Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi


Eleştiri Arşivi

En çok okunanlar  

Eleştiri


Fransızca kültür başkadır

Yeryüzünde nereye ayak basılırsa basılsın, ikinci bir dil olarak Fransızca öğrenmeyi, onu kullanmayı seçenler, konuşmasalar dahi diğerlerinden daha belirgin biçimde ayırt edilebilir. Anadili Fransızca olanlar gibi.


Matbuat âleminde bir gezi

2010’da, New York’un meşhur, büyük sahaf ve kelepir kitapçısı Strand’den metroda okumak için Don DeLillo’nun White Noise’ını satın alan bir okurun dikkatini, kitabın önceki sahibinin kitabın içine aldığı notlarda komik bir dille yazarla dalga geçmesi, kavga etmesi dikkatini çekmiş.


Hikayesi aşkla mayalanmış bir roman

Ertürk Akşun, son romanı Ve Kızın Adı Gece’de hem kendine, hem dönemimize hem de geçmişe dokunmuş. Bir kısmı 90’larda, diğer kısmı günümüzde geçen kitapta Ertürk Akşun, 70’lerin buhranlı dönemini de hikayeye katarak çok sesli bir senfoni oluşturmuş. Kelimelerle gerçeği, imalarla anlamı ve satır aralarındaki suskunlukla acıları anlatmış.


İnsanlığın kendi elleriyle yarattığı “evlatları”

Hayat tuhaf tesadüflerle dolu… Son günlerde yapay insan meselesine takmış bir halde, Despina Kakoudaki’nin Robot Anatomisi kitabının Frankestein’ı ele aldığı bölümünü okurken, karşıma iki üretken akademisyenin kitabı çıkıverdi: Babam Sağ Olsun: Frankenstein 200 Yaşında.


Ferrante’yi anlamak

Bir tuşla dünyanın diğer ucundaki kişilerle görüntülü konuşmalar yapabildiğimiz bir teknoloji ve okuduğumuz kitabı, sevdiğimiz çiçeği, en özel anlarımızı, kızgınlıklarımızı, eleştirilerimizi yansıtarak her gün yeni bir ben ben inşa ettiğimiz sosyal medyaya sahip olduğumuz bir dönemde kitapları tüm dünyada beğenilen ve okunan, yarattığı karakterlerle okurun hayatına dokunan bir yazarın kimliğini


Hepimizi yakmaya hazır güruh

Gündemin 24 saat içinde değişiverdiği, devletin ideolojik aygıtları vasıtasıyla gerçekliğin bir gecede tepetaklak olup bambaşka biçimler aldığı bir dünyada itibar ya da en yaygın haliyle itibarsızlık üzerine düşünmek pek kolay değil… Zeminler bunca kayganken, kamunun anlık hafızası hiçbir şeyin kaydını tutmazken, bir kişinin ya da bir kurumun itibarını ne belirler ve bu belirlenen “şey”in ömrü


Ay’da din sosyolojisi

Video oyunları asla sadece sıradan vakit geçirme nesneleri değiller. Soyut düşünme ve analitik seçenekler üretme becerisini geliştirme hususunda çok iyiler. En basitinden, Age of Empires benzeri strateji oyunlarında da –gerçekten görmek isterseniz– eşsiz bir kamu maliyesinin ve makro iktisadın saklı olduğunu fark edersiniz.

 


“Doğuştan romancı”

Mahmut Yesari, edebiyatımızın en üretken yazarlarından birisiydi. Kısa ömrüne sığdırdığı on dokuz roman, iki hikaye kitabı ve çok sayıda tiyatro oyunuyla yaşadığı döneme damgasını vurmuştu. Ancak ne yazık ki zaman her şeyi unutturabiliyor; Mahmut Yesari de pek çok meslektaşının akibetine uğradı ve hafızalardan silinip gitti...


Shakespeare’in kara ormanlarında

Yetişkinlere Shakespeare kitabında Shakespeare’in mutlu son düğünlerine, aşk karmaşalarına, çocuk ölümlü kış masallarına; kambur kötülükler şahından Macbeth’in bedellerine, muhtelif komedilerine, tarihi oyunlarına, trajedilerine farklı bir pencereden bakmak için Foley ve Coates adeta bir atlas hazırlamışlar.


Ferah bir rüya umudu

Mukadder Gemici'nin öyküdeki uzun yürüyüşü, Asla Pes Etme ve Kar Makamı'nın ardından Nuh'un Kızı'yla devam ediyor.

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.