Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Haber

Haber

Yaşar Kemal: Edebiyatımızla bedel ödedik



Toplam oy: 101

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi'nce Yaşar Kemal'e ''onursal doktora'' unvanı verildi.



Üniversitenin Tophane'deki yerleşkesinde düzenlenen törende konuşan Rektör Prof. Dr. Yalçın Karayağız, Yaşar Kemal'in aralarında bulunmasının kendileri için çok büyük bir onur olduğunu söyledi.



Karayağız, 60 yılı aşan sanat hayatıyla Türkiye'nin kültür ve sanatına yaptığı katkılara saygı olarak Yaşar Kemal'e ''onursal doktora'' unvanının verilmesinin, üniversite senatosunun aldığı kararla gerçekleştiğini kaydetti.



Türkiye'nin sanat eğitimi veren ilk üniversitesi olarak, Yaşar Kemal'in 20. yüzyıldan 21. yüzyıla uzanan süreçte sanata olan katkılarını dile getirdiklerini aktaran Karayağız, ''onursal doktora'' unvanını da kendisine duydukları şükranın belgesi olarak takdim ettiklerini vurguladı.



Yaşar Kemal'in yazar ve edebiyatçı kimliğiyle bilindiğini hatırlatan Karayağız, bunun yanı sıra gazeteci, röportaj, gezi ve izlenim yazarı olduğunu, aynı zamanda bir dönem de portre ve manzara resimleri yaparak geçimini sağladığını anlattı.



Usta edebiyatçı Yaşar Kemal ise MSGSÜ'den aldığı bu unvan dolayısıyla çok mutlu olduğunu belirterek, buradan aldığı ödülle 20'li yaşlardayken üniversitede geçirdiği günleri hatırladığını kaydetti.



Kemal, yaratıcılığın önündeki en büyük engellerden birinin Batı taklitçiliği olduğunu vurgulayarak, ''Ben halk dili ve edebiyatından çok yararlandım. Bizim temelimiz kendi kültürümüzdür'' dedi.



Yaşar Kemal, edebiyat hayatına ilişkin, ''Biz edebiyatımızla inatla yaşama sarıldık. Biz inatla bu topraklarda yaşanan acıların, özlemlerin sesi olmaya uğraştık. Bunun için de çoğumuz bedel ödedik'' diye konuştu.



''Zilli Kurt'' öyküsünü hatırlatan Yaşar Kemal, kendisinin de bu kurtlardan biri olduğunu belirterek, ''Eğer bir gün bir biyografi yazarsam, birincisi 'Zilli Kurt' olacak. Benim hayatım hapishaneler, kötülükler, zulümler, açlıklar, yokluklar, böyle geçti'' dedi.



Konuşmaların ardından Rektör Karayağız tarafından Yaşar Kemal'e cübbe giydirilerek, ''onursal doktora'' belgesi verildi. Kemal, salondakiler tarafından ayakta alkışlandı.



Şef Gürer Aykal yönetimindeki Devlet Konservatuvarı Orkestrası’nın bir dinleti sunduğu törende daha sonra ''Yaşar Kemal'de Işık, Renk, Koku, Doku'' adlı sergi gezildi.



Törene, gazeteci-yazar Doğan Hızlan'ın da aralarında bulunduğu çok sayıda davetli katıldı. (AA)

Yorumlar

Yorum Gönder

Yeni yorum gönder

Diğer Haber Yazıları

İstanbul Film Festivali kapsamında dün Akbank Sanat'ta düzenlenen "Film ve Edebiyat" başlıklı etkinlik, yazar Hakan Günday, Kalem Ajans kurucusu Nermin Mollaoğlu, yönetmen Grant Gee ve yapımcı Janine Marmot'u bir araya getirdi.

 

Eylemler sırasında içinde kütüphane kurulan Gezi Parkı'nda kitap okuma günü ve takas pazarı etkinliği düzenleniyor.

Fransız yazar Antoine de Saint-Exupéry tarafından 1943’te yazılan ve tüm dünyada milyonlarca okuyucuya ulaşan Küçük Prens, 10 Mayıs- 31 Mayıs tarihleri arasında Zorlu Center AVM’de yeniden hayat buluyor. Büyüklerin dünyasının bir çocuğun gözünden anlatıldığı, dünya üzerinde 240'dan fazla dile çevrilen ve 140 milyon adetten fazla satan kitabın 71.

Donna Tartt'ın geçen yılın en popüler eserleri arasında gösterilen The Goldfinch adlı romanı, kurmaca dalında Pulitzer Ödülü'ne layık görüldü. Kitap, günümüz Manhattan'ında yaşayan bir yetimin, Dickensvari öyküsünü anlatıyor. Kitap henüz daha Pulitzer almamışken, amazon.com'un çok satanlar listesinde 40'ıncı sırada bulunuyordu.

 

İstanbul Tanpınar Edebiyat Festivali'nin (İTEF) altıncısı Vehbi Koç Vakfı'nın ana sponsorluğunda 5- 11 Mayıs tarihleri arasında, Şehir ve Yolculuk teması altında gerçekleşecek. İTEF kapsamında edebiyat severler, her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin uluslararası bölümünde yerli ve yabancı yazarlarla bir araya gelecekler.

FikriSabit

Kural değişmiyor; ses, dil, yazı, yazmak ve yaşam üzerine düşünmek için, işe ölümden başlamayı göze almak gerekiyor demek ki. Her yeniden doğumun bedelini tek tek ödemek… Dilin çalışma sesi ancak böyle duyuluyor.

"Bugün kendimi Hegel’in betimlediği yaşlı Yunan gibi hissediyorum biraz: Hegel, bu adamın yaprakların, nehirlerin ve rüzgarların çıkardığı sesleri, kısacası Doğa’nın tüm titremelerini planlı bir zekanın izlerini görebilmek için hiç yorulmadan, tutkuyla incelediğini söylüyordu.

Söyleşi

Sami Berat Marçalı ile söyleşi: Üst kattaki teröristle barışma vakti!

 

Adalet ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Bilmem ki siz de benim gibi, geçirdiğimiz dünün ardından dişil bir dünya bilgisinin eksikliğini iliklerinize kadar hissediyor musunuz? Çıkış yolunun siyasi- toplumsal erkle, güçle, kâr- zarar hesaplarıyla, kılıçla, asayla açılmayacağını bir kez bir kez daha hüzünle fark ediyor musunuz?