Sabitfikir
idefix
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Yazarlar


Aycan Aşkım Saroğlu

Aycan (Aşkım) Saroğlu 1991 yılında İstanbul Üniversitesi Amerikan Dili ve Edebiyatı’nı bitirdi. Daha sonra Hürriyet Vakfı Gazetecilik Okulu’ndan mezun oldu. 1992’de Hürriyet Gazetesi Dış Haberler’de işe başladı. Sırasıyla Hürriyet Dış Haberler, Sabah Grubu TopSante, Gezi Traveler, Aktüel dergilerinde çalıştı.  2006 yılında Akşam Gazetesi’ne geçti. Orada Brunch dergisinde ve AKŞAM Gazetesi haftasonu eklerinde editor olarak çalıştı. Aynı zamanda gazetede 2 yıl kadar köşe yazarlığı yaptı. Ardından HaberTurk gazetesine geçti ve gazetede haftasonu eklerinde çalıştı.

 

Halihazırda serbest gazeteci olarak çalışıyor, aynı zamanda yoga eğitmenliği yapıyor. Ayrıca Sabit Fikir, Egoist Okur ve derki.com, The Wise Magazin gibi sitelere yazılar yazıyor.

 

2004 yılında ilk fantastik gerilim hikayesi ‘Uyuyan Güzel’ Cosmopolitan Dergisi’nin eki olarak verilen, içinde Altay Öktem, Hakan Günday, Mehmet Açar, Hande Öğüt, Ahmet Ümit gibi yazarların da olduğu “Gergin Öyküler”de yayınlandı. Daha sonra bu hikaye Maydonoz Showland Radyosu’nun bir gece yarısı şov programı olan “Kabus Hikayeleri”nde yer aldı.

 

Bir novella (Tango Charlie ve Darendau’nun Şarkısı) , iki uzun hikayeden (Kötülükçü ve Ignasio Vladmir Anastasov) oluşan, fantastik, ezoterik ve gerilim öğeleri içeren ilk kitabı Tutkunun Kum Saati 2010 yılında basıldı. Çocukluğundan beri fantastatik edebiyatla gerçek üstü dünyalarla ve hayal gücüyle hayatta kalan ve halihazırda ikinci kitabı üzerinde çalışan Aycan Aşkım Saroğlu’nun mottosu: Edgar Allen Poe’nun ‘bir kedi kadar gizemli bir şey yazabilmeyi isterdim’ sözü…

Tüm Yazıları

Yekta Kopan, son kitabı Kediler Güzel Uyanır’da usta bir ‘an fotoğrafçısı’ gibi kalemiyle bol bol deklanşöre basıyor. Anlar yığılıyor; bireysel ve toplumsal belleklerimizde. Pat yakalıyor bir anı, sonra bir diğerini. Geçmişimizden, bilinçaltımızdan, gelecek endişemizden ve nadiren de bugünün ruhumuza yansımasından doğanların fotoğrafları yakalıyor.

Booker ödüllü yazar A. S. Byatt’ın Çocukların Kitabı’nın adı çocuklar için de büyükler için de fena halde yanıltıcı. 20.

“Ve günler yürümeye başladı. Ve onlar, günler bizi yaptı. Ve bu şekilde doğduk biz, yani günlerin çocukları, sorgulayıcılar, yaşamı arayanlar.” (Mayalara göre Yaradılış)

 

 

FikriSabit

Kural değişmiyor; ses, dil, yazı, yazmak ve yaşam üzerine düşünmek için, işe ölümden başlamayı göze almak gerekiyor demek ki. Her yeniden doğumun bedelini tek tek ödemek… Dilin çalışma sesi ancak böyle duyuluyor.

"Bugün kendimi Hegel’in betimlediği yaşlı Yunan gibi hissediyorum biraz: Hegel, bu adamın yaprakların, nehirlerin ve rüzgarların çıkardığı sesleri, kısacası Doğa’nın tüm titremelerini planlı bir zekanın izlerini görebilmek için hiç yorulmadan, tutkuyla incelediğini söylüyordu.

Söyleşi

Sami Berat Marçalı ile söyleşi: Üst kattaki teröristle barışma vakti!

 

Adalet ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Edebiyatımızda pek sık görülen bir şey değildir kadın kahramanların hikayeleri. Özellikle son dönem genç edebiyatımızda bile yine eril bakış açısının, erkek yazarların, erkek kahramanların görece hakimiyeti düşünülürse… Ondandır ki, derin bir soluk alarak başlıyorum Figen Şakacı’nın Pala Hayriye’sine. Bir büyüme, olgunlaşma hikayesiyle baş başayız.