Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Frank Herbert'ın "Dune"u sonunda hak ettiği uyarlamaya kavuşacak gibi...



Toplam oy: 67

Frank Herbert’ın Dune serisi öylesine büyük bir etki alanına sahip ki, bunu yalnızca bilimkurgu edebiyatıyla sınırlamak imkansız. Hem kurduğu dünya hem de olağanüstü detaycılığıyla eşine az rastlanır bir seviyeye ulaşan Dune'un milyonlarca hayranı yıllardır iyi bir beyazperde uyarlamasının hayalini kuruyor.

1948’de David Lynch’in direksiyonda olduğu uyarlama tam bir fiyaskoyla (bunda neredeyse tüm seyirciler hemfikir!) sonuçlanmıştı. Yapımcılar, Eraserhead ile “tuhaflığını” kanıtlayan Lynch’e, bir başka tuhaf dünyayı görsel dile aktarma görevini kendilerince uygun bulmuşlardı herhalde! Ancak Lynch ne denli özgün bir yönetmen olsa da, Frank Herbert’ın dünyasıyla kan uyuşmazlığı vardı.

 

 

Sinemanın saykodelik şairlerinden Alejandro Jodorowsky’nin efsanevi projesi ise storyboard’lar ve muhteşem çizimler düzeyinde kaldı her seferinde. Hep bir rüya projenin çekiciliğini taşıdı.

Dune hayranlarının pek çoğu haberdardır, Arrival ve Blade Runner 2049 gibi filmleriyle ustalığını konuşturan Kanadalı yönetmen Dennis Villeneuve bir süredir iddialı bir Dune uyarlaması için çalışmalarını sürdürüyor.

Ekim ayında çekimlerine başlanacağı duyurulan projenin detayları da belli olmaya başladı. Romanın ana karakterlerinden Paul Atreides rolü için, Beni Adınla Çağır’la yıldızı parlayan Timothée Chalamet ile yapılan görüşmeler son aşamaya gelmek üzere.

 

Dennis Villeneuve (ortada), Timothée Chalamet (sağda)

 

Genç yaşında Oscar adaylığına layık görülen ve sayısız ödül kazanan Chalamet’yi Interstellar ve Lady Bird gibi filmlerden de hatırlıyoruz.

Projenin başındaki isim Villeneuve, Dune’u uyarlamanın onun için bir rüya projesi olduğunu söylüyor ve kitaba sadık kalmak konusunda Lynch’ten birkaç adım daha ötede olacağını vurguluyor. Dune gibi yoğun bir metni perdeye iki bölüm halinde aktaracaklarının haberini veriyor. Umarız Villeneuve'ün rüyasını, Jodorowsky’nin rüyasının aksine, perdede tüm ihtişamıyla görme fırsatına ulaşırız.

 

 


 

 

Kaynak: Indiewire

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Yalnızca filmleriyle değil fotoğraflarıyla da sevdiğimiz yönetmen, senarist ve fotoğrafçı N

Faruk Duman, hep kitap etiketiyle yayımlanan, “Sus Barbatus!”

Pera Film, Mayıs ayı programına Almanya’nın en önemli film müzelerinden biri olan Berlin Film ve Televizyon Müzesi ile yaptığı iş birliği ile devam ediyor.

Avrupa Müzeler Gecesi etkinliği kapsamında 18 Mayıs Cumartesi Türkiye’de yer alan bakanlığa bağlı 49 müze saat 23.00’e kadar ziyarete açık. Üstelik normal kapanış saatinden itibaren girişler herkese ücretsiz.

Söyleşi

Sanat eleştirmeni Samed Karagöz, gazete ve dergilerde çağdaş sanat hakkında kaleme aldığı yazılarını Kamçatka (Profil Yayınları) adlı kitabında bir araya topladı. Karagöz, sanat üzerine yazarken, eleştirirken sanata karşı gösterdiği tutkulu bağlılığı ve sevgiyi hiç kaybetmeden, okuru için özel bir yol haritası da çiziyor.

ŞahaneBirKitap

Edebiyat eleştirmeni Adam Kirsch, Küresel Roman - 21. Yüzyılda Dünyayı Yazmak kitabında bir romanı küreselleştiren şey nedir sorusunun yanıtını arıyor.

Editörden

Kitaplarla ilgili internet sitelerini, dergileri karıştırdığınızda karşınıza çıkan en ilgi çekici içerik, “Hangi kitabı okumalıyım?” sorusuna verilen cevaplardır. Bu cevaplar genelde ortalama bir anlayışın yansımasıdır. Kitap okumak seçkin bir eylemdir ve kitap okuyacak kişi de, bu özel eylemi gerçekleştirmek için en “seçkin” kitabı bulmalıdır.