Kulis Arşivi

Kulis
//php print_r ($fields); ?>
Yine bir haftanın yorgunluğu ile gelip yerime kurulmuşum. Keyfim yerinde. İnsanın Nadir gibi çenebaz bir arkadaşı olup da arada bir lafladı mı en azından düşünceni açık açık söylemiş, üzerindeki yükten kurtulmuş oluyorsun. Fakat Nadir arada tutukluk yapar. Hoşgörü sahibi biri olduğu için -ki arada kendini “barışsever” olarak tanımlar ki sormayın- kolayca saçmalayabilir.

//php print_r ($fields); ?>
Bakın şimdi sevgili Kulis okuyucuları, güzel güzel kış gelmiş, her yanımızdan soğuk soğuk üşüyoruz. Kar yağdı yağacak, yağmur insanları yumuşatmış. Değil mi? Biz de oturmuş her zamanki kafemizde sohbet ediyoruz. Camlar buğulanmış, çaylarımız gelmiş. Ne gereği var yani şimdi gazete haberlerinden söz etmenin? Fakat bunu gel de Nadir arkadaşımıza anlat.

//php print_r ($fields); ?>
Bu dil meselesi ile ilgili pek çok derdi bulunur Nadir arkadaşımızın, sevgili okur kardeşlerim. Her yerde Türkçenin pek bir zayıf noktalarını yakalayıp yakalayıp bana getirir; al bakalım buna ne diyeceksin, diyerek burnuma dayar. Geçtiğimiz hafta bildiğiniz gibi havalar Cuma gününe kadar iyi gitti de, biz yine açıkhavada oturup azıcık sohbet ve istişare imkânı bulduk.

//php print_r ($fields); ?>
Can arkadaşım Nadir’le her zamanki yerimizde oturmuş konuşuyoruz. Mevkiyi tam olarak veremeyeceğim, malum. Fakat İstiklal Caddesi’ne paralel sokaklardan birinde bir kafe. Emektar garsonumuz Murat, “sokak ısıtıcısı”nı yakmış, çaylarımızı getirmiş. Sözü Nadir kardeşim alıyor, ben devamla sahneye giriyorum. Buyurun:

//php print_r ($fields); ?>
Valla sayın okurlarım, Hilmi abimize aynen katılıyorum. Başka Nobelli yazar mı yok yani, elini sallasan Nobelliye değiyor. Seç beğen çağır. Armudun sapı, üzümün çöpü varsa muz ne güne duruyor, oh.

//php print_r ($fields); ?>
Hah, nihayet bayram geldi de biraz evde oturup dinleneyim, dedim sayın okurlar. Şöyle ayağımı kanepeye uzatarak mesela Julianne Moore’lu bir film izleyeyim. Olmazsa şöyle hareketli bir animasyon da olabilir. Ya da klasiklerden bir şey. Ne bileyim, bana göre Yaz Bekarı, her tatilde izlenecek filmdir. Tatlı tatlı, çayınızı içerek izleyebileceğiniz sevimli bir klasiktir.

//php print_r ($fields); ?>
Ve nihayet TÜYAP’ın Edirne kitap fuarı bitti sayın okurlar. Kadıköy’den Beylikdüzü seyahatine çıkmadan önce eş dostla vedalaştım, geride kalan arkadaş ve akrabalarımın adres-telefon bilgilerini güncelledim. Yanıma azık aldım, yolda okurum diye birkaç hafif kitap attım çantama.

//php print_r ($fields); ?>
Geçenlerde gidip Haldun Taner Öykü Ödülü törenini izledim sayın okurlar. Böyle önemli bir organizasyonu düzenleyenleri edebiyat alemimiz adına tebrik etmek isterim. Gerçekten, öykü coğrafyamız şu sıralar pek bir kuraklık içinde olduğu için, bu tür çabalar ne kadar övülse az. Ne diyelim, daha çok ödül, daha çok edebiyat diyelim. Ve geçelim tören izlenimlerimize.
















