Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Okuma Köşesi

Murat K. Murat

Henüz ilk kez yayımlandığı 1984 yılında kimilerince “21. yüzyılın ilk kitabı” olarak kabul edilen Hazar Sözlüğü’nün önsözünde Milorad Paviç, sanat eserlerini “evrilip çevrilebilir” ve “evrilip çevrilemez” olarak ikiye ayırdığından bahseder.

Ömer Yalçınova

Modern dönemin efsanevî tarihçilerinden biri Fernand Braudel ise, diğeri Arnold Toynbee’dir. Efsane olmalarının nedeni, sadece tarih alanında yaptıkları araştırmalar değildir. Ayrıca bu tarih üzerine düşünce üretmeleridir. Yorumcudur bu iki tarihçi. Tarih felsefesi de yaparlar. Sosyologların birinci derecede kaynakları arasındadır kitapları. Sanatı da bilirler.

Necip Tosun

Bir öykü kitaplığında bulunması gereken önemli kitaplardan biri de Bruno Schulz’un (1892-1942) Tarçın Dükkânları’dır. Ressam ve öykücü olan Bruno Schulz’un öyküleri iki disiplinin nasıl bir birliktelikle metne yansıtılacağının en iyi örneklerinden biridir. Her satırı bir ressam elinden çıkma olduğunu hissettiren öyküler, öykü türünün de başyapıtlarındandır.

  

Eleştiri

Çavdar Tarlasında Çocuklar romanının yazarı J. D. Salinger hakkında söylenecek çok şey var ve aynı zamanda -mükemmel bir tezat olarak- o kadar da çok şey yok.

Polisiye edebiyatın tekinsiz labirentlerinde gezerken korkudan heyecana, hüzünden şaşkınlığa pek çok duyguyu deneyimleyen okur, olayların ya da vahşetin dozu ne ölçüde artarsa artsın, kurgunun kendine ilişmeyeceğini bilmenin emniyetindedir. Bununla beraber, ilhamını gerçek hayattan alan hikâyelerin sunduğu okuma deneyimi, okuyucuda daha farklı tesirler bırakabilir.

Dursun Çiçek

10 Temmuz 2011… İstanbul/Balmumcu… Dünya Bülteni’ndeki ofisinde Akif Emre bir kitap uzattı… Kitap o dönem Klasik Yayınları’ndan çıkan İhsan hocanın Fuzûlî Ne Demek İstedi? kitabı... “Oku, konuşalım” dedi. Fuzûlî’nin bir şiirinin şerhini İslam düşünce geleneği içinde dolaşarak okuyordum adeta.


Editörün Seçtikleri

Yirmi İki Mürekkep Damlası
//

Gazeteci-yazar Halil Solak’ın Prof. Dr. İsmail E. Erünsal ile yaptığı uzun soluklu söyleşi hayatını Osmanlı kültür tarihine adayan bir ilim adamının belgelerden elyazmalarına, arşivlerden kütüphanelere uzanan keşiflerle dolu yolculuğa çıkartıyor.

 
Kara Koyun Ve Diğer Masallar
//

Latin Amerika edebiyatının yazarlarından Augusto Monterroso’nun Kara Koyun ve Diğer Masallar kitabı ilk kez Türkçede. Üçlemenin sonuncusu olan ve 40 öykünün yer aldığı bu kitapta, toplumsal düzendeki çarpıklıklar hicvedilirken kültürel incelikler de ortaya seriliyor.

Geçmiş Zaman Kedileri
//

Akademisyen Fatih Altuğ, araştırma çalışmalarını yayınlamaya devam ediyor. Bu kez 1870’lerden 1950’lere varan Geçmiş Zaman Kedileri’nde hayvanların edebiyatta nasıl temsil edildiği sorusuna kedi hikâyeleriyle cevap veriyor.

 
Mutlak Bir Çıkmaz Yol
//

Dergilerde yayınlanmış ilk öykülerini bir araya getiren Abdullah Kasay hayatın detaylarını görebildiği kadar gösterebilen bir kalem. Mutlak Bir Çıkmaz Yol’da kırsalda yaşanan bir çocukluğun izlenimleri, soğukkanlı anlatımla sinema sanatının imkanlarına yaklaşıyor.

Kulis

Orhan Veli'den Geriye Şiir Kaldı

ŞahaneBirKitap

Ölmek ve gülmek kelimeleri yan yana çok da gelmez. Belki fonetik olarak ya da bir şiirin kafiyesi olduğunda yakalanan uyum kulağa hoş gelse de ölüm ne olursa olsun acı verir insana. Gülecek yanını bulmak zordur ölümün. “Sen adamı öldürürsün” diyerek kahkaha atarken bile güldürmek ve öldürmek aynı cümlede geçti diye kısa süreli bir sarsıntı geçirdiğimiz olur.

Editörden

Edebiyat en basit tanımıyla malzemesi insan olan bir sanattır. Çünkü insanı anlatmada aracısızdır edebiyat. Tarihin insanı anlattığı söylense de, bu bana hep kocaman bir yalan gibi gelmiştir. Öyle ya, insanı tarih değil, edebiyat anlatır. Tarih ise insanı anlatmada yine edebiyattan faydalanır. İnsanın kendini bulması için önce araması gerekir sanırım.