Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Nobel Ödüllü yazar 19 yayıncı tarafından reddedildi!



Toplam oy: 275

1985 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen Fransız yazar Claude Simon'un romanı tam 19 yayıncı tarafından reddedildi!

 

Claude Simon'un hayranı olan yazar ve ressam Serge Volle, adını açıklamak istemeyen bir yazar arkadaşıyla, "Claude Simon günümüzde yaşasa ve yazsaydı, yazdıklarını yayımlatabilir miydi?" sorusundan yola çıkarak bir deney gerçekleştirdi ve yazarın 1962 tarihli Le Palace romanının ilk 50 sayfasını Claude Simon'un adını kullanmadan 19 farklı yayıncıya gönderdi.

 

 

(Fotoğraf: Herve Merliac/AP)

 

Serge Volle'nin ünlü bir yazar olan arkadaşı günümüzde hiçbir yayıncının Claude Simon'un romanını yayımlamaya yanaşmayacağı görüşündeydi. Serge Volle de onun bu iddiasını ilginç bir yöntemle test etmek istemişti. Serge Volle'nin romanın ilk 50 sayfasını gönderdiği 12 yayıncı başvuruyu reddederken 7 yayıncı ise cevap vermeye dahi lüzum görmedi!

 

Volle'nin başvurduğu yayınevlerinden birinin editörü kaleme aldığı ret gerekçesinde, "bitmek bilmez uzunluktaki cümlelerin okuru tümüyle kaybettiğini" belirtiyor, "romanın gerçek bir konusu ve iyi çizilmiş karakterleri olmadığını" da ekliyordu. Serge Volle ise söz konusu olumsuz yanıtların "kolay okunamayan ve çok satılmayan edebiyat eserlerini reddeden" günümüz yayıncılığının materyalist anlayışını ortaya koyduğu görüşünde.

 

Claude Simon, Fransa'da ortaya çıkan ve geleneksel anlamda konu, figür ve tutarlılığa önem vermeyen "Nouveau Roman" (Yeni Roman) akımının öncülerinden sayılıyor ve çoğunlukla sayfalarca süren cümleler içeren Les Géorgiques romanı ile tanınıyor. Fakat bu Simon'un ilk reddedilişi değil. Yazarın Les Géorgiques romanı da Fransa'da birçok yayıncı tarafından reddedildikten sonra, ancak 1981'de basılabilmiş ve bu romanın yayımlanmasından dört yıl sonra da yazar Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmüştü.

 

Türkçede de Tramvay adlı bir romanı bulunan Claude Simon 6 Temmuz 2005'te hayatını kaybetti.

 

 

 


 

 

 

Kaynak: The Guardian, Le Monde

 


 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Yıllık yayıncılık konferansı Zeynep Cemali Edebiyat Günü sekizinci yılında, kitaplara ve edebiyata emek verenleri Kadir Has Üniversitesi’nde bir araya getirdi. Günışığı Kitaplığı’nın 2011’den beri düzenlediği konferans, bu yıl da yayıncılık ve edebiyat dünyasının nabzını tuttu.

Siyah-beyaz fotoğraflarıyla toplumsal hafızamızın oluşumunda önemli bir yeri olan, fotoğraf sanatı denince bu topraklarda akla gelen ilk isim Ara Güler 90 yaşında hayata veda etti.

 

İngilizce edebiyatın en prestijli ödüllerinden Man Booker'ı kazanan isim 16 Ekim gecesi açıklandı. Milkman adlı romanıyla ödüle layık görülen Anna Burns, yaklaşık 50 bin pound para ödülünün sahibi olurken, pek çok otoriteyi şaşırtmayı başardı.

 

Dergimizin yazarlarından Tuğçe Isıyel ve Ahmet Ergenç'in yürütücülüğünü üstlendiği "Edebiyat ve Delilik - Bir Eleştirel Okuma Atölyesi" 8 Kasım'da başlayacak ve dört hafta sürecek.

Mart ayında Can Yayınları’nın genel yayın yönetmenliğini devralan Cem Akaş Twitter hesabından yayınevinin projelerinden birini duyurdu.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.