Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Okuma Köşesi

Fisun Yalçınkaya

“Milattan önce 50 yılı. Galya tamamen Romalıların işgali altındadır... Hemen hemen… Yenilmez Galyalıların yaşadığı küçük bir köy, işgalcilere hâlâ kafa tutmaktadır. Totoryum, Akvaryum, Toplantiyum ve Laudanyum garnizonlarında görev yapan Romalı Lejyonerler için hayat hiç de kolay değildir...” Efsane kahramanlar Asteriks ve kadim dostu Oburiks'in her macerası bu cümlelerle başlar.

Mert Tanaydın

Her gün karşılaştığımız, yolda yan yana geldiğimiz, dersimize giren, aynı binada oturduğumuz, belki de yakından akraba olduğumuz birisinin, ahlaki olarak netameli bir durumdan suçlandığını ve hatta hüküm giydiğini duyduğumuzda, ne hissederiz acaba? Sosyal medyada bol keseden harcadığımız “ahlaki yargılarımız” ne kadar yerindedir?

Kitapları, kitapların kokusunu çocukluğumuzdan beri seviyoruz. Öyle seviyoruz ki odalarımızı raflarla, raflarımızı kitaplarla doldurduk. Günün birinde odalarımızda raflara yer kalmadı, masaların, yatakların üzerine, mutfak ve banyo dolaplarına yayıldık.

  

Eleştiri

Burcu Bayer

Atay’ın yüzlerce ciltlik hayat bilgisi ansiklopedisini bir kenara kaldırabilirsiniz. Müjdeyi verelim; nihayet, gündelik hayatın, eşyanın ve insanın o tuhaf, ele gelmez ve sürekli çoğalan bilgisi dev bir kitapta toplanmak yerine, muhtasar bir sözlükte toplandı. Hem de, hep hayal ettiğiniz gibi, resimli bir sözlük bu.

 

Ece Karaağaç

İster yedi küçük adamla bir ormanda yaşayan bir prensesi anlatsın, ister denizlerin derininden başını uzattığı sırada gördüğü prense aşık olan bir deniz kızını bütün masalların ortak özelliğidir mutlu sonla bitmesi. Bütün masallarda kötüler eninde sonunda hak ettikleri cezayı bulur, sevenler kavuşur ve sonsuza kadar mutlu yaşarlar her seferinde.

Melisa Kesmez

Yerin üstünde, güneşin her sabah inatla doğduğu ve ortalığı ışığa boğarak gecenin hayaletlerini gün boyunca saklandıkları yerlere kovaladığı topraklarda, yüzeyde yani, hayat diye ikna olduğumuz bir gerçeklik var. “Normal” kabul edilmiş, insani ve bir o kadar dünyevi faaliyetlerimizi yürüttüğümüz bu realite, kendimizi ömrümüz yettiğince oyaladığımız geçici, gündelik bir şey.


Editörün Seçtikleri

Bir İkea Dolabında Mahsur Kalan Hint Fakiri'nin Olağanüstü Yolculuğu
Romain Puertolas // Çev. Ebru Erbaş // Can Yayınları

Bir dolandırıcı olan Racastan'lı Hint Fakiri Ajatashatru Lavash Patel, çivili bir yatak satın almak için, cebinde sahte bir yüz euroyla Paris'teki Ikea mağazasına gelir. Basit bir gidiş-dönüş yolculuğundan ibaret olacağını düşündüğü seyahati, Avrupa'nın dört bir yanına, hatta Kaddafi sonrası Libya'ya uzanan bir maceraya dönüşür.

 
Miles Davis
Miles Davis, Quincy Troupe // Çev. Avi Pardo // Encore

St. Louis'deki çocukluk günleri, on yedi yaşında müzik tutkusunun peşinden New York'a gidişi ve kendi sesini bulma çabaları. Siyah ve isyancı bir müzisyen olarak kendisi kalmaktaki ısrarı. Yeniliğe açık oluşu. Değişik müzisyenleri bir araya getirerek onları ateşlemekteki başarısı. Sonunda bir müzik efsanesi haline gelişi.

Sabahattin Ali (Anılar, İncelemeler, Eleştiriler)
Filiz Ali // Yapı Kredi Yayınları

Sabahattin Ali'yi farklı yönleriyle tanımak ve eserlerinin Türk edebiyatındaki yerini daha iyi anlamak isteyenler için önemli bir kaynak... 1978'de büyük bir cesaretin ve bağlılığın ürünü olarak yayımlanan bu kitap Sabahattin Ali'nin hayatına dair pek çok bilinmeyeni ve kişisel belgeyi günışığına çıkarmıştı.

 
Yazmak Üzerine Notlar
Jules Renard // Çev. Orçun Türkay // Sel Yayıncılık

Renard'ın günlüğünden damıtılmış; yazma işi, yazma eylemi ve yazarlığın güçlükleri üstüne seçmeler. Bir yazarın yazıya, dolayısıyla kendine bakışına ilişkin, nokta atışlarıyla, deneyimlerle, öğütlerle, ıskalamalarla örülmüş incelikli bir toplam. Alaycı bir gülümseme, dimdik bir duruş...

 

"Yazarın işi yazmayı öğrenmektir. Ne olursa olsun yalan söylemeyeceğim.

 

Söyleşi

Refika Kadıoğlu ile söyleşi: Bir dil nasıl yaşatılır?

 

Ayşe ÇAVDAR

 

ŞahaneBirKitap

Maurice Blanchot, "hiç ulaşılmamış, gecenin kalbinden aşırılmış, 'öteki gece'nin yazarı", "yazarın uykusuzluğunu misafir eden gecenin yazarı"... Deneysel hatta belki de radikal yazı deneyiminin yazarı... Ya da en açığı, parçalı anlatının sonuna giden adam. Ve onun Bekleyiş Unutuş'u. Dili parçalayıp bölen, sözü bir fısıltıya, anlatıyı şiire yakın bir kesintisizliğe çeviren romanı.

FikriSabit

Barbaros Altuğ, kendi hikayesini yazan yazarların çağında yaşadığımızı söylüyor. Kısa, vurucu ve içten bir yeni yazının doğuşunu işaret ediyor.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin en önemli edebiyat ajanlarından, eleştirmenlerinden olan Barbaros Altuğ'un bir söyleşisine katıldım tesadüfen. Altuğ, yazar adaylarına eserlerinin yabancı dile çevrilmesi konusunda yapmaları gerekenlerden söz ederken yeni yazıdan, yeni edebiyattan da söz açıldı elbette.