Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Hemingway şöhretten nefret ediyordu



Toplam oy: 149

Şöhret kimileri için bir nimet, kimileri içinse ağır mı ağır bir külfet. Görünen o ki Amerikalı ünlü yazar Ernest Hemingway de şöhretten uzak durmak isteyenlerdenmiş. Dışarıdan hayli maço görünen ve tartışmaları kimi zaman yumruklarıyla sonlandırmayı tercih ettiği bilinen Hemingway yeni ortaya çıkan bazı mektuplarında "açık bir kanalizasyon" olarak betimlediği özel hayatı konusunda hayli korumacı ve alıngan olduğunu belirtiyor. 

 

Cambridge Üniversitesi Yayınları tarafından yayımlanacak olan mektuplarda ünlü yazar "Eğer yazacaksam özel hayatımı bunun dışında tutmalıyım," diyor. Bir başka mektubunda ise bir yayıncıya "kişisel hiçbir tanıtımda bulunmayacağını, yazdıklarının kurgu olarak değerlendirilmesini istediğini" yazıyordu.

 

 

Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşayan kayıp kuşaktan biri olan ve bu yaşam deneyimini başyapıtı sayılan Güneş De Doğar'a yansıtan Hemingway Güneş De Doğar'ın yayıncı tarafından "biyografik" olarak nitelendirilmesine de hayli sinirlenmiş ve  editörü Maxwell Perkins'ten arka kapakta yer alan bu "biyografik saçmalığını" bir an evvel kaldırmaları konusunda ısrar etmişti. Kişisel yaşamına ilişkin konular arka kapakta yer aldıkça yeni bir kitap yayımlatmayacağını söylemekten de geri durmamıştı. Bu ihtar işe yaramış olmalı ki yayıncı Hemingway'in kişisel yaşantısına ilişkin arka kapakta yer alan bilgileri kaldırmıştı.

 

Hemingway sadece yayıncısını uyarmakla kalmıyor, bu konuda aile bireylerini de tembihliyordu. Annesine yazdığı mektupta "Eğer birileri senle benim hakkımda röportaj yapmak isterse lütfen onlara bu tür kişisel tanıtımlardan hoşlanmadığımı ve benim hakkımda hiçbir soruyu yanıtlamayacağına dair bana söz verdiğini söyle. Onlara hiçbir şey verme," diyordu.

 

 

 


 

 


Kaynak: The Guardian

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Frank Herbert’ın Dune serisi öylesine büyük bir etki alanına sahip ki, bunu yalnızca bilimkurgu edebiyatıyla sınırlamak imkansız. Hem kurduğu dünya hem de olağanüstü detaycılığıyla eşine az rastlanır bir seviyeye ulaşan Dune'un milyonlarca hayranı yıllardır iyi bir beyazperde uyarlamasının hayalini kuruyor.

Bugün kültür sanat ajanslarına düşen habere edebiyat ve sinema tutkunlarının kayıtsız kalması imkansız!

 

Üst orta sınıf ailelerin ilk bakışta huzurlu ve konforlu görünen evlerine girip, orada tekinsiz öyküler keşfeden ve bunu yaparken de klişe kadın karakterlerden olabildiğince kaçınan Liane Moriarty, neredeyse her kitabıyla çok satanlar listelerinde başı çeken Avustralyalı bir yazar.
 

Yuval Noah Harari'nin 70 bin yıl öncesinden başlayarak Homo Sapiens türünün nasıl diğer türler arasından sıyrılıp yeryüzüne hakim olduğunu anlatan kitabı Hayvanlardan Tanrılara - Sapiens, hiç kuşkusuz kürsel bir fenomen haline geldi.

Yunanistan'da bulunan Olympia Antik Kenti'nde gerçekleştirilen ve yaklaşık üç yıl süren kazılarda, hem arkeologları hem de edebiyat tarihçilerini ilgilendiren bir kil tablet keşfedildi. BBC'nin haberine göre, tabletin üzerine kazılı olan 13 satır, Homeros'un destanı Odysseia'ya ait.

 

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.