Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Okuma Köşesi

Ceyhan Usanmaz

Basılmış kitaplara ya da doğrudan isimlere verilen ödülleri bir kenara bırakırsak; daha önce herhangi bir yayında yer almamış, bir kitapta yayımlanmamış eserlerin kabul edileceğinin duyurulduğu edebiyat yarışmalarının şartnamelerindeki şu cümle hemen hepsinde ortaktır neredeyse: “Edebiyatımıza yeni isimler kazandırmak...” Böyle bir amaç belirlenmiş olmasına karşın, birçok yarışma sonucunda ödül

A.: “Farz edin ki, taş binaya giden sokakta bir kahve, kahvenin önünde de yaz-kış bir adam var. (Binanın içinde dev bir avlu, avluyu çevreleyen merdivenlerde insan boyunu aşan tel örgüler… Kimse kendini aşağı atmasın diye. Çünkü insan hayatı, taşlarda parçalanmayacak kadar değerli son bir-iki yüzyıldır. Dışındaysa döne döne beşinci kata dek yükselen bir yangın merdiveni.

Dede olmanın, bir erkeğin başına gelebilecek en güzel şeylerden biri olduğu söylenir. Genç bir baba olarak yaşadığı afallama ve korkuyu yaşı kemale ermiş, olgun ve deneyimli bir dede pek yaşamaz ne de olsa. Üstelik işe gitmek vb sorumlulukları da artık gündemde olmadığından bir dede torunuyla dilediğince, rahat rahat vakit geçirebilir.

  

Eleştiri

Pınar Melis Yelsalı Parmaksız

Doris Lessing’in kitabı Son Aydınlık Yaz raflarda yerini aldı. “Yaz tatilinde yanınızdan ayırmamanız gereken kitaplar” listesine çoktan girmiş midir bilinmez, ama aslında 1973 tarihli olan ve Türkçede yayınlanması bu yaza rastlamış bu kitabı okumaya karar vermek için ilk sayfalarına göz atmak yeterli.

Yankı Enki

2016’nın, bilimkurgu okurlarını sevindiren önemli sürprizlerinden biri de, İngiliz yazar John Wyndham’ın önde gelen iki romanının yayımlanması oldu. Önce Krizalitler, sonra da Triffidlerin Günü romanları yayımlanan Wyndham’ı çok önemli bir bilimkurgu uyarlaması vesilesiyle de tanıyoruz aslında.

Levent Cantek

Tepe, bir yolculuk ve takip çizgi romanı; ilginçliği, mağara resimlerini andıran bir görsel biçimsellik taşıması. Fırat Yaşa, bir önceki çalışması olan Avcı Nun’da (2013) bu çizgiyi kullanmış, naif ve arkaik duran bir estetikle hikayesini güçlendirmişti.


Editörün Seçtikleri

Dublinesk
Enrique Vila Matas // Çev. Pınar Aslan // İthaki Yayınları

Nitelikli yazarların, yayıncıların ve iyi okurların karşılaştıkları zorluklar ile iyi edebiyatın gücünü yitirdiği bir toplumda hayatta kalma mücadeleleri Dublinesk'te buluşuyor.

 
Son Patron
Francis Scott Key Fitzgerald // Çev. Püren Özgören // Can Yayınları

"Stahr'la Kathleen'in bakışları buluştu, kenetlendi. Bir an, daha sonra hiç kimsenin cesaret edemediği bir biçimde seviştiler. Bakışmaları bir kucaklaşmadan daha yavaş, bir seslenişten daha acildi."

Belgelerim
Alejandro Zambra // Çev. Çiğdem Öztürk // Notos

Alejandro Zambra yeni kuşak Güney Amerika edebiyatının en parlak yazarlarından biri. Şili'de ve dünyada Bonzai, Eve Dönmenin Yolları, Ağaçların Özel Hayatı romanlarıyla eleştirmenlerden ve okurlardan büyük övgü aldı. İlk öykü kitabı Belgelerim'de insanların benliğine kazınan pek çok ayrıntının izini sürüyor. İroni dolu, sade ve keskin anlatımıyla.

 
Gözetleme Kulesi
Elizabeth Harrower // Çev. Deniz Keskin // Metis Yayıncılık

Babalarının ölümünün ardından Laura ve Clare önce bir süre sorumsuz anneleriyle birlikte yaşar, sonra da Laura'nın çaresizlikten evlenmek durumunda kaldığı Felix'in "himayesine" girerler. Kocanın başlangıçta nispeten zararsız görünen "tuhaflıkları" zamanla onun kötücül, hastalıklı ve akıldışı iç dünyasını açığa vurmaya başladığındaysa artık çok geçtir.

Söyleşi

Esin Esen ile söyleşi:

"Sözün ruhu" İstanbul'da!

 

ECE KARAAĞAÇ

 

ŞahaneBirKitap

Bir ev düşünün... Büyük, karanlık, kasvetli; soğukla, fısıltılarla, gölgelerle ve kitaplarla dolu... Binlerce ciltli kitap düşünün; sahibi onlara kitap değil, zehir, diyor. Zehirle dolu kitaplar, erotizmle, sapkınlıkla, şehvetle dolu kitaplar... Ve bu kitapların başında iki genç kadın, birbirini seven, birbirinden nefret eden iki kadın.

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.