Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Okuma Köşesi

H. Salih Zengin

Tarihî bir dönemi olağanüstü bir hikâye ile buluşturmak elbette macera seven her çocuğun ilgisini çeker. Hele bu tarih tam olarak 1899 yani 1900 yılının hemen öncesinde olursa daha da ilgi çekici bir hâle gelebilir.

Zeynep Merdan

İnsanlık, insanlarca şekilleniyorsa; metin de metinlerce şekillenmez mi? 1960’larda Roland Barthes, Julia Kristeva gibi Post-Yapısalcılar tarafından ortaya konulan metinlerarasılık kavramı tam da bu soruya cevap veriyor.

H.Can Erkin

“Yaşamının onu etkileyen kişilerin girip çıkmasıyla belirlendi- Yazarın yolu açık, okuru bol olsun… ğine inanan bir insan o kişilerle, yaşamının kesiştiği anlardan söz ederse kendi yaşam öyküsünü de anlatmış gibi olur” Hep

Sondan Başlar

 

  

Eleştiri

Suavi Kemal Yazgıç

Takvimler 1990’lı yılları gösterirken “bilimkurgu mu yoksa kurgubilim mi” diye özetleyebileceğimiz bir tartışma vardı. İngilizce “Science fiction” kavramına dilimizde bir karşılık arayışı devam ediyordu o yıllarda. Hâlâ da mesele tam olarak çözülmüş değil. Zira Türk Dil Kurumu’nun tercihi “bilim kurgu” olsa da hâlâ bilimkurgu şeklinde yazmayı tercih edenler azımsanmayacak kadar çok.

Orkun Galolar

Uzun ve ‘yeni bir dünya’ düzenine alışmaya çabaladığımız bir yılı geride bırakmak üzereyiz. Eskiden, çok da eski değil, geçen yıl aralık ayında yeni yıla umutla girmiştik oysaki… Tüm hayatımız değişti. Pandemi nedeniyle yeni alışkanlıklar edindik hepimiz. Evden çıkarken cüzdan, anahtar ve telefon kontrolü yaparken ilk sıraya maskeyi ekledik bu yıl.

Ömer Yalçınova

Edebiyatın hemen her dalında eser vermek, sanırım 19’uncu de Lorme “Aşk Çelengi” demekmiş. yüzyıl şairlerinin bir özelliğidir. Onlar şiir yazar, hikâyeye bulaşır, romanla uğraşır, deneme ve piyesleriyle de anılırlar. Mesela Türk edebiyatında Namık Kemal de öyledir. Abdülhak Hamit Tarhan, Ahmed Midhat Efendi… Örnekler çoğaltılabilir. Victor Hugo da aynı kuşaktandır.


Editörün Seçtikleri

Karanlık Çörekken Neredeydiniz
//

Mario Levi, Karanlık Çökerken Neredeydiniz’de mekânları, toplumsal ve siyasi değişimleriyle İstanbul üzerinden bir Türkiye resmi çiziyor. Romanında 78 kuşağının saflığını, romantizmini, aradan geçen yılları o dönemi görmemiş gençlere aktarıyor. Tiyatro sevgisi ve üstelik Türk edebiyatında hemen hiç işlenmeyen futbol tutkusuyla işlenmiş bir hikâye Karanlık Çökerken Neredeydiniz.

 
Akşamlar Artık Serin
//

Akşamlar Artık Serin’de Bilgehan Uçak acı ilişkileri, kopuşları ve bir imkânsız aşkı kaleme alıyor. Issız gerçekliğe gölgeli bir havanın hâkim olduğu romanda Uçak, okura bambaşka bir dünyayı sunuyor: “Bu serseriyle alıp başımı gitmek istiyorum! Küçücük bir sahil kasabası belki, beyaz sıvalı bir ev. Belki romanlardaki gibi, kış günü yaz otelleri. Kalorifersiz.

Günlükler 1847-1910
//

Tolstoy romancı kimliği ve şahsına münhasır karakteriyle 19. yüzyıla damgasını vurmuş bir düşünce adamıydı. Metinlerinde hem yaşadığı yüzyıla kulak veren hem de kendi sesinin duyulabileceği bir dünya yaratan yazarın şahsında ifadesini bulan çelişkiler, yaşadığı yüzyılın açmazlarıydı aslında.

 
Eski Dünya Seyahatnamesi
//

İlber Ortaylı Eski Dünya Seyahatnamesi’nde okuyucuyu adeta bir belgeselin içine çekiyor.

Kulis

Mİm Kemâl Öke: ''Engelin Hakikati ‘İçimiz’dekidir. Nefsimiz!''

ŞahaneBirKitap

Reenkarnasyon, tarih boyunca birçok coğrafyada bazı farklılaşmalarla olsa da kendisine yer buldu. Dilimize de ruh göçü adıyla aktarılan bu kavram, ruhun bir bedenden diğerine geçerek varlığını sürdürdüğüne dair bir inanç.

Editörden

“Ev ki ayrıntıdır. Susmalar, küçük sevinçler, küçük acılar, küçük konuşmalar, küçük yalnızlıklar...Hepsi hepsi.” Tüm dünyayı eve sığdırmaya çalıştığımız şu günlerde İlhan Berk’in evle ilgili metnine bile küçük şeyleri konu etmesi o kadar güzel ki. Siz nasıl düşünürsünüz bilmem ama bana göre de evle ilgili olan her şey “küçük”tür.