Sabitfikir
Künye | Yazarlar | Giriş Yap
sabitfikir - dergi

Okuma Köşesi

Can Semercioğlu

Batı’da romancılık dünyasında “özkurgu” sesleri yankılanıyor. Özkurgu ilk olarak 1970’lerde Fransız yazar Serge Doubrovsky’nin kendi romanı Fils’i tanımlamak için kullandığı bir terim.

Hasan Cömert

Herkes hikayesini anlatmak istiyor. “İşte benim hikayem’’, “Hikaye sensin” sloganlarıyla ilham dağıtma, bir şeyleri pazarlama, başarı, kariyer, mutluluk satma çağındayız. Büyük, olağanüstü hayat hikayelerine gerek kalmadı artık. Kişisel ve spiritüel gelişim fikir ve ürünlerinin artışının/yayılmasının da etkisiyle her türlü hikaye birer ihtiyaç objesine dönüşmeye başladı.

Ece Karaağaç

Eğer siz de Yüzüklerin Efendisi serisinin sıkı bir hayranıysanız ve Orta Dünya’yı ikinci eviniz sayıyorsanız muhtemelen J.R.R. Tolkien’in o muhteşem eseri hakkında epey kapsamlı bir bilgiye sahipsinizdir.

  

Eleştiri

Nazan Maksudyan

Bu sene kış geç geldi. Ancak kasım ayında yaktı Arif Bey kazanı. Bir akşam üşüyorum diye düşünürken baktım kalorifer dilimlerinin sadece üst kısımları sıcak, yarıdan aşağısıysa alenen buz gibi. Evde ilk kışımız, girdisini çıktısını bilmiyoruz apartmanın, emektar kapıcıya sordum haliyle. Efendim, dilimler çok eski olduğu için yıl be yıl içlerinde tortular birikiyormuş.

Nilay Kaya

19. yüzyıl İngilteresi'ndeyiz, puslar içinde. Sokak lambalarının pis kaldırımları, o kaldırımlar üstünde gezinen fahişeleri, hırsızları, katilleri, dilencileri, türlü tuhaf niyetlerle paltolarının yakalarını burunlarına kadar çekmiş tebdil-i kıyafet gezinen soyluları, yarım yamalak aydınlattığı bir sahnede akıyor hayat.

Yankı Enki

"Topraktaki bir oyukta bir hobbit yaşardı." J.R.R. Tolkien’in bu cümleyi büyük ihtimalle 1928-1930 yılları arasında yazdığını bilsek de, bunun tam olarak hangi tarihe karşılık geldiğini tam olarak bilmiyoruz.


Editörün Seçtikleri

Panoptikon
Jenni Fagan /// Çeviri : Şeyda İşler // Sel Yayıncılık

Sevgisizlik, güvensizlik, yalnızlık ve öfke... Sosyal hizmet görevlileri ve ıslahevi tehdidi dışında gerçek dünyayla bağını kesmiş kimsesiz yurt çocuklarının birer suç makinesine dönüşmekten başka şansı var mıdır?

 
Sinek Sarayı
Mine G. Kırıkkanat // Kırmızı Kedi

"...Trakya köylerinde evin başköşesinde durur. İncecik çöplerden yapılmış, minyatür bir Uzak Doğu tapınağını andırır. Üstünü renk renk, küçücük çaput parçaları süsler, rüzgârda kımıl kımıldır. Suyun dibinde balıkların kandığı olta tüyleri gibi, sinek sarayının görevi de sinekleri üstüne çekmektir.

Kaçan Şehir
Hovhannes Tekgyozyan /// Çeviri : Sevan Deirmendijan // Ayrıntı Yayınları

Ağır çekimde kelebek-prezervatif cebimden fırladı, başparmağıma tünedi. Sağımı uzatarak, Ararat sakalından tuttum ve... Saniyeler babamın avucuna plastik nemli bedenini yapıştırarak beş kat hızlı ritimle uçtu. Koş şehir, koş. Arabam nefesini tutarak hayırsever kadının inşa ettiği Versay'ın içinden uçtu. Ödü patlamış Yunan tanrıları ve üç kanatlı melekler doldurdu gökyüzünü.

 
Viyana'da Aşk
David Vogel /// Çeviri : Şahika Tokel // Yapı Kredi Yayınları

İbrani edebiyatının önde gelen isimlerinden David Vogel'den ondokuzuncu yüzyılın kuvvetli romantizmi ile yirminci yüzyılın ilk yarısının umutsuz varoluşçuluğunu birbirine bağlayan köprüde, ateşli bir mizaca sahip, gösterişsiz ve doğrudan diliyle heyecan dolu bir psikolojik roman: Viyana'da Aşk.

 

Söyleşi

Sarah Irving ile söyleşi: "Politika ile edebiyatı ayırmak hiç kolay değil"

 

Gökçe GÜNDÜÇ

 

ŞahaneBirKitap

Bir süre önce mübadele döneminin edebiyata yansımaları üzerine küçük bir araştırma yapmıştım. Mübadelenin Türk edebiyatına yansıması o kadar cılız, Yunan edebiyatına yansıması o kadar büyüktü ki şaşırıp kaldığımı hatırlıyorum. Mübadelenin özel bir yeri de yoktu üstelik, toplumsal travmalarımızın hemen hepsi edebiyata çok ama çok az yansıyordu, tuhaf bir şekilde susmayı tercih ediyorduk.

FikriSabit

Yaşar Kemal'in yolu Gılgamış'ın, Lokman Hekim'in, Dede Korkut'un yoluydu, ölümsüzlüğün sırrını buldu, bize söyledi, öyle gitti.

Yaşar Kemal bir destandı, gözlerini hayata kapadı, hepimizin başı sağolsun. Şimdi bizim için, şimdi dilimiz, sözümüz, edebiyatımız için yas zamanı. Bu, Anadolu’nun, bu halkın yası. Şimdi dilden dile, sözden söze bir destan dolaşıyor içimizde. Yaşar Kemal, bir destandı, dünya üzerindeki son büyük destan anlatıcısıydı. Orta okuldan terk, “romancı olan ilk köylü” yazarımızdı.