Kiran Desai'yi kimler, niye okuyacak ya da magazin edebiyatı öldürür mü?![]()
Üye Eleştirileri Arşivi
//php print_r ($fields); ?>
14.12.09
Gerçekten kendine özgü mü?
nagual
Latife Tekin'i 15- 20 yıldır takip ederim. Hem edebi anlamda hem de Gümüşlük'teki faaliyetlerinden ötürü.
//php print_r ($fields); ?>
02.12.09
Çağımızın Ontolojik Çıkmazı
balgöz
Alain De Botton ülkemizde çok sevilen yabancı yazarlardan. Onu duyulan bu sevgideki en temel belirleyici özellik, süreklilik duygusu. Botton daha önceki örneklerde gördüğümüz gibi rastlantıların ve koşulların yardımıyla sadece tek bir kitabıyla değil, neredeyse tüm külliyatıyla sevildi Türkçe'de. Öyle ki, Çalışmanın Mutluluğu isimli son kitabı kendi ülkesinden önce Türkiye'de basıldı.
//php print_r ($fields); ?>
02.12.09
Düşünce Geleneklerine Karşılaştırmalı Bir Bakış
montezaus
Düşünce tarihi denildiğinde tarih kelimesi ağır basıp, yeni bir şey sunabilecek olmadığını düşündürdüğünden midir nedir, özellikle kitap formatında fazla ilgi gören bir konu olduğunu söylemek kolay değil.
//php print_r ($fields); ?>
02.12.09
Roma'da Şüpheci ve Alaycı Bir Dedektif
suyun hafızası
Didius Falco, bahsettiğim üzere (zamanının dedektifi anlamına gelen) bilgi toplayıcı olarak çalışıyor. Roma'nın merkezinde ucuz ve araştırma talep etmeye gelen karanlık tiplerin de rahat girebildiği bir çatı katında yaşıyor. Roma döneminde çatı katları en ucuz yerler-miş-. Falco, ilk kitabıyla bile klasik bir dedektif mertebesine ulaşıyor.
//php print_r ($fields); ?>
26.11.09
Bir krizin ardından: Epikriz
Neslihan D.
Tuncay Durmuş'un ilk öykü kitabıymış bu. Devamının gelmesini umuyoruz elbette. Bir psikiyatrik krizin ardından kalanların anlatıldığı, güzel bir kitap. Özellikle psikiyatriye, psikiyatri öykülerine ilgi duyanların seveceği türden. Öyküler gerçekle sanrıların iç içe geçmesiyle oluşturulmuş. Çoğu yerde bu ikisi arasındaki sınırı belirlemek de son derece güç.
//php print_r ($fields); ?>
24.11.09
//php print_r ($fields); ?>
23.11.09
Bir Ruh Macerası
mahcup
Ayşe Hanım ile aynı kuşaktan olmasak da, benim de mensubu bulunduğum kuşağın gençliğinde kıvrandığı anlamsızlık deryalarından Sartrelar, Kierkegaardlar ve bol bizden olmayana duyulan hayranlıkla geçmiş hatta heba olmuş hayatımı anlatıyor adeta kitap! Ve bir de "niçin İbni Arabi'yi bu kadar geç yaşımda keşfetmek zorunda bırakıldığımın" isyan çığlıklarını sanki duymuş gibi bana geri fısıldıyor..
//php print_r ($fields); ?>
23.11.09
Ve Durgun Akardı Don
incorruptible
Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga´yı ve ardından da Tütün´ü okumuş biri olarak bu nehir romanın da devrimin coşkusunu vurgulayan bir dille yazılmış olmasını bekliyordum. Ancak tahminimin aksine Kızılların değil Kızıllarla Beyazların savaşında iki arada bir derede kalan Kazak kast-halkının gözünden yazılmış bir romanla karşılaştım.
//php print_r ($fields); ?>
20.11.09
Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi
benhepevdeyim
"Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi" küçükler için hazırlanmış büyük bir kitap. Cemal Süreya'nın daha önce Çocukça Dergisi için yazdığı okuma tadı yaratan harika on iki yazısıyla, Mustafa Delioğlu'nun afacan çizimleriyle bu kitap, çocuk edebiyatı diye adlandırılan alana yol gösterici nitelikte.
//php print_r ($fields); ?>
19.11.09
Çavdar Tarlasında Çocuklar
Denarius
Bu kitabı okurken bir film izliyor gibiydim sanki; slow-motion ilerleyen bir film. Fakat bu kitapta filmlerde bulamayacağınız bir tat var. Filmlerde, görsel ya da işitsel olarak anlatılmak istenen çok iyi aktarılabilir belki ama kişilerin hisleri, düşünceleri, içsel konuşmaları, eleştirileri yeterince yansıtılamaz seyirciye. Eğer bu kitabı okuyorsanız durum farklıdır tabi.














FriendFeed
Twitter