Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Murakami uyarlaması Burning Altın Palmiye'nin favorisi



Toplam oy: 54

Haruki Murakami'nin "Barn Burning" adlı öyküsünden sinemaya uyarlanan Burning, Cannes Film Festivali'ndeki dünya galasının ardından eleştirmenler arasında büyük heyecan yarattı.

 

Güney Kore'nin en önemli yönetmenlerinden Lee Chang-dong'un imzasını taşıyan film, Screen dergisinin bir Cannes geleneği olan yıldız tablosunda gelmiş geçmiş en yüksek ortalamaya ulaştı (4 üzerinden 3,8) ve şimdiden merak uyandırdı.

 

Burning, sınıflar arası gerilimlerden beslenen bir kara film. Secret Sunshine (2007) ve Poetry (2011) gibi filmleriyle uluslararası arenada sayısız ödül alan Lee Chang-dong'un bu kez başyapıtına imza attığı konusunda pek çok eleştirmen hemfikir.

 

Burning'in Cannes'daki gösterimi için hazırlanan üçlü afiş çalışması

 

Burning'in Cannes'ın en büyük ödülü olan Altın Palmiye'ye uzanıp uzanamayacağını 19 Mayıs Cumartesi akşamı gerçekleşecek ödül töreninde göreceğiz. Altın Palmiye'ye karar verecek jüride bu yıl Cate Blanchett (jüri başkanı), Denis Villeneuve, Andrey Zvyagintsev, Chang Chen, Ava DuVernay, Robert Guédiguian, Khadja Nin, Léa Seydoux ve Kristen Stewart yer alıyor.

 

19 Mayıs akşamı, bir başka önemli edebiyat uyarlaması da ilk kez seyirci karşısına çıkacak. Terry Gilliam'ın yıllar boyu türlü uğursuzluklar nedeniyle hayata geçiremediği Don Kişot projesi, sonunda mutlu sona ulaşacak gibi gözüküyor.

 

Adam Driver, Jonathan Pryce ve Stellan Skarsgård'ın başrolünde yer aldığı The Man Who Killed Don Quixote, Gilliam'ın 20 yıllık tutkusu ve türlü badireler atlattıktan sonra, Cannes'ın kapanış filmi olma onuruna ulaşmak Gilliam'ın içini bir nebze soğutacaktır umarız!

 

The Man Who Killed Don Quixote'den bir kare

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Siyah-beyaz fotoğraflarıyla toplumsal hafızamızın oluşumunda önemli bir yeri olan, fotoğraf sanatı denince bu topraklarda akla gelen ilk isim Ara Güler 90 yaşında hayata veda etti.

 

İngilizce edebiyatın en prestijli ödüllerinden Man Booker'ı kazanan isim 16 Ekim gecesi açıklandı. Milkman adlı romanıyla ödüle layık görülen Anna Burns, yaklaşık 50 bin pound para ödülünün sahibi olurken, pek çok otoriteyi şaşırtmayı başardı.

 

Dergimizin yazarlarından Tuğçe Isıyel ve Ahmet Ergenç'in yürütücülüğünü üstlendiği "Edebiyat ve Delilik - Bir Eleştirel Okuma Atölyesi" 8 Kasım'da başlayacak ve dört hafta sürecek.

Mart ayında Can Yayınları’nın genel yayın yönetmenliğini devralan Cem Akaş Twitter hesabından yayınevinin projelerinden birini duyurdu.

Napoli Dörtlemesiyle tüm dünyanın tanıdığı bir isme dönüşen Elena Ferrante bir süredir The Guardian’da makaleler kaleme alıyor. Ferrante, geçtiğimiz hafta gazetedeki köşesinde, Napoli romanlarından önce yazdığı The Lost Daughter adlı kitabının sinemaya uyarlanacağını duyurdu.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.