Netflix'in Türkiye yapımı ilk dizisi bir edebiyat uyarlaması | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Netflix'in Türkiye yapımı ilk dizisi bir edebiyat uyarlaması



Toplam oy: 44

Dijital yayın platformu Netflix, yakın dönemde hayata geçireceği projeleri tanıtmak üzere Roma’da özel bir tanıtım gecesi düzenledi. Bir süredir Almanya, İspanya, Danimarka gibi pek çok farklı ülkede orijinal yapımları hayata geçiren Netflix, Türkiye yapımı ilk dizisi için de kolları sıvamıştı.

Can Evrenol, Umut Aral gibi genç yönetmenlerin kamera arkasında olacağı, ülke sinemasının en önemli görüntü yönetmenlerinden Gökhan Tiryaki’nin de yer aldığı bu dizi projesi Roma’daki gecede tanıtılan yapımlar arasındaydı.


Koruyucu (The Protector) isimli proje, İpek Gökdel’in Kara Kalem adlı romanından uyarlanacak. Dizinin senaryosunu da bizzat İpek Gökdel kalame alacak. Gökdel’in romanı, yakın zamanda DEX yayınları tarafından yeniden basıldı.

 

 

Çağatay Ulusoy, Hazar Ergüçlü, Okan Yalabık, Mehmet Kurtuluş gibi oyuncuların dahil olduğu dizi, tarihte kendisine verilmiş gizli bir görevle İstanbul’u korumak zorunda olduğunu öğrendikten sonra tüm dünyası altüst olan Hakan’ı merkezine anlatan fantastik bir öyküye sahip.

Roma'daki "See What's Next" etkinliğinde La Casa de Papel, Suburra, Dark, Dogs of Berlin gibi iddialı Netflix dizileriyle birlikte tanıtılan Koruyucu’nun 2018 sonbaharında Netflix’te seyirci karşısına çıkması bekleniyor.

 

Koruyucu'nun başrol oyuncusu Çağatay Ulusoy (sağda) Roma'da, 
La Casa de Papel'in "Profesör"ü Alvaro Morte ile birlikte

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Ursula K. Le Guin yaşamı boyunca sinema ve televizyon uyarlamalarına mesafeli olmuştu, ancak fantazya ve bilimkurgunun erdemli sesini kaybetmemizin ardından, onun metinlerinden ilham alan projelerin sayısı da günbegün artıyor. Buna da pek azımız itiraz edebilir belli ki! Onun hakkında her gün bir şey okusak/izlesek sıkılmayız.

Orwell’in totaliter bir rejim alegorisi kurduğu Hayvan Çiftliği’nden şu cümle pek çoğumuzun aklındadır: "Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar daha eşit!" Kolayca insanlara uyarlanabilecek bir önerme.

2001 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen V.S. Naipaul, pek çok açıdan tam da çağımızın yazarıydı. Hint asıllı edebiyatçı, Trinidad ve Tabogo adalarında doğdu, Oxford'da öğrenim gördü ve yaşamının büyük bir kısmını İngiltere'de geçirdi. Sınırları, kimlikleri bulandıran hayatı her daim hareket halindeydi.

 

Murakami’nin müziğe olan sevdası malum. Bir dönem, üniversite eğitimini yarıda bırakıp Tokyo’da caz bar işleten Murakami için müzik hem maraton koşuculuğunun hem de yazıyla ilişkisinin vazgeçilmez bir parçası.

Pek çoğumuzun Kurt Vonnegut’la tanışması Mezbaha No. 5 ile olmuştur. Kendisi de II.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.