Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap

Okuma Köşesi

Nurullah Koltaş

Zümer Sûresi’nde “Allah kimin gönlünü İslâm’a açmışsa o, Rabbi’nden gelen bir aydınlık içinde olmaz mı?” buyrulur. Bu açıdan, arz üzerinde en karanlık olduğu varsayılan dönemlerde bile hidâyet nûru kesintisiz bir şekilde kalplere sirayet etmeye devam etmiştir.

A. Ali Ural

Yazın ince gömlekler, kışın kalın paltolar değil yaz kış şiir vardı vitrinde. Adam boyu kartonlara yazılırdı, çocuk eli boyunda harflerle. Önünde adamlar ve kadınlar birikirdi. Satılmazdı, satın alırdı ruhları şiir. Yeter ki bütün varlıklarıyla baksınlar vitrine. Gecenin camına böyle taş atılırdı. On beş günde bir değişirdi vitrin. Kolluk kuvvetleri gelmezse tabii.

Kerem Görkem

Türkiye’de spora, özellikle de futbola, toplumun geniş kesimlerince ne büyük bir düzeyde ilgi duyulduğunun tartışılması herhalde beyhude olur. Spor takipçisi, başta birinci futbol ligi olmak üzere gerek domestik (yerel) müsabakalara, gerekse Avrupa ya da dünya çapındaki büyük turnuvalara bir boş zaman aktivitesinden öte yaklaşıyor.

  

Eleştiri

Doğukan İşler

Hayranı olduğum, yarattığı “Oulipo” akımıyla edebiyat alanında yepyeni ve oldukça da neşeli bir sayfa açan şair ve yazar Raymond Queneau’nun dilimize Tahsin Yücel tarafından kazandırılan Zazie Metroda romanını bilir misiniz? (Bence bilmelisiniz!) Annesi, küçük Zazie’yi birkaç günlüğüne Paris’e, dayısının yanına getirir.

Orkun Galolar

Başka bir şey için olmasa da yazmak için daha uygun bir zaman olamazdı sanırım! Hiçbir bahaneye sığınmadan “Hayatım roman olur” mu diyordun, belki de “harika!” bir fikrin vardı… Tam zamanı… Öyle ya, hâlâ evdeyiz, değil mi? Ama işte herkesin bir yazma ritüeli var, sırf evde olmak yeterli gelmeyebilir. “Büyük” yazarların ilham için yaptıklarını ya da çalışma ritüellerini duymuşsundur.

H.Can Erkin

“Neyi kaybetmişlerdi? Farkında olmadan eski anıları konuşmak onlara iyi gelmemişti. Keyifle anlattıkları anılar bilmeden boğazlarında düğümlenmişti. Hiç yokmuş gibi yaşamak kolaydı. Her ikisi de geçmişle yüzleşmek istemiyordu. Çözümü, hiç olmamış gibi davranmak, duymamak, hissetmemekti.”

 


Editörün Seçtikleri

Kuşların Felsefesi
//

Hayatını kuş izleyerek geçiren Fransız kuş bilimci Philippe J. Dubois ile filozof Élise Rousseau minik kanatlılardan ilhamla yirmi iki hayat dersi hazırlamış. On beş dile çevrilen Kuşların Felsefesi’ni okurken doğanın ritmini duymak zor olmayacak. Ve bazı sorular: Kızılgerdan neden kartaldan daha cesur, kuzey denizkırlangıcı “yola çıkmak”la ilgili bize ne öğretebilir...

 
Noksanlar
//

Yayın hayatına yeni adım atan Olağan Hikaye dergisine emek veren yazar Yunus Emre Özsaray’ın yeni kitabı Noksanlar kaybolan gölgelerin peşi sıra koşan hayatları anlatıyor. Kaybedilen her şeyin bir boşluk bıraktığını hatırlatan Özsaray, bulmayı ummadan boşluklarda avare avare dolaşmayı öneriyor. Öyküler arasında ilkokul sıralarında geçen günleri, oralet içilen berberleri anımsatıyor.

İçki Cumhuriyeti
//

Nobel Ödüllü Mo Yan’ın İçki Cumhuriyeti açgözlülüğün ve gerçeküstü olayların hüküm sürdüğü bir ülkedeki tuhaf olayların daha tuhaf olaylara dönüşmesini anlatıyor. Halkın ölçüsüz bir yeme alışkanlığına kapıldığı söylentilerini araştırmak üzere görevlendirilen emektar müfettiş Ding Gou’er gerçeklik duygusunu kaybetmeye başlar.

 
Belki Başka Zaman
//

Kalbi emin şekilde, bir gün evine dönmeyi bekler hâlde dünya adasında gördüklerini kaleme alan şair İbrahim Tenekeci, sekizinci şiir kitabıyla Belki Başka Zaman diyor.

Kulis

Her Şey Çölde Koşan Bir Atla Başladı

ŞahaneBirKitap

Mehmet Akif’in seciyesini en çok şu üç şey inşa etti der Mithat Cemal Kuntay: Kur’anlı ev, pehlivanlı mahalle, müspet ilimli mektep. Bu üç dayanağı anlamak, Türkiye’nin ve şiirin zeminine dair iyi bir fikir verecektir. Akif’te tarih kültürel bir miras değil. O bunu çok erken zamanda anlıyor ve Namık Kemal’in korktuğu varoluş krizinin ortasında kendisini buluyor.

Editörden

Doğu Batı sorunu yalnızca bizim edebiyatımıza özgü bir sorunlar yumağı değildir aslında, Rus edebiyatında da benzer bir tartışma söz konusudur. Bütün bir 19. yüzyıl romanı daha sonra şiddetlenecek bu tartışmanın ilk alevinin yakıldığı metinlerle doludur.