SabitFikir'in şubat sayısı çıktı: Arkadaşlığın yazılamayan hikayesi | www.sabitfikir.com
Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

SabitFikir'in şubat sayısı çıktı: Arkadaşlığın yazılamayan hikayesi



Toplam oy: 62

Şubat ayında, Sevgililer Günü’nden “rol çalmak” çok kolay değil belki ama; kabul etmek gerekir ki günümüz teknolojisi ile şekil değiştiren ilişkilerimizden, arkadaşlıklarımız da nasibini aldı. Artık arkadaşlarımıza kolaylıkla ulaşabiliyor, nerede olursak olalım onlarla görüntülü konuşabiliyor ya da sosyal medya aracılığıyla uzaktan izleyebiliyoruz onların hayatlarını, yıllarca görüşmesek bile. Bu çeşitliliğin içinde arkadaş kavramı evrilirken, “sesini duymak” yerini “like”lara bırakırken, arkadaşlarımız “takipçi”lere dönüşürken arkadaşlığa dair düşünmek için doğru bir zaman gibi gözüküyor. İşte SabitFikir’in Şubat 2018 tarihli sayısında Hande Gürses, bu kavramın peşine düşüyor.


Neden “aşk romanları” var da “arkadaşlık romanı” yok? En büyük, en imkansız, en mutlu aşk hikayesi dediğimizde aklımıza onlarca film geliyor da, arkadaşlık filmi dediğimizde neden duraksıyoruz?


SabitFikir orta sayfalarının vazgeçilmezi KararsızOkur infografiği de, her zamanki gibi kapak konusunu destekliyor: Murat Can Aşlak’ın hazırladığı ve Onur Atay’ın resimlediği KararsızOkur, bu ay, müstesna sevgilerle dolu! Söyleşi sayfasında Zeynep Şen'in konuğu da; 2014’te çıkan ilk romanı Friendship ile edebiyat dünyasında bir fenomene dönüşen Emily Gould. Gould hem henüz Türkçede yayımlanmamış romanını anlatıyor, hem kendi arkadaşlık ilişkisinin nasıl geliştiğini paylaşıyor hem de genel olarak ilişkilerin temel taşlarından bahsediyor... 

 

 

Güncel meseleler ve güvenilir kitap eleştirileri için…


Dünyadan sayfasında Mert Tanaydın, 2018’in şimdiden müjdelenen eserlerine değiniyor. NesneKitap bölümünde Hikmet Hükümenoğlu da, Doğan Kitap tarafından özel bir tasarımla yayımlanan klasikleri mercek altına alıyor. Bu sayıda, görselliğin daha ön planda tutulduğu diğer sayfalardan Fotoğraf bölümünde Merih Akoğul, modern resmin en tanınmış sanatçılarından David Hockney ile Martin Gayford’un ortak kitabı olan Resmin Tarihi’ni tanıtırken; GrafikRoman bölümünde Levent Cantek, yeni yayımlanan Rembrandt biyografisini ele alıyor.


SabitFikir’in bu sayısında ayrıca Tuğçe Isıyel, Horst Blanck, Unica Zürn, Roy Peter Clark, Claudio Morandini, Horacio Quiroga, Sofi Oksanen, Enis Batur, Mukadder Gemici, Rindert Kromhout ve Gül Mete Yuva’nın eserlerini güvenilir eleştirmenler Ece Çavuşlu, Sedat Demir, Seda Ateş, Gökçe Gündüç, Yılmaz Şener, Melisa Kesmez, Ali Bulunmaz, Armağan Ekici, Burcu Bayer, Bülent Usta ve Seval Şahin yorumluyor.

 

 


BirKlasik sayfasında A. Ömer Türkeş, Mahmut Yesari’nin Tipi Dindi romanını incelerken; BaşkaDünyalar bölümünde Yankı Enki, Horrorstör romanıyla tanıdığımız Grady Hendrix’in Türkçedeki yeni romanından bahsediyor. Aysu Önen’in incelediği roman, yurt dışında oldukça ilgi gören Penceredeki Kadın olurken; Kahraman Çayırlı da, “müthiş bir yol haritası” olarak nitelendirdiği Yetişkinlere Shakespeare isimli inceleme kitabını tanıtıyor.


Özel Kütüphaneler bölümünde ise bu ay, İstanbul Kitaplığı’nı ziyaret ediyoruz. Tarihi 18. yüzyıla dayanan iki katlı kütüphane binasında, adı üstünde, İstanbul hakkındaki eserler bir araya getirilmiş durumda. 


SabitFikir'in kapak illüstrasyonu Ece Zeber’e ait. Ancak çizimler bununla sınırlı değil; iç sayfalarda dikkatli gözler, çok sayıda yetenekli ve genç çizerle de karşılaşıyor.

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Ursula K. Le Guin yaşamı boyunca sinema ve televizyon uyarlamalarına mesafeli olmuştu, ancak fantazya ve bilimkurgunun erdemli sesini kaybetmemizin ardından, onun metinlerinden ilham alan projelerin sayısı da günbegün artıyor. Buna da pek azımız itiraz edebilir belli ki! Onun hakkında her gün bir şey okusak/izlesek sıkılmayız.

Orwell’in totaliter bir rejim alegorisi kurduğu Hayvan Çiftliği’nden şu cümle pek çoğumuzun aklındadır: "Bütün hayvanlar eşittir, ama bazı hayvanlar daha eşit!" Kolayca insanlara uyarlanabilecek bir önerme.

2001 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülen V.S. Naipaul, pek çok açıdan tam da çağımızın yazarıydı. Hint asıllı edebiyatçı, Trinidad ve Tabogo adalarında doğdu, Oxford'da öğrenim gördü ve yaşamının büyük bir kısmını İngiltere'de geçirdi. Sınırları, kimlikleri bulandıran hayatı her daim hareket halindeydi.

 

Murakami’nin müziğe olan sevdası malum. Bir dönem, üniversite eğitimini yarıda bırakıp Tokyo’da caz bar işleten Murakami için müzik hem maraton koşuculuğunun hem de yazıyla ilişkisinin vazgeçilmez bir parçası.

Pek çoğumuzun Kurt Vonnegut’la tanışması Mezbaha No. 5 ile olmuştur. Kendisi de II.

Söyleşi

Kutlukhan Kutlu ile söyleşi

 

ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.