Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

"İstanbul'un gözü" Ara Güler'i kaybettik



Toplam oy: 51

Siyah-beyaz fotoğraflarıyla toplumsal hafızamızın oluşumunda önemli bir yeri olan, fotoğraf sanatı denince bu topraklarda akla gelen ilk isim Ara Güler 90 yaşında hayata veda etti.

 

1953'te Henri Cartier-Bresson ile tanışarak efsanevi Magnum Fotoğraf Ajansı'na dahil olan Ara Güler, Magnum fotoğrafçılarının üslubundan etkilendi. İstanbul'un semtlerini sokak sokak belgelerken, "an"ın özgünlüğünü yakalamaya çalışan yalın bir üslubun takipçisi oldu. Yıllarca Anadolu'yu bir uçtan diğerine gezerek el emeğiyle çalışan halkın portrelerini çıkardı.

 

20'li yaşlarında başlayan kariyerine sayısız ulusal ve uluslararası ödül sığdırdı. 1962'de Almanya'da çok az fotoğrafçıya verilen "Master of Leica" unvanını kazandı. Picasso'nun 90. yaş günü için yayımlanan "Picasso Metamorphose et unite" adlı kitap için Picasso'nun foto-röportajını yaptı. 1986'da Hürriyet Vakfı'nca basılan Prof. Abdullah Kuran'ın yazdığı "Mimar Sinan" kitabını fotoğrafladı. Pek çok tanınmış siyasetçi, sanatçı ve edebiyatçıyı portreledi.

 

Ara Güler ve Salvador Dalí


Alfred Hitchcock, Salvador Dalí, Pablo Picasso, John Berger, Bertrand Russell gibi pek çok önemli sanatçı ve düşünürün portresini çekti.

 

Ara Güler'in başlı başına bir tarihe karşılık gelen zenginlikteki yapıtları, ABD'deki Georg Eastman Müzesi ve Köln'de bulunan Mueseum Ludwing Das Imaginare Photo Museum gibi fotoğraf sanatına odaklanan önemli sanat mekanlarında sergileniyor.

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Man Booker Ödülü’nün sahibi İngiliz Ian McEwan, son kitabı Machines Like Me’de “bizi insan yapan şeylerin” peşine düşüyor.

Dünyanın en prestijli ödüllerinden biri olan Pulitzer Ödülleri 103. kez sahiplerini buldu.

Söyleşi

Melike Yıldırım: Bazı kitaplar isimleriyle öylesine bütünleşirler ki sanki o kitabı başka hiçbir isim öylesine doğru bir şekilde anlatamaz gibi gelir.

ŞahaneBirKitap

Svetlana Aleksiyeviç, "yepyeni bir edebi tür" olarak tanımlanan, uzun bireysel monologları farklı seslerin duyulduğu bir kolaja dönüştüren özgün dokümanter tarzıyla 2015 Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.

Editörden

Her ne kadar kitabın 5000 yıllık serüveni desek de, birçok iyi okur için kitabın tarihi, kendi serüveniyle birlikte ilerlemiştir aslında. Bizi kitaplara çeken şey, biraz da kendimizden dışarı çıkmak isteğidir. Okuduğumuz her macera, her tez ya da antitez, kitapla bizim aramızdaki gizemli bir sözleşme gibidir. Bu anlamda okumak soylu bir eylemdir de.