ve Türkiye’nin kendisini en çok endişelendiren ülke olduğunu söylemişti. Auster, aynı nedenle Çin’den gelen davetleri de geri çevirdiğini ifade etmişti.

 

 

 

 

Başbakan Erdoğan Auster’ı “Biz sana çok muhtacız. Gelsen ne olur gelmesen ne olur. Türkiye irtifa mı kaybeder?.. Bu yazar en son 2010'da İsrail'e gitmiş. Güya İsrail demokrat, laik, insan hak ve hürriyetlerinin sınırsız olduğu bir ülke. Sen ne cahil bir adamsın. İsrail tam bir din devleti” sözleriyle cevapladı. Auster ise Erdoğan’a İsrail’in de her ülke gibi kusurları olduğunu, ancak orada tutuklu yazar bulunmadığını söyleyerek karşılık verdi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Şahsi kanaatim şudur ki; ülkelerimizin durumlarını iyileştirebilmek adına, hapis tehdidi ya da sansür olmaksızın konuşabilme ve yazabilme özgürlüğü, her ülkede, tüm erkek ve kadınların kutsal hakkıdır.”

 

 

 

 


 

 

 

Şiddet içermeyen eylemlere 13 yıl hapis

 

 

Malatya’da, Haklar ve Özgürlükler Derneği’ne üye dördü üniversite öğrencisi altı sanığa, şiddet içermeyen eylemleri terör örgütü üyeliği ve propagandası kapsamında değerlendirilerek 8 yıl 5 aydan 13 yıl 5 aya kadar hapis cezası verildi. Sevcan Göktaş, Kubilay Uçucu, Ayça Kılınç, Erkin Kocaman, Yusuf Yılmaz, Uğur Pektaş isimli gençlerin evlerinde yapılan aramalarda çeşitli kitap, dergi, resim ve fularlar bulunurken herhangi bir silaha rastlanmamıştı.

 

 

 

Gençlerin ‘suçları’ arasında Grup Yorum’un konser biletini ve ‘Yürüyüş’ isimli dergiyi satmak, Güler Zere’nin mezarını ziyaret etmek, “Öğrencilere ücretsiz ulaşım istiyoruz, alacağız” ve “Amerika defol, bu vatan bizim” diye açıklama yapmak, İstanbul’da TAYAD üyelerine yönelik operasyonu protesto etmek, panel düzenlemek, 19 Aralık 2000’deki cezaevi katliamını anmak, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde ölmüş DHKP/C üyelerinin resimlerini taşımak, Mahir Çayan’ı anmak, “Mahir-Hüseyin-Ulaş, kurtuluşa kadar savaş” diye slogan atmak, İstanbul’daki 1 Mayıs kutlamasına gitmek gibi eylemler bulunuyor.

 

 


 

 

 

 

Biber gazı devlet sırrı

 

Radikal’in haberine göre Avukat Emre Baturay Altınok, Bilgi Edinme Kanunu kapsamında bir vatandaş olarak Ankara’daki Hopa protestosunda ne kadar biber gazı kullanıldığı ve ne kadar personelin görev yaptığını öğrenmek istedi. Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü kendisine cevap vermeyince Altınok Ankara 12. İdare Mahkemesi’nde dava açtı. Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü, savunmasında istenen bilgi ve belgelerin “kamu düzeni ve kamu güvenliği açısından zafiyet oluşturabilecek devlet sırrı niteliğinde” olduğunu ve ‘kötü niyetli’ kişilerin eline geçmemesi gerektiğini söyledi.

 

 

 


KESK yürüyüşüne biber gazı engeli

 

 

Kamu emekçilerinin grev ve toplu sözleşme haklarını düzenleyen 4688 sayılı yasa tasarısının TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülürken Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Ankara Şubeler Platformu Meclis’e yürümek istedi. “Grevsiz Toplu Sözleşme, Toplu Sözleşmesiz Sendika Olmaz” pankartı açan sendika üyeleri biber gazı kullanılarak engellendi. KESK üyeleri polis müdahalesini protesto etmek için Güvenpark'ın önünde oturma eylemi yaptı. KESK adına yapılan yazılı açıklamada Adalet ve Kalkınma Partisi'nin en demokratik hak olan yürüyüş hakkına bile tahammülünün olmadığı belirtildi.

 

 

 


 

 

 

Milletvekili Aktaş’ın mahkumiyeti onandı

 

 

Yargıtay 9. Ceza Dairesi, Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde 2006 Newroz kutlamalarında yaptığı konuşma nedeniyle yargılanan tutuklu Van Milletvekili Kemal Aktaş'ın 2 yıl 1 aylık hapis cezasını onadı. Kararın ardından TBMM’nin milletvekilliğinin devamı ile ilgili nasıl bir işlem yapacağı henüz belli değil.

 

 

 

BDP Hukuk Komisyonu Başkanı Meral Danış Beştaş, anayasanın 83. maddesine göre Meclis’te oylama yapılması ve üyeliğinin düşmesi gerektiğini ifade etti. Anayasa Adalet Karma Komisyonu Başkanı Ak Partili Burhan Kuzu da, “Anayasanın ilgili hükmünden yararlanır ve dönem sonuna Kemal Aktaş’ı bırakmak gerekir” dedi.

 

 

 


 

 

BİA 2011 Medya Gözlem Raporu yayınlandı

2011 BİA Medya Gözlem Raporu yayınlandı. Rapora göre 104 gazeteci ve 30 dağıtımcı 2012’ye cezaevinde girdi. 2010’da cezaevindeki gazetecilerin sayısı 30’du. Raporda tek istisnayla bütün gazeteci ve dağıtımcıların Terörle Mücadele Kanunu (TMK) ile Türk Ceza Kanunu (TCK) kapsamında örgüt bağlantılı olarak hapiste olduğu ifade ediliyor.

 


Raporun tam metnine ulaşmak için tıklayınız.

 

 

 


 

 

Bir gazeteci daha tutuklandı

 

 

Tutuklu Gazeteciler Dayanışma Platformu Azadiya Welat gazetesinin Mardin temsilcisi Aziz Tekin'in 28 Ocak 2012 tarihinde Kızıltepe’de KCK operasyonunda gözaltına alındığını ve aynı gün tutuklandığını duyurdu. Platform, Aziz Tekin’in tutuklanmasıyla birlikte, tutuklu gazetecilerin sayısının 105’e çıktığını kaydetti.

 

 

 


İnternette dekan eleştirisine ceza

 

Bianet'ten Işıl Cinmen'in haberine göre, Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde son sınıf öğrencisi ve okul birincisi Mikail Boz, Dekan Yusuf Devran hakkında Ekşi Sözlük'e yazdığı eleştiri içeren iki görüş sebebiyle bir yarıyıl okuldan uzaklaştırıldı.

 


Boz, sitede 2011 Mart’ında Radyo, TV, Sinema bölüm başkanlığına atanan Yusuf Devran hakkında şunları söylemişti:  “…tepeden inme biçimde getirilmiş gibi görünüyor. Kendisi daha önce Marmara İletişim'de hiç ders vermedi galiba. Buna karşın bölümde o kadar profesör… varken ve kendisi daha 20 gün önce, profesör ünvanı almışken, nasıl hemen bölüm başkanlığını alabildi, bir seçim yapıldıysa bu nasıl bir seçimdi anlaması güç doğrusu.  Günahını almayalım ama özgeçmişinde ‘Samanyolu  TV’ deneyimi hemen göze batıyor.”



Temmuz ayında Yusuf Devran fakülteye dekan olarak atanınca Boz, Ekşi Sözlük'te aynı başlık altına şunları yazdı: “Marmara İletişim 'de dördüncü ayını tamamlamadan atı aldığı gibi Üsküdar müsküdar bırakmayan, dekanlığa yerleşen ‘profesör’. Üç ay önce onun ‘tepeden inme’ biçimde atandığını söylemiştim. Meğer herif  ‘Marmara İletişim'in mesihi’ imiş, şimdiden tepeden dekan oldu. Pek yakında rektör olursa şaşırmayacağım. İşin ilginci tepki gösterip anında görevlerinden istifa eden Nurçay Türkoğlu dışında doğru dürüst bu ‘garipliğe’ tepki gösteren kişi de yok gibi. Bundan önce Melda Şimşek'in yardımcısı olan Ali Balabanlar hemen yeni dekan yardımcılığını üstlendi. Filiz Boshcele ise yüzük kardeşliğini erkenden kuranlardan gibi görünüyor, o da vekaleten iletişim bilimleri başkanlığına atandı. Lafın kısası fakültenin biraz imajı vardı, içine ettiler bıraktılar. Ortalık atanmışlardan geçilmiyor. Bunun adı da yeniden yapılanma.” 

 

Boz, Bianet’e verdiği demecinde ilgili yazıların demokratik bir üniversite fikriyle yazıldığını, hakaret niyeti taşımadığımı belirtti. Boz, kendini savunurken yönetimden, önce hukuki yolların kullanılıp yazının hakaret içerip içermediğini saptanmasını istemiş ama bu isteği “mahkemenin çok uzun süreceği” gerekçesiyle reddedilmiş.

 

 

 


 

 

 

Nobel Barış Ödülü'nün Zarakolu’na verilmesi önerildi

 

 

 

 

 

İsveç'te Sol Parti Milletvekilleri Amineh Kakabaveh, Jens Holm, Bengt Berg, Siv Holma, Marianne Berg, Çevre Partisi Yeşiller Milletvekilleri Jan Lindholm ve Valter Mutt merkezi Oslo’da bulunan Nobel Barış Komitesi’ne başvurarak 2012 yılı Nobel Barış Ödülü’nün yazar, yayıncı ve insan hakları savunucusu Ragıp Zarakolu’na verilmesini önerdi.

 

 

Başvuruda Zarakolu’nun eşi Ayşe Zarakolu ile birlikte Türkiye’de tabu olarak görülen Ermeni soykırımı, Kürt sorunu, Atatürk ve İslamı konu alan kitaplar yayınladıkları için yargılandıkları ve hapis cezalarına çarptırıldıkları ifade ediliyor. Tüm bu çabalarından dolayı Zarakolu’nun devletin hedefi haline geldiği, 1 Kasım 2011 tarihinde terör örgütü üyesi olmak suçlamasıyla tutuklandığı belirtilen başvuruda Zarakolu hakkında şu değerlendirmelere yer veriliyor: “Ragıp Zarakolu insan sevgisi ile dolu, gerçeklerin ve uzlaşmanın peşinde olan bir insan. Eğer bir gün Türkiye hukuk ve uzlaşma için bir komisyon kurarsa bu komisyonun başına Zarakolu getirilmelidir”.

 

 

 


Odatv davasında tahliye yok

 

 

İstanbul Özel Yetkili 16'ncı Ağır Ceza Mahkemesi Odatv davası kapsamında yargılanan Ahmet Şık, Nedim Şener, Doğan Yurdakul, Yalçın Küçük, Soner Yalçın, Barış Terkoğlu ve Odatv çalışanlarının yargılandığı davada 11 aydır tutuklu bulunan sanıklar tahliye edilmedi. Duruşmada Kaleli’nin savunması alınan Kaleli şunları söyledi: “Bu nasıl bir örgüttür? Birçoğumuz birbirimizi tanımıyoruz bile. Oda TV’den talimat almadım”. Nedim Şener ve Soner Yalçın tahliye talebinde bulunurken, Ahmet Şık ise “Hiç bir talebim yok” dedi.

 

Bir sonraki duruşma 12 Mart'ta görülecek.

 

 

 


 Bu haftanın ifade özgürlüğü duruşmaları

 

 

 


Sanık: Aysel Tuğluk 


Mahkeme ve duruşma tarihi: Diyarbakır 4. Ağır Ceza Mahkemesi, 7 Şubat 2012, Saat: 09:00


Açıklama: Aysel Tuğluk hakkında hazırlanan iddianamede, 2005 ve 2009 yılları arasında Diyarbakır'daki bazı etkinliklerde yaptığı konuşmalar ile basında çıkan açıklamaları yer aldı. İddianamede, Tuğluk'un yaptığı 12 ayrı konuşmada suç unsurunun tespit edildiği kaydedildi. Tuğluk'un toplam 70 yıl hapsi isteniyor.

 


***********


Sanık: Orhan Miroğlu, Leyla Zana, Tuncer Bakırhan, Sedat Yurtttaş ve 30 kişi 


Mahkeme ve duruşma tarihi: Ankara 13. Asliye Ceza Mahkemesi, 8 Şubat 2012, Saat: 09:00


Açıklama: İlgili dava, kapatılan Demokratik Toplum Parti (DTP)'nin yöneticisi ve üyesi olan 34 kişi hakkında kapatma davasına konu yapılan olaylar nedeniyle açıldı. Orhan Miroğlu ise söz konusu davada 2007 Newroz mitingi sırasında yaptığı konuşma nedeniyle yargılanıyor.

 


***********



Sanık: 1-Halil Savda 2-Mehmet Atak 3-Fahri Fatih Tezcan 4-Ahmet Aydemir 5-Davut Erkan


Mahkeme ve duruşma tarihi: Eskişehir 4. Sulh Ceza Mahkemesi, 9 Şubat 2012, Saat: 15:30


Açıklama: Vicdani retçi Enver Aydemir'in Eskişehir Askeri Mahkemesi'nde tutuklu yargılandığı duruşmaya destek için giden beş kişi hakkında ilgili dava açıldı. Yargılanacaklar arasında vicdani retçi Aydemir'in babası Ahmet Aydemir ile avukatı Davut Erkan da bulunuyor. Basın açıklamasında atılan şu sloganlar suç olarak kabul edildi: "Herkes bebek doğar", "Barış için Vicdani Redciler", "Hiç kimse asker doğmaz", "Biz orduya sadece fındığa gideriz", "Enver Aydemir serbest bırakılsın".

 


***********

Sanık: Halil Savda


Mahkeme ve duruşma tarihi: Beyoğlu 3. Sulh Ceza Mahkemesi, 9 Şubat 2012, Saat: 15:45


Açıklama: Bu dava, "www.savaskarsitlari.org" adlı sitenin sahibi ve yöneticisi olan Halil Savda'nın başka bir sitede Ahmet Ateşli hakkında yayınlanan "Ağar:İddialar ve Ötesi" başlıklı yazıyı yukarıda belirtilen sitesinde yayınlaması nedeniyle açıldı.

 


***********


Sanık: Şiar Rişvanoğlu


Mahkeme ve duruşma tarihi: Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Şubat 2012, Saat: 09:30


Açıklama: İlgili dava Avukat Şiar Rişvanoğlu’nun 1, 2 ve 3 Mayıs 2010 tarihlerinde ROJ TV'de yaptığı konuşmaları nedeniyle açıldı.

 

 

Geçen haftanın ifade özgürlüğü duruşmaları:

 

 


Avukat Şiar Rişvanoğlu’na Adana'da bir portakal bahçesindeki ağaca asılı olarak bulunan Azadiya Welat gazetesi dağıtımcısı Metin Alataş'ın şüpheli ölümü üzerine okuduğu ortak basın açıklaması nedeniyle açılan dava Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görüldü. Tanık polislerin mahkemeye gelmemesi üzerine bir sonraki duruşmaya zorla getirilmeleri kararlaştırıldı. Duruşma 31 Mayıs 2012, saat 09:30’a ertelendi.

 

 


Berdan Akdağ, Melik Duvaklı ve Hayri Beşer’in Zaman gazetesinde yayınlanan “Şehit Ailesi Başkanı’ndan şok iddia: 1994’te Pınardere’deki öğretmen katliamını JİTEM yaptı” haberi sebebiyle açılan dava Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Tutuklu bulunan müşteki Albay Hasan Atilla Uğur’un hazır edilmesi için cezaevine müzekkere yazıldı. Duruşma, 18 Nisan 2012, saat 09:40’a ertelendi.

 

 

Sizlerden alacağımız bilgiler ÇeTeLe (http://www.antenna-tr.org/Sites.aspx?SiteID=14) tutmak ve Türkiye’deki ifade özgürlüğü pratiğini gözler önüne sermek için çok önemli. Bize ifade özgürlüğü davalarına ilişkin bilgi aktarımınızı bekliyoruz…

 

 

İfade özgürlüğü ile ilgili olaylara ilişkin haberleri (http://www.antenna-tr.org/sites.aspx?SiteID=29) takip edebilir ve haftalık bültene ulaşabilirsiniz.

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi ve Notre Dame de Sion’lular Derneği tarafından bu yıl dördüncüsü düzenlenen Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü’ne, Savaşları, Kralları ve Filleri Anlat Onlara adlı romanıyla Mathias Éna

Henry Miller’ın otuz yıla yakın bir süre boyunca yasaklı kalan, büyük tartışmalara hedef olan ve bugün çağdaş edebiyatın klasiklerinden sayılan başyapıtı Yengeç Dönencesi, Avi Pardo çevirisiyle yeniden Türkçede.

“Parasızım, çaresizim, umutsuzum. Dünyanın en mutlu adamıyım.” (Henry Miller, Yengeç Dönencesi)

James Joyce hayranlarına müjde! Yazarın el yazısı ile yazdığı taslaklara artık internet üzerinden erişilebilecek.

Meksika’nın önde gelen edebiyatçılarından Carlos Fuentes, 83 yaşında yaşamını yitirdi. Kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden yazarın ölüm haberini Meksika devlet Başkanı Felipe Calderon Twitter hesabından duyurdu: "Çok sevilen ve beğenilen Meksikalı evrensel yazar, sevgili dostum Carlos Fuentes'in ölümünden derin bir üzüntü duyuyorum.''

 

95 yaşındaki Kirk Douglas, e-kitapta şansını denemek için o kadar da yaşlı değil. Efsanevi aktörün anıları haziran ayında e-kitap formatında piyasaya çıkacak. I Am Spartacus! Making a Film, Breaking the Blacklist adlı kitap, 1960’ta ortaya çıkan ve Hollywood’un şüpheli komünistlerine karşı uygulanan yasağı yıkan Latin destanını anlatıyor.

Tarih geçmişte yaşananlar mıdır, yoksa tarihçilerin anlattıkları mıdır, sorusunu geçeli çok oldu. Artık bizim için tarih popüler kültür ürünlerinin kullanımına açılmış bir engin alandır.

Cumhuriyetin Osmanlı tarihini keşfi son sürat devam ediyor… Çılgın bütçeli filmler, olay yaratan diziler, yıldızlaşan Osmanlı tarihçilerinin çalışmaları, onların tarihe getirdikleri yeni yorumlar ve elbette romanlarla Osmanlı İmparatorluğu’nu keşfetmekle, cılkını çıkarma kıvamı arası bir yerlerdeyiz şimdilik.

 

Söyleşi

Behçet Çelik: Okuyucuyu hesaba katarak yazmıyorum
Son dönem edebiyatın en verimli ve dikkat çeken isimlerden yazar Behçet Çelik ile, son romanı Soluk Bir An' hakkında söyleşmek üzere Beşiktaş'ta denize nazır bir kahvehanede buluştuk.

ŞahaneBirKitap

Consuelo, ona ailesinin verdiği isim: Meksikalı bir kadın, hizmetçilerin hizmetçisi, hiç sesi çıkmayan, durmaksızın acı çeken, katlanan ve dayanan. Connie, onun koleje gidip iki yıl burada okumayı başarmış hali, bir parça da olsa toplumun diplerinden yukarılara uzanmasını sağlayan.

Anket

Okuma kültürünün yaşı olur mu?

Ceren Çıplak sokağa çıktı ve sordu: Yeni türeyen 'gençlik edebiyatı' kategorisi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce okumanın yaşı olur mu?



kitap-eleştiri bir EBİ markasıdır

kitap arkadaş evlilik itiraf paylaşım oyun