Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

			


Everest Yayınları

Kutu




Toplam oy: 2218

Nobel ödüllü Alman romancı Günter Grass’ın büyük tartışmalar yaratan Soğanı Soyarken adlı yaşamöyküsünün devamı niteliğindeki Kutu, aynı zamanda deneysel bir kurmaca.



Romanın gizli kahramanı Günter Grass, farklı kadınlardan olan sekiz çocuğunu bir araya getiriyor ve onlardan, çocukluklarını, birbirleriyle ve genellikle yeni bir kitabın peşinde olduğu için ortalarda görünmeyen babalarıyla ilişkilerini anlatıp kaydetmelerini rica ediyor. Çocukların konuşmaları, anıları, bellekleri bir süre sonra üst üste biniyor; çekişmeler, suçlamalar, kıskançlıklar, yalanlar ortaya saçılıyor.



Tüm bu performansın merkezinde ise, Grass’ın teneke trampet gibi büyülü nesnelerinden biri yer alıyor: Agfa Box fotoğraf makinesi. Adeta usta yazarın gölgesine dönüşen, makinesiyle yazarın temalarına ilişkin binlerce kare çeken gizemli Mariecik’in elinden düşürmediği sihirli “Kutu”su, kimi zaman gerçeklikte olmayan şeyleri kimi zaman da geleceği gösteriyor, sıradan görünümlerin ardındaki gizli niyetleri, arzuları ortaya çıkartıyor.



Artık kendileri de birer ebeveyn olan çocuklar, roman boyunca, Pandora’nın “Kutu”su misali ortaya çıkan bu sihri anlamlandırmaya çalışıyorlar; yazarın ilham kaynağı mı, sanatın gücü mü, tanrının gözü mü, yoksa yalnızca çok ünlü, çok önemli bir yazarın ölmeden önceki son cüretkâr hesaplaşması, son fantezisi mi?



“Günter Grass, ressamlığından dolayı görsel bir yazardı. Hikâye ne kadar acımasız, sert ve siyasi olursa olsun,  hikâyeyi yazarın yaratıcılığına dayandırmayı öğretti bize... Yaşayan en büyük Alman yazarıydı…”

- Orhan Pamuk

 

Grass’ın romanla deney yapma konusundaki tükenmez tutkusundan ve Kutu’daki olağanüstü pasaj ve hikâyelerden etkilenmemek olanaksız.

- Charles Simic -

 

(Tanıtım Bülteninden)



Bu kitabı idefix'ten sayın alın

Yorumlar

Yorum Gönder

Söyleşi

 

Emily Gould ile söyleşi // Zeynep Şen


ŞahaneBirKitap

Hayal edin. Bir mutluluk ve özgürlük hayali olsun ama bu. Bireysel, hatta bencilce isteklerinizi de kapsasın, tüm dünyayı ve insanlığı da içine alsın. Geleceğe dikin gözünüzü, tüm tarihi, geçmişi, mitleri, efsaneleri, masalları da koyun çantanıza. Sıkıcı olmayı unutun ama, eğlenceli, alaycı, neşeli, uçucu bir hayal dünyası kurun...

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.