Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Ünlü yazarlar, ünlü kitaplar



Toplam oy: 435

"Eğer iyi bir yazar olmak istiyorsanız," diyor Stephen King, Yazma Sanatı isimli kitabının başında, "Her şeyden önce şu ikisini mutlaka yapmanız gerekiyor: Çok okumak ve çok yazmak." King'in her ikisini de fazlasıyla yaptığını söylemek mümkün, diğer pek çok başarılı yazar gibi. Ama acaba neler okudular? Yazarların kitap okurken çekilmiş fotoğraflarına baktığımızda pek çoğunun kendi kitaplarını okuduklarını (ya da en azından onları okurken fotoğraf verdiklerini) fark ettik. Bakalım hangi yazarlar, hangi kitapları okumuşlar zamanında:

 

 

 

 

William S. Burroughs,  1950 yılında, New York'ta. Okuduğu kitabın adı Vents.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

William Faulkner, Oscar Williams'ın Hafif Mısranın Gümüş Hazinesi (The Silver Treasury of Light Verse) isimli şiir kitabını okuyor.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

Patti Smith Wallace Stevens'ın şiirlerinden derlenmiş bir kitabı okuyor.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

Stephen King, bir beyzbol maçı esnasında Lee Child'ın Tripwire kitabını okuyor.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

Ezra Pound, 1963 yılında Venedik'te Parşömenler ve Hristiyanlığın Kökenleri (The Scrolls and Christian Origins) kitabını okuyor.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

Anton Çehov, Moskova Sanat Tiyatrosu'ndaki dostlarına Martı'yı okuyor.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Zora Neale Hurston  Amerikan İşleri (American Stuff) isimli kitabı okurken.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Italo Calvino, kendi kitabı olan Palomar'ı okuyor.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

Nick Hornby, kitabı Futbol Ateşi'ni okuyor.

 

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

Vladimir Nabokov, kitabı Pnin'i okuyor.

 

 

 

 


 

 

 

 

 

 

J.D. Salinger, Çavdar Tarlasında Çocuklar'ı okuyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

DDD

 

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

42 ülkeden 121 filmin gösterileceği 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali,12 Şubat’ta İstanbul’dan yola çıkıyor, 26 Şubat-1 Mart tarihlerinde de Ankara ve İzmir’e uğruyor. Bağımsız sinemanın çok iyi örneklerinin seyirciyle buluşacağı festivalde edebiyata bulaşan önemli filmler de dikkat çekiyor.  İşte program kapsamındaki, içinden edebiyat geçen filmler şöyle:

Türkçe edebiyatın en önemli yazarlarından Ahmet Hamdi Tanpınar, yarın, ölümün 53. yılında bir etkinlikle anılacak. Kadıköy Belediyesi, Sanat Kütüphanesi’nde saat 15’de başlayacak etkinliğinin programı şu şekilde:

 

Moderatör: Ahmet Ergenç

 

Zeynep Kerman: Tanpınar’ı Sevmek ve Değerlendirmek

Kırklareli E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda hükümlü olan Hasan D., TBMM Dilekçe Komisyonu'na başvurarak, "kitap okuyan mahkumlara ceza indirimi yapılmasını" talep etti. Hasan D.'nin dilekçesini işleme alan komisyon, konuyu Adalet Bakanlığı'na sordu. Bakanlıktan Meclis'e gönderilen yanıtta, dilekle ilgili şunlar kaydedildi:

 

Sezgin Kaymaz, İletişim Yayınları'ndan April Yayınları'na geçti. Radikal Kitap'ın haberine göre, yazarın öykülerinin yer aldığı, April etiketiyle çıkacak ilk kitabı Bakele şubat ayında raflarda olacak. Devamında da bir romanının yayımlanacağı belirtiliyor.

"Bu seneki çılgınlığım iki haftada bir kitap bitirmek," diyerek Facebook'ta "Kitap Yılı" ismiyle bir kitap kulübü kuran ve şimdiden 200 bin kişiyi bu grupta toplayan Facebook'un kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg'in önerdiği ilk kitap raflarda tükendi. Moisés Naím'in yazdığı 320 sayfalık The End of Power, amazon.com'da da 24 saat içinde bulunamaz oldu.

Söyleşi

Ekrem Düzen ile söyleşi: "Trol bir insanı çileden çıkarma uzmanı"

 

Ayşe ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Modern romanın edebiyatımızdaki ilk örneği. Batı özentiliğinin eleştirisi… Araba Sevdası denince art arda bu iki cümleyi sıralar geçeriz, aslına bakarsanız haksızlık ederiz. Doğrudur, yanlış değildir bu tespitler; ama eksiktir. Hem de oldukça eksik. Çünkü Araba Sevdası her şeyden önce dil üzerine yazılmış bir romandır. Daha doğrusu dilsizlik üzerine...

 

FikriSabit

Kitaplı kamu spotunun buzlanmış hali bence bugüne kadar çekilmiş en hakiki, en samimi kamu spotudur.

Kamu spotları, devletin diliyle yaşamayı öğrenmenin en sıkıcı tarzı... Duygu sömürüsünün yüreğe değmeyen en klişeleşmiş halinden, didaktizmin bunaltıcı tumturaklılığına doğru salınan bir manasız sarkaç... Karşına çıktı mı kısacası, kaç.