Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Küçük Prens, 71. yılını kutluyor



Toplam oy: 152

Fransız yazar Antoine de Saint-Exupéry tarafından 1943’te yazılan ve tüm dünyada milyonlarca okuyucuya ulaşan Küçük Prens, 10 Mayıs- 31 Mayıs tarihleri arasında Zorlu Center AVM’de yeniden hayat buluyor. Büyüklerin dünyasının bir çocuğun gözünden anlatıldığı, dünya üzerinde 240'dan fazla dile çevrilen ve 140 milyon adetten fazla satan kitabın 71. yıl kutlama etkinlikleri de burada yapılacak.

 

Bu çerçevede Küçük Prens'in koleksiyonerler tarafından biriktirilen en özel versiyonları sergilenecek. Etkinlikte Yıldıray Lise'nin sahip olduğu, kitaba dair 350 parçadan oluşan koleksiyonun en özel 70 parçası da ziyaretçileri ile buluşacak. Sergilenecek parçalar arasında dünyanın en küçük boyutlu Küçük Prens kitapları, aynadan okunabilen tersten yazılmış versiyonlar, Küçük Prens’in çeşitli dil ve lehçelerdeki örnekleri, cep telefonlarındaki kodlarla yazılmış özel basımlar ve 1948’den bu yana basılmış Türkçe özel nüshalar da yer alacak.

 

Kitabı yansıtmak için özel olarak hazırlanan alanda, girişten itibaren hikaye anlatılmaya başlanacak. AVM içerisindeki bir bölüme fotoğraf çektirmek için üç boyutlu özel tasarım objeler yerleştirilecek.

 

Etkinliğe birinci gün katılan herkese isme özel “ilk gün zarfı” ve etkinlik boyunca boyama sayfaları hediye edilecek, minik ziyaretçiler etkinlik alanında daha birçok sürprizle karşılaşma fırsatı yakalayacak. Etkinlik kapsamında her gün 11.00- 19.00 saatleri arasında, atölye ve sergi çalışmaları da yapılacak.

 

Ankara’daki Tayfa Kitap-Kafe de 29 Mart-25 Mayıs 2013 tarihleri arasında özel bir koleksiyona ev sahipliği yapmıştı.  Yıldıray Lise’nin "topladığı" 171 farklı dil ve lehçedeki Küçük Prens kitapları sergisi, sekiz hafta boyunca Tayfa Kitap-Kafe'de sergilenmişti. Koleksiyonun fotoğrafları için tıklayabilirsiniz.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Geçmişi, kitap sayısı, koleksiyonları ve derleme kütüphanesi ile Türkiye’nin en önemli kütüphanelerinden biri olan Beyazıt Devlet Kütüphanesi artık 24 saat hizmet veriyor. Geçtiğimiz nisan ayında çalışma saatlerini artırarak 08:00-22:30 arasında hizmet vermeye başlayan kütüphane bundan böyle 24 saat açık olacak.

 

Harper Lee'nin Amerika Birleşik Devletleri'nin güney eyaletlerinde yaşanan ırkçılığı konu edindiği Bülbülü Öldürmek adlı romanı, Missisippi'de bir lisenin müfredatından çıkarıldı.

Okuyucusunu kitapların yakıldığı bir dünyaya götüren Fahrenheit 451 aynı zamanda modern bir klasik olarak kabul ediliyor; ve tasarımcıların da hayli ilgisini çekiyor. Fahrenheit 451 için geçtiğimiz günlerde yapılan bir tasarım var ki bir hayli ilginç.

 

İngilizce yazılmış romanlara verilen prestijli Man Booker Ödülü'nün bu yılki kazananı George Saunders oldu. George Saunders ödüle, Türkçeye de Arafta ismiyle çevrilen romanı Lincoln in the Bardo ile layık görüldü.

Ferenc Molnár’ın ünlü romanı Pal Sokağı Çocukları bu kez tiyatro sahnesinde karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Tatbikat Sahnesi tarafından sahneye taşınan oyunun yönetmenliğini ise ünlü oyuncu Erdal Beşikçioğlu üstleniyor.

 

Söyleşi

Serhat Tolga Yıkıcı ve Ayşegül Kirpiksiz ile söyleşi:


 “Wattpad genç okuru daha iyi anlamamıza imkan veriyor.”


Ece KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.