Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Polisiye yazarı katil zanlısı olarak tutuklandı!



Toplam oy: 81

Çin'in ünlü polisiye yazarlarından biri olan Liu Yongbiao'nın romanlarının ardından oldukça ürkütücü bir ihtimal ortaya çıktı: Ünlü yazar 22 yıl önce işlenen 4 cinayetin katil zanlısı olarak tutuklandı!

 

Liu Yongbiao The Guilty Secret adlı kitabının giriş bölümünde edebi bir sansasyon yaratmasını ümit ettiği yeni bir roman üzerinde çalıştığını ve bunun birçok cinayet işlemesine rağmen yakalanmamayı başaran kadın bir yazar hakkında olduğunu duyurmuştu. Bu yeni romanın adının da The Beautiful Writer who Killed olduğu ilan edilmişti.

 

 

 

Fakat geçtiğimiz günlerde Liu Yongbiao'nun bu yeni romanının tümüyle kurgu olmayabileceği iddiası gündeme geldi. Zira ünlü polisiyeci 29 Kasım 1995 yılında işlenen dört cinayetin katil zanlısı olarak tutuklandı. 1995 yılında kimliği belirlenemeyen iki şahıs Çin'in Huzhou kentinde bir otele hırsızlık amacıyla yerleşmiş ve kendilerine direnen bir müşteriyi döverek öldürmenin yanı sıra otelin sahibi olan çifti ve çiftin 13 yaşındaki torunlarını da katletmişti.

 

O dönemin teknolojisi delilleri inceleme konusunda yetersiz kalınca dört kişinin katledildiği bu olay faili meçhul olarak kalmıştı. Ancak gelişen teknolojinin ışığında dosyayı tekrar ele alan polisler yeniden yapılan DNA ve parmak izi incelemeleri sonucunda Liu Yongbiao'yu ve adının Wang olduğu duyurulan 64 yaşında bir adamı cinayetin şüphelileri olarak tutukladı.

 

Cinayetlerden 22 yıl sonra polisleri kapısında gören Liu Yongbiao'nun üzerine atılı suçlamaları reddetmediği ve polislere, "Bunca zamandır sizi bekliyordum," dediği belirtildi. Yazarın eşine ise,  "Nihayet uzun zamandır süren bu zihinsel azaptan kurtulabilirim," dediği de iddialar arasında.

 

Yazar her ne kadar The Beautiful Writer who Killed adlı romanını yayımlayamamış olsa da eşine geçmiş suçlarını itiraf eden tek sayfalık bir mektup yazdığı da söylentiler arasında.

 

 

 


 

 

 

Kaynak: The Guardian

 


Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Elele dergisinin yalnızca kadınlara verdiği ve “Hayata İmza Atan Kadınlar” sloganıyla düzenlenen Elele Avon Kadın Ödülleri’nin sahipleri belli oldu.

Napoli romanları ile tanınan Elena Ferrante The Guardian gazetesi için haftalık köşe yazıları kaleme almaya hazırlanıyor. Ferrante, İtalyan gazeteci Claudio Gatti'nin Elena Ferrante müstear adını kullanan yazarın gerçek kimliğine ulaştığını iddia etmesinden bu yana sessizliğini koruyordu.

İthaki Yayınları tarafından kurulan ve atölye çalışmalarının yanı sıra söyleşiler de düzenleyen İthaki Akademi bu kez Osmanlı'dan Cumhuriyet'e Türkçede Polisiye Roman başlıklı bir söyleşi ile Seval Şahin'i konuk ediyor.

 

 

Geçen yıl nisan ayında, Ray Bradbury'nin kült eseri Fahrenheit 451'in HBO tarafından televizyona uyarlanacağı, bir televizyon filmi olarak karşımıza çıkacağı haberleri yayılmaya başlamıştı. İşte geçtiğimiz günlerde söz konusu filmden ilk fragman yayınlandı.

 

Yakın bir zaman önce yayımlanan Kadınlık Daima Bir Muamma isimli kitabı ekseninde Ayşegül Utku Günaydın, Tanzimat'tan itibaren kadınların dergi ve gazetelerde şekillendirdiği edebiyat geleneği üzerine konuşacak. Bugün saat 19.00'da SALT Galata'da.

Söyleşi

Jean-Paul Didierlaurent ile söyleşi:


“Okunmayan kitap, ölü kitaptır. Bu yüzden ortadan kalkması mı gerekir?”

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.