Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi
 Üye eleştirileri bölümü idefix üyelerinin kitaplara yaptıkları eleştirilerden derlenmektedir. Eğer siz de eleştirinizin bu bölümde yayınlanmasını istiyorsanız dilediğiniz kitabı idefix’te eleştirebilirsiniz. Eleştirileriniz idefix editörlerinin kontrolünden sonra değerlendirmeye alınacaktır.

Üye Eleştirileri Arşivi

En çok okunanlar  

Üye Eleştirileri


Ve Durgun Akardı Don

Paris Düşerken, Fırtına ve Dipten Gelen Dalga´yı ve ardından da Tütün´ü okumuş biri olarak bu nehir romanın da devrimin coşkusunu vurgulayan bir dille yazılmış olmasını bekliyordum. Ancak tahminimin aksine Kızılların değil Kızıllarla Beyazların savaşında iki arada bir derede kalan Kazak kast-halkının gözünden yazılmış bir romanla karşılaştım.


Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi

"Aritmetik İyi Kuşlar Pekiyi" küçükler için hazırlanmış büyük bir kitap. Cemal Süreya'nın daha önce Çocukça Dergisi için yazdığı okuma tadı yaratan harika on iki yazısıyla, Mustafa Delioğlu'nun afacan çizimleriyle bu kitap, çocuk edebiyatı diye adlandırılan alana yol gösterici nitelikte.


Çavdar Tarlasında Çocuklar

Bu kitabı okurken bir film izliyor gibiydim sanki; slow-motion ilerleyen bir film. Fakat bu kitapta filmlerde bulamayacağınız bir tat var. Filmlerde, görsel ya da işitsel olarak anlatılmak istenen çok iyi aktarılabilir belki ama kişilerin hisleri, düşünceleri, içsel konuşmaları, eleştirileri yeterince yansıtılamaz seyirciye. Eğer bu kitabı okuyorsanız durum farklıdır tabi.


Kurbağa Yağı Satıcısı

Kitabın ilk sayfasını çevirdiğimde hayal kırıklığına uğradım, çünkü kitabın bir roman olduğunu düşünerek almıştım ama kitap bir otobiyografiydi. Sayfaları çevirdikçe başlangıçtaki hayal kırıklığım keyifli bir okumaya dönüştü.


Kayıp Gül Kayıp Zaman

Kitabın Öndeyiş´ini okuduğumda akıcı ve sürekleyici bir romanla karşı karşıya olduğumu düşündüm. İlerleyen sayfalarda ise yazar beni gerçekten hayal kırıklığına uğattı. Böyle büyük bir reklam kampanyasıyla ortaya çıkan eserin çok daha sürükleyici, içinin doldurulmuş olmasını beklerdim. Hikaye, üçüncü şahıs tarafından anlatılıyor.


Okurken Sarsılmak

Muhteşem bir kitap. Dünya tarihinde çok önemli bir dönemin doğum sancılarını ve doğumunu anlatıyor. Sanki yazar Ekim Devrimi´nin çok geniş açılı bir dijital fotoğraf makinesi ile fotoğrafını çekmiş ve bu fotoğrafın her santimetrekaresini yazıya dökmüş gibi bir his uyandırıyor. O dönemdeki toplumun her kesiminin düşünceleri yansıtılmış.


SERDAR ÖZKAN...

Birçok okurun tahmin ettiği gibi, kolayca gol pozisyonuna girdiği halde gole çeviremeyen, Hemşehrimiz (Aksekili) Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal´a saç-baş yolduran, Denizli´nin, Demirören´in tahtlarının sarsılmasına neden olan, Beşiktaş´ın genç, acar futbolcusu Serdar Özkan´dan söz etmeyeceğim.


Suç ve Ceza´ya dair

Suç ve ceza Dostoyevski tarafından ilmek ilmek ayrıntılarla işlenmiş büyük romanlarından biridir, zira söz konusu Dostoyevski olunca basit bir romandan bahsetmek söz konusu bile olamaz. Kitabı okurken Dostoyevski´nin kelimelerinin bakış açısından suç unsuruna; suçun, kitabın baş kahramanı Raskalnikov üzerinde oluşturduğu baskıların gerçekliğine şaşırarak tanıklık ediyorsunuz.


Efsane Değil Geçek

Büyük İskender hakkında derli toplu bilgi edinmek isteyenler için tavsiye edebileceğim bir kitap.


Emperyalizme Yaklaşım Evrenseldir

Emperyalizmin acımasızlığını ve açgözlülüğünü emperyalist bir ülkede doğup büyümüş bir insanın kaleminden okumak önceleri şaşırtıcı oluyor. Ancak kitapta anlatılanlar ve varılan yargılar ,Türkiye´de dinozor diye adlandırılan yazarların vardıkları yargılarla hemen hemen bire bir örtüşüyor.

Söyleşi

EFSANELERDEN KURGUSAL EDEBİYATA EDEBİYATIN BAŞ KÖŞESİNDE: KEDİ

 

Bern’deki Paul Klee Müzesi’nde Klee’nin hayvanları konu eden eserleri sergileniyor. Klee’nin çektiği fotoğrafların döndüğü kısımda epey zaman kalıyorum, en az sergiyi gezdiğim süre kadar - fotoğraflar içime işliyor; sevgi dolu ve sakin. Ressamın deklanşörünün karşısında ise sadece kediler var.

ŞahaneBirKitap

Kardeşlik köprüydü, herkes yerinde durdukça yıkılmayacak bir köprü, ayakları ayaklarımız olan. İki yakamız bir arada olacaktı sabit oldukça kademlerimiz. Kardeşlik perdeydi, ayrı düşsek de yırtmayacağımız bir perde, sinema perdesi değildi fakat başkalarının üzerinde kendi filmlerini oynatacağı.

 

Editörden

Edebiyat en basit anlamıyla insanı ilgilendirse de, ilk edebi eserlerden günümüze, başka canlıların da alanı olmuştur. Dönüp baktığımda, edebiyatın dünyayı ve insandan yola çıkarak hakikati anlama, anlatma becerisi başımı döndürüyor.