Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

İntihal mi, şantaj mı? Kızlar'ın yazarı intihalle suçlanıyor



Toplam oy: 83

Charles Manson’ın hayatı ve tarikatından ilham alan Kızlar 2016 yılında yayımlanmasının ardından uzun bir süre çoksatanlar listelerinde kendine yer bulmuştu. Türkçede de Pegasus Yayınları tarafından yayımlanan Kızlar şimdilerde bir intihal iddiası ile gündemde.

 

Kızlar'ın yazarı Emma Cline eski erkek arkadaşı tarafından intihalle suçlanıyor. Cline ve eski erkek arkadaşı Chaz Reetz-Laiolo'nun karşılıklı olarak açtıkları davalar San Francisco'da federal mahkeme tarafından görülmeye başlandı. Chaz Reetz-Laiolo, Emma Cline'ın kendisine ait bilgisayarda bulunan ve aralarında yayımlanmamış senaryolar ve e-postalar da olan birçok materyeli çaldığını ve bu materyellerin bir kısmını Kızlar adlı romanının birden çok sahnesinde kullandığını iddia ediyor. Fakat  Reetz-Laiolo'nun iddiaları yalnızca Emma Cline'a yönelik değil, Chaz Reetz-Laiolo yazarın menajerinin ve Amerika'daki yayıncısı Penguin Random House'un söz konusu materyellerin çalıntı olduğunu bildiği ve buna rağmen kitabı yayımlamaya karar verdiği iddiasında.

 

İlk romanıyla hızlı bir çıkış yakalayan ve Penguin Random House ile 2 milyon dolar karşılığında üç kitaplık bir seri yazma konusunda anlaştığı iddia edilen Emma Cline ise açtığı karşı dava ile intihal iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve gerek ruh sağlığına gerekse edebi itibarına zarar verdiğini belirtiyor. Ayrıca olası intihal iddialarının dayandırıldığı bölümlerin Cline ve Reetz-Laiolo'nun geçmişteki ortak yaşantılarının, sohbetlerinin ve 2009 yılında beraber katıldıkları bir atölye çalışmasının neticesi olduğu iddia ediliyor.

 

Chaz Reetz-Laiolo'nun avukatları tarafından Şubat 2017'de yapılan ve Emma Cline'ı erkek arkadaşının bilgisayarına casus yazılımlar yüklemek ve erkek arkadaşına ait çalışmaları çalmakla suçlayan başvurunun ardından taraflar arasında uzun bir müzakere süreci başlamıştı. Cline'ın fiziksel istismar ve sadakatsizlik iddiaları karşısında Reetz-Laiolo'nun avukatları uzlaşma sağlanamaması halinde Cline'ın cinsel hayatına ilişkin kişisel kayıtlarının mahkemeye sunulacağını belirtmişlerdi. Cline'ın avukatlarından Carrie Goldberg ise The New Yorker dergisine yaptıkları açıklamada "Hukuki şikayetler kamuya açıktır. Basit bir anlatımla bize 'Eğer müvekkilimizin istediğini vermezseniz bu oldukça kişisel verileri açığa çıkarırız ve tüm dünya cinsel hayatınız, cinsel geçmişiniz ve yönelimlerinize dair tüm özel detayları öğrenir,' diyorlar" dedi.

 

 

Aralarında The New Yorker dergisinin yazarlarından Ronan Farrow'un da bulunduğu bir grup eleştirmen ise Reetz-Laiolo'nun avukatlığını üstlenen ve bir dizi taciz ve tecavüz iddiasıyla karşı karşıya olan ünlü yapımcı Harvey Weinstein'i de temsil etmesiyle gündeme gelen David Boies ve firmasının kadınlarla hukuki uyuşmazlıkları bulunan erkekleri temsil ederken kullandıkları ve şüpheli görülen yöntemlere dikkat çekiyor. Cline'ın avukatları ise yazarın eski erkek arkadaşının asılsız intihal iddiaları ile gözdağı vererek yazardan para sızdırmaya çalıştığını iddia ediyor ve açtıkları karşı dava ile Cline'ın kişisel verilerini ifşa eden eski sevgilisinden 75.000 dolar tazminatın yanı sıra intihal iddialarının asılsız olduğunu kabul eden bir belge vermesini talep ediyor.

 

Emma Cline ise The New Yorker dergisinden Sheelah Kolhatkar'a yolladığı e-postada davaya ilişkin duygularını şu sözlerle ifade ediyor: "Bir roman yayımlamanın bir avuç avukatın benim pornografik alışkanlıklarımın kayıtlarını taramasına ya da hangi çıplak fotoğrafımı dava dosyalarına ekleyeceklerini seçmelerine sebep olacağını asla düşünemezdim. Her halükarda, bir yazar ve birey olarak kazandığım bağımsızlık bu saldırıları anlamsız kılıyor."

 

 

 


 

 

 

Kaynak: Bustle

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Hepimiz biliyoruz ki coğrafya sadece sınırlardan ibaret değildir. Sınırları oluşturan ideoloji ve politikalar edebiyatta da yansımalarını bulur. Kimi zaman politikanın yarattığı sınırlar edebiyatta bambaşka şekillerde ortaya çıkar kimi zaman da edebiyat bu sınırların keskinleştirilmesine, mekanın mümkün olduğunca politikleşmesine hizmet eder.

İnanması zor olsa da, Yerdeniz Büyücüsü bundan tam 50 yıl önce yayımlandı. Ursula K. Le Guin’in yarattığı belki de en unutulmaz karakter olan Ged’le Yerdeniz haritasını arşınlamamızın üzerinden 50 yıl geçmiş!

Haruki Murakami'nin "Barn Burning" adlı öyküsünden sinemaya uyarlanan Burning, Cannes Film Festivali'ndeki dünya galasının ardından eleştirmenler arasında büyük heyecan yarattı.

 

Bu yıl 47. kez verilen Orhan Kemal Roman Armağanı'nın sahibi Kul adlı romanıyla Seray Şahiner oldu. Şahiner’in kitabı, Turhan Günay, M. Nuri Gültekin, Erendiz Atasü, Yiğit Bener, Zülfü Livaneli, Ataol Behramoğlu ve Nazım K.

2016 yılında, Arwen Curry adlı bir gazeteci, Ursula K. Le Guin hakkında bir belgesel yapmak istediğini popüler kitle fonlama sitesi Kickstarter’dan duyurdu ve her şey bu şekilde başladı. Curry, kısa sürede, amaçladığı bütçenin iki katına ulaştı. Arada, ne yazık ki, Ursula Le Guin’i kaybettik... Birkaç gün önce, o merakla beklenen projeden ilk fragman seyirci karşısına çıktı.

 

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.