Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Haber

Haber

Yaşar Kemal: Edebiyatımızla bedel ödedik



Toplam oy: 107

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nce Yaşar Kemal'e ''onursal doktora'' unvanı verildi.



Üniversitenin Tophane'deki yerleşkesinde düzenlenen törende konuşan Rektör Prof. Dr. Yalçın Karayağız, Yaşar Kemal'in aralarında bulunmasının kendileri için çok büyük bir onur olduğunu söyledi.



Karayağız, 60 yılı aşan sanat hayatıyla Türkiye'nin kültür ve sanatına yaptığı katkılara saygı olarak Yaşar Kemal'e ''onursal doktora'' unvanının verilmesinin, üniversite senatosunun aldığı kararla gerçekleştiğini kaydetti.



Türkiye'nin sanat eğitimi veren ilk üniversitesi olarak, Yaşar Kemal'in 20. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan süreçte sanata olan katkılarını dile getirdiklerini aktaran Karayağız, ''onursal doktora'' unvanını da kendisine duydukları şükranın belgesi olarak takdim ettiklerini vurguladı.



Yaşar Kemal'in yazar ve edebiyatçı kimliğiyle bilindiğini hatırlatan Karayağız, bunun yanı sıra gazeteci, röportaj, gezi ve izlenim yazarı olduğunu, aynı zamanda bir dönem de portre ve manzara resimleri yaparak geçimini sağladığını anlattı.



Usta edebiyatçı Yaşar Kemal ise MSGSÜ'den aldığı bu unvan dolayısıyla çok mutlu olduğunu belirterek, buradan aldığı ödülle 20'li yaşlardayken üniversitede geçirdiği günleri hatırladığını kaydetti.



Kemal, yaratıcılığın önündeki en büyük engellerden birinin Batı taklitçiliği olduğunu vurgulayarak, ''Ben halk dili ve edebiyatından çok yararlandım. Bizim temelimiz kendi kültürümüzdür'' dedi.



Yaşar Kemal, edebiyat hayatına ilişkin, ''Biz edebiyatımızla inatla yaşama sarıldık. Biz inatla bu topraklarda yaşanan acıların, özlemlerin sesi olmaya uğraştık. Bunun için de çoğumuz bedel ödedik'' diye konuştu.



''Zilli Kurt'' öyküsünü hatırlatan Yaşar Kemal, kendisinin de bu kurtlardan biri olduğunu belirterek, ''Eğer bir gün bir biyografi yazarsam, birincisi 'Zilli Kurt' olacak. Benim hayatım hapishaneler, kötülükler, zulümler, açlıklar, yokluklar, böyle geçti'' dedi.



Konuşmaların ardından Rektör Karayağız tarafından Yaşar Kemal'e cübbe giydirilerek, ''onursal doktora'' belgesi verildi. Kemal, salondakiler tarafından ayakta alkışlandı.



Şef Gürer Aykal yönetimindeki Devlet Konservatuvarı Orkestrası’nın bir dinleti sunduğu törende daha sonra ''Yaşar Kemal'de Işık, Renk, Koku, Doku'' adlı sergi gezildi.



Törene, gazeteci-yazar Doğan Hızlan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. (AA)

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

Sel Yayıncılık, Beat Kuşağı’nın önde gelen isimlerinden William S. Burroughs’un Yumuşak Makine isimli kitabına 2011 yılında açılan "müstehcenlik" davasını Anayasa Mahkemesi'ne taşıyor.

Yazar Doğu Yücel, geçtiğimiz aylarda Doğan Kitap tarafından yayınlanan Güneş Hırsızları adlı kitabı için bir şarkı listesi hazırlayarak, listeyi Facebook sayfasından duyurdu. Yücel listeyi şu açıklamayla birlikte paylaştı: "Bazı şarkılar öykülerde geçtiklerinden, bazı şarkılar öyküleri çağrıştırdığı için seçildi.

Bir kitabevine girdiğiniz anda, adeta etrafınız sizinle konuşmak isteyen yüzlerce kitapla sarılır. Fakat eliniz bu kitaplardan sadece bazılarına gider, geride kalanların bir bölümünü ise gözünüz hiç görmez bile. Bir kitap evinize girmeyi nasıl başarır? Yazarının adı tanıdıktır belki, belki kitabın adı hoşunuza gitmiştir, ya da kapağından etkilenmişsinizdir kim bilir...

 

Geçen günlerde yeni romanı Kafamda Bir Tuhaflık'ı yayımlayan Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, bir edebiyat söyleşisinde öğrencilerle bir araya geldi ve kazandığı Nobel'e dair açıklamalarda bulundu.

 

İlk sayısı 1933 Temmuz ayında yayımlanan, cumhuriyet sonrası Türkiye’sinin en uzun soluklu edebiyat ve sanat dergisi Varlık, kurucusu Yaşar Nabi Nayır’ın doğumunun 106. yılında “Türk dergiciliğinin amiral gemisi: Varlık dergisi” adlı panelde konuşuluyor.

 

Söyleşi

Glowacki ile söyleşi: "Kosinski, bir Dostoyevski karakteri gibiydi"

 

Gökçe GÜNDÜÇ

 

ŞahaneBirKitap

"Duyduğum en acıklı hikaye bu. Ashburnhamları Nauheim kentinde son dokuz mevsimdir oldukça yakından- ya da hem yarım yamalak ve üsütnkörü hem de elinize giydiğiniz güzel bir eldiven kadar yakın bir ahbaplığımız vardı diyelim- tanıyorduk.

FikriSabit

Kitaplı kamu spotunun buzlanmış hali bence bugüne kadar çekilmiş en hakiki, en samimi kamu spotudur.

Kamu spotları, devletin diliyle yaşamayı öğrenmenin en sıkıcı tarzı... Duygu sömürüsünün yüreğe değmeyen en klişeleşmiş halinden, didaktizmin bunaltıcı tumturaklılığına doğru salınan bir manasız sarkaç... Karşına çıktı mı kısacası, kaç.