Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Okuma Köşesi

13melek

Suriye'nin 2001 başından beri yaşadığı iç savaşın neticesi olarak yerlerinden olan birçok Suriyeli, çok geçmeden civar ülkelere göç etmeye başladı. İlk gelenler Esad rejimine karşı mücadele edip can güvenliği tehlikeye giren aktivistlerdi. Akabinde Suriye ordusunun bombaladığı yerleşim yerlerinden kaçan sivil halka geldi sıra.

Süreyyya Evren

Antoine de Saint-Exupéry, 1944 yılında Nazi Almanya’sının belki de sonsuza dek sürecek bir feci kırılma olduğuna dair yoğun kaygılarla ABD'den savaşın Avrupa’sına geri dönüp de Akdeniz'de yittiğinde, Küçük Prens'in nasıl bir fenomene dönüşeceğini hayal edemezdi tabii.

Irmak Şahinoğlu

Bazılarının asıl mesleklerini icra ederlerken para kazanmak için başka işler de yapmaları gerekmez, bazıları ise bir süre iki işi bir arada sürdürmeye mecbur kalırlar. Bu ikinci gruba girenlerin büyük çoğunluğunu sanatçılar oluşturur ne yazıktır ki. Ressamlar, oyuncular, yazarlar, şairler, fotoğrafçılar, müzisyenler...

  

Eleştiri

Çağrı Uluğer

"Dostoyevski, kendisinden bir şey öğrendiğim tek psikologdur. (Nietzsche)" Tozlu raflar arasında dolaşan parmakların ve okuma isteğiyle tutuşan bakışların ısrarla odaklandığı az yazardan biridir Dostoyevski… Romanları defalarca okunmasına rağmen sanki her daim yeniden okunmak için bizi beklemektedir. Pek çok okurun okuma zevkini keşfettiği noktada -et voila- Dostoyevski karşımıza çıkmaktadır.

Mahir Ünsal Eriş

Aylin'i çok seveceksiniz. Anlattıklarının akışındaki o gizli ama baskın ritme kapılacak, yeni edebiyatın dolaşımdaki dilini kullanışını, altı çizilesi afili cümlelerini çok beğeneceksiniz. Hatta onun için, bir sürü şey söylendiğine tanıklık edeceksiniz yarı sitayiş yarı haset.

Ali Bulunmaz

Öğrencilik yıllarımda karşısına oturup özellikle Ortaçağ üzerine birkaç kez sohbet etme fırsatı bulduğum Umberto Eco'nun bir derya olduğunu düşünmüştüm. Bu düşüncemde hiçbir değişikilik olmadı. Eco'nun neredeyse her yıl Türkçeye çevrilerek yayımlanan kitapları da yalnız olmadığımı gösteriyor.

 


Editörün Seçtikleri

Öksüzlüğümüz
Kazuo Ishiguro // Çev. Yasemin Ortwein // Yapı Kredi Yayınları

Dinmek bilmez karmaşadan yorgun bir dünya; yaklaşan yeni felaketin işaretlerini okuyan gözlerde kaygı. Çözdüğü davalarla Londra sosyetesini büyüleyen dedektif Christopher Banks, 1930'ların bu gergin atmosferinde, bütün tehlikeleri göze alarak Şanghay'da bıraktığı geçmişinin karanlığına dalıyor.

 
İçimdeki Psikopat
James Fallon // Çev. Anıl Ceren Altunkanat // Yabancı

Bir nörolog olan James Fallon, bir gün ailesinin beyin taramalarının görüntülerini incelerken, karşılaştığı sonuçlardan birinin bir psikopata ait olduğundan şüphelendi. Bu sonuçların kime ait olduğunu öğrendiğinde hayatında yeni ve tekinsiz bir sayfa açıldı, çünkü tarama sonuçları kendisine aitti.

 

Varlık ve Piçlik
Hakan Akdoğan // Aylak Adam

Kendi varoluşundan dehşete düşmüş bir radyo programı sunucusu. Kayıtsız bir yabancılaşmadan mustarip ve ruhsal tükenmişliğin batağında debelenen bir 21. yüzyıl anti-kahramanı. Alegorik bir hikâyenin gücüyle gerilim türünün heyecan verici öğelerini bünyesinde toplayan Varlık ve Piçlik, Hakan Akdoğan'ın beşinci romanı.

 
Romanın Şimdiki Zamanı
Semih Gümüş // Can Yayınları

Eleştiri yazınımızın önemli ismi Semih Gümüş'ten, romanımızın bugünkü hali üzerine yazılar... Romanın Şimdiki Zamanı, üretmeye devam eden ustaların yanında genç romancıların da yapıtlarına eğiliyor. Yaşar Kemal'in İnce Memed'inin bugünün okuruna heyecan veren büyüklüğü nereden gelir? Orhan Pamuk'un romanları arasındaki farklar nelerdir?

Söyleşi

Harun Ö. Turgan ile söyleşi: "İntifada klasik bir yayınevi olmayacak"

 

Gökçe GÜNDÜÇ

 

ŞahaneBirKitap

Karşılıksız aşk bir yana, imkansız aşkı kim yaratır ki toplumsal kodlardan başka? İnsanın varlığının her zerresinde duyumsadığı kaşılıklı arzu ve ihtiyacı, toplumun değer yargıları yargılayıp suçlu buluyorsa eğer, kendi mütevazı yaşamını bir efsaneye dönüştüren güce, her şey olup bittiğinde herkes saygı duyacaktır.

FikriSabit

Kezban Akcalı, Türkiye'deki editör-yazar kopukluğundan ve çok satanlar listelerine bakarak yayın gündemini belirleyen yayıncılardan dert yanıyordu.

Eylül ayının ve kuşkusuz 2014 yılının yayıncılık alanındaki en büyük kaybı oldu Kezban Akcalı. Koskoca bir ömrü yayıncılığa vermiş, yayıncılığın seyrini etkilemiş bir kadının, güçlü bir ismin kaybı... 1960'lı yılların sonunda May Yayınları'nda yayıncılık hayatına başlamış, Milliyet Yayınları'nda görev almış ve Onk Ajans'ta sekiz yıl geçirdikten sonra Akcalı Ajans'ı kurmuştu Kezban Akcalı.