Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Ünlü yazarlar, ünlü kitaplar



Toplam oy: 301

"Eğer iyi bir yazar olmak istiyorsanız," diyor Stephen King, Yazma Sanatı isimli kitabının başında, "Her şeyden önce şu ikisini mutlaka yapmanız gerekiyor: çok okumak ve çok yazmak." King'in her ikisini de fazlasıyla yaptığını söylemek mümkün, diğer pek çok başarılı yazar gibi. Ama acaba neler okudular? Yazarların kitap okurken çekilmiş fotoğraflarına baktığımızda pek çoğunun kendi kitaplarını okuduklarını ( ya da en azından onları okurken fotoğraf verdiklerini) farkettik. Bakalım hangi yazarlar, hangi kitapları okumuşlar zamanında:

 

 

 

 

William S. Burroughs,  1950 yılında, New York'ta. Okuduğu kitabın adı Vents.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

William Faulkner, Oscar Williams'ın Hafif Mısranın Gümüş Hazinesi (The Silver Treasury of Light Verse) isimli şiir kitabını okuyor.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

Patti Smith Wallace Stevens'ın şiirlerinden derlenmiş bir kitabı okuyor.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

Stephen King, bir beyzbol maçı esnasında Lee Child'ın Tripwire kitabını okuyor.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

Ezra Pound, 1963 yılında Venedik'te Parşömenler ve Hristiyanlığın Kökenleri (The Scrolls and Christian Origins) kitabını okuyor.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

Anton Çehov, Moskova Sanat Tiyatrosu'ndaki dostlarına Martı'yı okuyor.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Zora Neale Hurston  Amerikan İşleri (American Stuff) isimli kitabı okurken.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Italo Calvino, kendi kitabı olan Palomar'ı okuyor.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

Nick Hornby, kitabı Futbol Ateşi'ni okuyor.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Vladimir Nabokov, kitabı Pnin'i okuyor.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

J.D. Salinger, Çavdar Tarlasında Çocuklar'ı okuyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

DDD

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Türk edebiyatının özgün isimlerinden, metinlerinde genellikle kadın-erkek ilişkilerini, sevgiyi, kadının kimliğini, bağlılık ve özgürlük sorunlarını konu edinen İnci Aral, 2014 KIBATEK Edebiyat Ödülü'ne değer bulundu. İnci Aral'a ödülü, İstanbul’da, Yıldız Teknik Üniversitesi, Davutpaşa Kampüsü, Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek 26.

Gabriel Garcia Marquez'in naaşı en yakınlarının katıldığı törende yakıldı.

 

Geçen perşembe günü 30 yılı aşkın süredir yaşadığıMeksika'da hayatını kaybeden Kolombiyalı yazar Gabriel Garcia Marquez'in naaşı Meksika'da en yakınlarının katıldığı özel bir törenle yakıldı.

 

"Her kişi kendi ölümünün ustasıdır ve zamanı geldiğinde tek yapabileceğimiz onun acı korkusu yaşamadan ölmesine yardımcı olmaktır" demişti Gabriel García Márquez. Şimdiyse Kolombiya, Nobel Ödüllü yazarın küllerinin bir bölümünün anavatanı gibi gördüğü Meksika'ya gömülmesini istiyor.

 

İstanbul'da bu hafta da yolu edebiyatla kesişen birçok etkinlik var.

 

Bunlardan öne çıkanları derledik:


Tiyatro – Hamlet

 

Çekimleri Kahramanmaraş'ta tamamlanan ve TRT'de yayına giren, Yedi Güzel Adam dizisinin galası Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yasin Aktay, AK Parti Grup Başkanvekili Mahir Ü

FikriSabit

Kural değişmiyor; ses, dil, yazı, yazmak ve yaşam üzerine düşünmek için, işe ölümden başlamayı göze almak gerekiyor demek ki. Her yeniden doğumun bedelini tek tek ödemek… Dilin çalışma sesi ancak böyle duyuluyor.

"Bugün kendimi Hegel’in betimlediği yaşlı Yunan gibi hissediyorum biraz: Hegel, bu adamın yaprakların, nehirlerin ve rüzgarların çıkardığı sesleri, kısacası Doğa’nın tüm titremelerini planlı bir zekanın izlerini görebilmek için hiç yorulmadan, tutkuyla incelediğini söylüyordu.

Söyleşi

Sami Berat Marçalı ile söyleşi: Üst kattaki teröristle barışma vakti!

 

Adalet ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Edebiyatımızda pek sık görülen bir şey değildir kadın kahramanların hikayeleri. Özellikle son dönem genç edebiyatımızda bile yine eril bakış açısının, erkek yazarların, erkek kahramanların görece hakimiyeti düşünülürse… Ondandır ki, derin bir soluk alarak başlıyorum Figen Şakacı’nın Pala Hayriye’sine. Bir büyüme, olgunlaşma hikayesiyle baş başayız.