Kulis Arşivi

Kulis
//php print_r ($fields); ?>
Cemal Karanlık
Sayın okurlar, Amazon vesilesiyle, e-kitap satışlarının basılı kitabı geçtiği söyleniyor. Teknolojinin yalancısıyım. Her ne hal ise, bu durum herhalde bizi gün geçtikçe daha çok meşgul edecek.

//php print_r ($fields); ?>
Geçenlerde kadim arkadaşımız Nadir, Llosa ve Clezio’yu okumuş, ikisi de hiç sarmamış kendisini sevgili okurlar. Bunları havaların ufak ufak ısınmaya başladığı şu günlerde söylemenin yeri miydi diye düşündüm açıkçası. Fakat değil mi ki düşünce özgürlüğünden yanayız, söylenecek… Neyse, akşamüstü Nadir’le yine çaylarımızı içerek güzelce Nobel sohbeti yaptık, buyurun.

//php print_r ($fields); ?>
Havalar ısınmak bilmiyor sayın okurlar. Bu gidişle iyileşemeyeceğiz. Fakat herhalde yazın da eli kulağındadır. Yine de, ben her mevsimin tadını çıkarmak isterim. Dün akşam gene emektar kahvemizde oturduk, buğulanmış camların arkasında. Ocak tarafına kurulmuş müzik setinden çok eski ve sevgili bir türkünün sözleri ulaşıyordu.

//php print_r ($fields); ?>
Bu yıl Erdal Öz Edebiyat Ödülü Şavkar Altınel’e gitti sevgili okurlar. Büyük önemi var bence bunun. Zira Şavkar Altınel, gazetelerden takip ettiğimiz ödül konuşmasında, iyi bir edebiyat okurunu mutlu edecek şeyler söyledi. Sadece okurların mı, nitelikli yazarların da arkasında durdu.

//php print_r ($fields); ?>
Fakat gazeteleri okumak hâlâ eziyet sevgili okurlar. “Köşe” yazarlar gemi azıya almış durumda, iyi mi? Akşam üstü, ulan havalar yine bozdu, diye düşüne düşüne kalkıp her zamanki yerime gittim. Nadir kardeşimiz de yeni havadislerle gelmiş. Oturup çayımızı söyledik, başladık sağdan soldan konuşmaya. Bir ara Nadir geçenlerde kaybettiğimiz Ali Teoman’ı andı.

//php print_r ($fields); ?>
Geçen hafta başarılı ve ödüllü yazarımız Sibel K. Türker’in son romanı Benim Bütün Günahlarım’ı okudum sevgili okurlar. Hemen söyleyeyim, yaşadığımız günlere denk düşen “kafası karışmış” ve bunalımda gençliğimizi anlamaya, anlatmaya çalışan başarılı bir roman, Benim Bütün Günahlarım. Toros’un çırpınışını okurken insanı sıkıntı basıyor. Türker’in yaratmaya çalıştığı etki de bu olsa gerek.

















