Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap


Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar



Editörden // 50. sayı

SabitFikir’deki dosya konularında, güncel meselelere edebiyat penceresinden bakmaya çalışıyoruz. Bu çerçevede, kaçınılmaz olarak, kadın “sorunları” da birden çok defa ele aldığımız konu oldu.



Keşfet: Yeni Cüret Çağı

Keşfet'in bu ayki konuğu Şükran Moral.

 

Sizlere keşfetmeniz için Fırat Demir'in Yeni Cüret Çağı isimli kitabını öneriyor, hem de kendi el yazısıyla!

 

Bu kitaptan altını çizdiği bölüm ise şöyle:

 



Yapay zeka yazarlar

İnsan yaratıcılığı nereden gelir? Bu sorunun cevabını henüz tam olarak bilmiyoruz. Bildiğimiz tek şey, bu nereden geldiğini bilmediğimiz yaratıcılığını kullanarak “bir şeyler” üreten tek canlı olduğumuz. Her sene sayısız kitap yazıyor, sayısız film çekiyor, sayısız beste yapıyoruz. Ama nasıl? Zamanda geri gidip gerekli gözlemleri de yapamıyoruz üstelik!



Tradisyon, 'An' Ane' ve Rene Guenon

 

Oryantalizm aslında bir tür misyonerlik ve siyasi gayelere sahip.

 

Batı şarkiyatçılarının bilerek veya bilmeyerek İslam’ı tahrif etmeleri bilinen bir vasıf.

 



Balta Taşa Değecek, Orada Öykü Çiçekleri Açacak

Abdullah Harmancı’nın yeni öykü kitabı Baltan Taşa Değecek, Muhit Kitap tarafından yayımlandı. Yazar, gerek Kurmacanın Büyülü Sureti adlı kuramsal eseriyle gerekse öykü kitaplarıyla öyküyle olan dostluğundan ödün vermedi. Muhteris’te keşfettiğim bir şey vardı onun öyküsüne dair: Hayatın keşmekeşine kapılıp unutulmaması gereken bir bakış vardır onun öykülerinde.



KararsızOkur: Popüler kültürün budamaya kalktığı öncü Jane Austen

Jane Austen, ölümünden 200 yıl sonra bugün hâlâ çok okunuyor ve hâlâ çok sayıda romanın hamurunda bulunabiliyor. Austen'ın döneminde müthiş bir yenilikçilikle açtığı yol ve kurguladığı formül, iki yüzyıldır yazarları ve okurları peşinden sürükledi; zaman içinde romanlara gire gire, okurlar tarafından okuna okuna artık ana akımının parçası oldu.



Dosya // Arkadaşlığın yazılamayan hikayesi

Sosyal bir varlık olan insanı tanımlayan, varoluşuna anlam veren, kurduğu ya da kurmaya çalıştığı ilişkileridir. Hayatımızın farklı dönemlerinde farklı ilişkilerimiz ön plana çıkar. Çocukluk ve ilk gençlik yıllarında bizi aile ilişkilerimiz şekillendirirken ilerleyen yaşlarda ilgimiz romantik ilişkilerimize, iş ve arkadaş ilişkilerimize yönelir.



Taptaze Bir Edebiyat Cahide Birgül

Sabitfikir’in Mart sayısında yayınlanan ve Fatih Balkış’ın Karaçam Ormanı’nda kitabını ele aldığım yazının girişinde, Kafka yayınevinin diğer Türkçe edebiyat eserlerinden bahsederken Cahide Birgül’ün de adını anmıştım. Bu defa, müstakil bir yazı ile, ilk baskısı 1998’de yapılan yazarın ilk romanı Gölgeler Çekildiğinde üzerine konuşalım isterim.

 



Dostoyevski’nin soylu ruhu, ithal kötü ruhlara karşı; Ecinniler

Cemal Süreya bir TRT röportajında “1944 yılında Dostoyevski’yi okudum, o günden beri huzurum yoktur” sözleriyle anlatmıştı kısa biyografisini. Bir şairin, hayatında yer alan en can alıcı noktayı bir romancının duygu evreniyle tanıştığı an olarak kodlaması, evet çok havalı. Ama konu Dostoyevski ise, zaten huzur falan yoktur ortada, Süreya havalı değil yani, buz gibi haklı. Ve huzursuz.



Edebiyat tarihinin en iyi 5 partisi

Her ne kadar edebiyat tarihi münzevilerden geçilmese de kurgu kişiler arasında cemiyet hayatından hoşlananlar da hiç az değil.  Ayrıca kalabalık sahneler her daim konuşmalara, çatışmalara, karşılaşmalara gebedir bir yazar için ve hikaye açısından da çok yararlı ve besleyici olabilir.

Kulis

Bir Rüya Gibi Dağılacak Olan Hokkabazlar Dünyasında Yaşıyoruz

ŞahaneBirKitap

Kaan Burak Şen, yavaştan genç yazar olarak anılmanın sonuna doğru geliyor; Mutlu Kemikler üçüncü kitabı… Kafası bir hayli tuhaf. Şimdilerde bir roman yazdığı da söyleniyor, fakat öncesinde belirtmekte fayda var: Mutlu Kemikler öykü derlemesi henüz çıktı, pek başka bir kitaba benzetilecek bir havası da yok bu kitabın.

Editörden

Tıp ve edebiyat ilişkisi, tıbbın insanla olan ilişkisi gibi tarih boyunca şekil değiştirmiş, her dönem yeni yaklaşımlarla genişlemiştir. Tıbbın tarihi, insan acılarının da tarihidir aslında. Edebiyatın içinde kapladığı yer, diğer bilim dallarından hep daha büyük olmuştur tıbbın.