Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Okuma Köşesi

H. Burak Kuyaş

1833’te Britanyalı bir yayıncı tarafından ilk kitap kabı kullanıldığında, amacı, toz ve ışığın tahrip edici etkilerinden kitapları korumaktı. Cilt etrafına sarılan ve içine doğru katlanan kalın kağıt, satın aldıktan sonra atılmak içindi. Diğer bir deyişle, kitap kabı olarak bilinen kaplama, öncelikli olarak işlevseldi.

AY: “Camını ay parlatıyordu. ‘Görsen odamı şu anlarda, nasıl kocaman, nasıl küçücük görünür… Ay başucuna vurur yatağın. Her şey büyür, irileşir, her şey uzaklara kaçar.’” ("Çatal", Troya’da Ölüm Vardı)

Bugün (19 Haziran) aynı zamanda Ahmet Büke'nin doğum günü. İpekli Mendil yazarlarından Gülda Şahin'in hazırladığı A'dan Z'ye Ahmet Büke "Sözlükçe"siyle Ahmet Büke'nin doğum gününü kutlarız.

 

 

  

Eleştiri

Melisa Kesmez

Aniden bastıran yaz mevsimine ve ülkenin boğazıma yapışan ellerine tezat, yola kuzeyden devam ediyorum! Erlend Loe’nin Doppler’inden kısa bir süre sonra Türkçede yeni bir Norveç romanı: Görülmeyenler.

Yankı Enki

Karanlık Çağ, tarihsel kurgunun ve fantastik edebiyatın sentezlendiği bir öykü anlatıyor.

Hayati Roman

Eduard Saxberger Viyana’da memur olarak çalışan yaşlı bir beyefendidir. Güzel bir kış günü mesai saatinin bitiminden sonra evine döndüğünde hizmetçisi kendisini genç bir adamın beklediğini söyler. Neredeyse hiç ziyaretçisi olmayan beyefendi şaşırır. Kendisini yazar olarak tanıtan genç adam, arkadaşları ile birlikte uzun süredir kendisi ile tanışmak için büyük bir arzu duyduklarını ifade eder.


Editörün Seçtikleri

Dört Dublinli
Richard Ellmann // Çev. Zeynep Çiftçi Kanburoğlu // Alfa Yayınları

Dört Dublinli arasında yazınsal akrabalıkların ötesinde kişisel yakınlaşmalar da yaşanmıştı. Wilde, Londra'da akrabası bulunmayan Yeats'i 1888 yılında, Noel yemeğinde büyük bir incelikle ağırlamıştı. Yeats de, ahlaka aykırı davranışları nedeniyle Wilde hakkında bir dava açıldığında, yazara destek veren tanıklığıyla karşılık vermişti buna.

 
Kafamdaki Hayaletler
Paul Tremblay // Çev. Zeliha Babayiğit // Numen Yayıncılık

Şehrin kalabalığından uzakta bir aile, ailede iki kız, kızlardan birinde akut şizofreni belirtileri. İşini kaybettikten sonra yüzünü göğe çeviren Baba Barrett ile kafasındaki hayaletleri kovmak için düzenlenen bir şeytan çıkarma ayiniyle eski güzel günlerine dönmesi beklenen kızı Marjorie Barrett.

Sputnik Sevgilim
Haruki Murakami // Çev. Ali Volkan Erdemir // Doğan Kitap

Sen benim bir parçamsın... Ben âşık oldum. Şüphe yok. Buz soğuktur, gül kırmızı. Ve bu aşk beni sürükleyip bir yerlere götürmeye çalışıyor; öyle güçlü bir akıntı ki ondan kendimi korumam neredeyse olanaksız. Ama artık dönüş yok. Kendimi bu akıntıya bırakmak dışında bir şey yapamam. Yanıp kül olsam da, yok olup gitsem de.

 
Lotarya
Maria Alberto Zambrano // Çev. Neriman Akcanlı // Aylak Kitap

Parçalanan bir ailenin kızı, 11 yaşındaki Luz Maria Castillo, büründüğü sessizliğin içinde o çok sevdiği lotarya kartlarında tesellisini arıyor. Her kart farklı bir anıyı temsil ediyor. Aşk, sadakat, aidiyet, şiddet, trajedi, umut… Luz kartları bir bir açarken bir ailenin aslında pek çok ailenin dramını dile getiriyor.

Söyleşi

Yankı Yazgan ile söyleşi:

Edebiyat ve başka hayatlara bakabilmek

 

MEHMET ERKURT

 

ŞahaneBirKitap

Mercé Rodoreda ile tanıştınız mı? Ve onun Natalia’sıyla... Çok kıymetli ama çok geç bir tanışma olacak bu hepimiz için. Çünkü Türkçeye yeni çevrilen Güvercinler Gittiğinde, dünya edebiyatının başyapıtlarından biri. Aynı zamanda edebiyatta kadın dilini arayan yazarların yoluna ışık tutacak yetkinlikte bir dile, romanın insan ruhunu arayan doğasını kavrayan güçte bir anlatıma sahip.

FikriSabit

Fikri Sabit, Ursula K. Le Guin'le aynı fikirdedir ey okur, edebiyat her zaman küçük bir kalabalığın ilgisini çeker, geriye kalan, kitlesel olan her şey doğası gereği poptur, piyasadır.

Geçtiğimiz hafta iki edebiyat dergisi –İzafi Dergisi ile Sarnıç Öykü-, kapandığını açıkladı arka arkaya. Hemen hemen aynı anda gelen bu iki haberin, bizim edebiyat ortamımız için bir haber değeri yok, maalesef. Ne de olsa edebiyat dergisi dediğimiz, kısacık bir ömre daha doğarken hapsolmuş, solgun bir heves demek bu ülke topraklarında. Bunda hepimiz hemfikiriz.