Diğer Haberler
Dosya ArşiviRüyalar ve karabasanlar, yüzyıllar boyunca pek çok yazara ilham kaynağı olmuşlardır. Antik Yunan'dan çağdaş gerçeküstücülere, bilinçaltının oyunlarının, absürdlüklerin, içe dönüşler ve duyguların özgürce dışa vurumunun, pek çok eserin çıkış noktasını oluşturduğu bilinir. ![]() Elif Tanrıyar
Bizim kelebek kısa bir bahar tatilinden döndü geçenlerde. Yolculuğunu gözüne kestirdiği araçlara konarak gerçekleştirmiş. Eve pek bir heyecanlı girdi ve “Yolculuk ettiğim son aracın şoförü trafikte öylesine çılgınca gidiyordu ki eve sağ salim varmış olmam bir mucize!” dedi bir solukta. ![]() Elif Bereketli
Sosyal devlet hayalinin yarattığı ulus kimlikleri, son yirmi yıldır gerçekleşen göçmen akımları sonrası yeniden yapılanıyor. Bu dar tanımlı kimliklerin genleşmesi sürecinde ise, toplumsal katmanların tepkimelerle ayrıştığına şahit oluyoruz. Rafine kültürleri, şimdi biraz desenleniyor gibi. ![]() |
EleştiriOnur Atay
Son iki yüzyılda sanat tarihi, tüm zamanların çok ötesinde bir anlam kazandı, Batıcı bir anlayış içerisinde kanonlaşma fırsatı bulabildi. Bu batı odaklı yaklaşım, sanat tarihinin alt başlıklarında da kendini fazlasıyla hissettirdi; bu yaklaşım içerisinde, canlandırmacılıkla yükselişe geçen mimarlık tarihi çalışmaları, teorik ve pratik alanlarda hızlıca gelişme yoluna girdi. ![]() Ferhat Uludere
90'lı yılların sonlarına doğru birkaç yayınevi bir araya gelerek “Kelepir” adlı kitap mağazaları kurmuşlardı. Genellikle büyükşehirlerde ve üniversitelerin yoğun olduğu kentlerde açılan bu kitapçılarda yayınevleri, stoklarındaki kitapları oldukça uygun fiyatlara satarak eritiyorlardı. Hatta kapısına çoktan kilit vurmuş yayınevlerinin kitaplarını da burada bulmak mümkündü. ![]() A. Ömer Türkeş
Türkçede çok bilinmeyen İsveç edebiyatı, 2000'li yıllarla birlikte görünürlük kazandı. Tek yanlı bir süreç değil bu; başta Orhan Pamuk'un romanları olmak üzere Türk edebiyatından önemli metinler İsveç diline çevrildi. Ancak sürecin ağır işlediği, dil engelinin daha yakın ilişkilerin önüne geçtiği söylenebilir. Aslında iki ülke arası yapılan çevirilerin uzun bir tarihi var. ![]() |
Editörün Seçtikleri
Onlar, 'asker doğulan' bir ülkede asker olmayı reddedenler. İsimleri sivil olarak askeri mahkemelerde yargılandıklarında, açlık grevi yaptıklarında ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne taşıdıkları davayı kazandıklarında anıldı sadece. Hayatlarını kökten değiştiren kararlarını, devletin üzerlerinde kurduğu baskıyı, meramlarını anlatmak için imkânları hep sınırlıydı.
Gönül Kıvılcım, Jilet Sinan'da işte bu kimliksiz, evsiz ve sevgisiz yaşayan, daha doğrusu yaşamaya çalışan çocukların yırtıcı dünyasına, geceye, gecenin en karanlık, en soğuk ve en acımasız atmosferine davet ediyor okuru.
Haydar Ergülen, İlhan Berk, Mondo Trasho, bir şişe cin tonik gibi nesne ya da isimlerin tokalaşmayı ihmal etmediği Eflatun Sufleler, okuduğunuz ve yazdığınız her şeyin imha edilmesinin artık zorunlu bir misyona dönüştüğünün de anonsu...
Simgelerden yola çıkarak anlatır Krasznahorkai, yaşamı; olay örgüsünü bir döngü etrafında biçimlendirir. Sürekli ağ ören örümcekler, gökte dönüp duran kargalar, başıboş atlar, birbirinin tekrarı mevsimler...


























Facebook
FriendFeed
Twitter
RSS