Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Kimse bir köprüde yaşamaz. Köprüler yolları bağlar; ülkeleri, şehirleri, mahalleleri, köyleri birleştirir. İnsanlar köprülerden geçerek evlerine gider ya da evlerini terk ederler. Ama yaşanmaz köprü üstlerinde. Köprü altlarında yaşayanlara da pek iyi gözle bakılmaz doğrusu.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Adalet Ağaoğlu'nu niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
Kimi zaman tek bir kitap okumaya dahi vakit bulamıyoruz gündelik hayatın koşturmacasında, kimi zamansa usta bir jonglör gibi aynı anda birden çok kitabı "çevirmemiz" gerekiyor elimizde. Kimi zaman yalnızca yatmadan önce, kimi zaman sadece bir yerden bir yere giderken okuduğumuz kitaplarımız oluyor. Aynı anda birden çok dünya içinde gezinmek, birden çok maceraya ortak olmak gerekiyor.

//php print_r ($fields); ?>
J.D. Salinger ve Ernest Hemingway; Oscar Wilde ya da Virginia Woolf; Jorge Luis Borges veya Gabriel Garcia Marquez... Bu isimleri bir kitabın kapağında gördüğümüzde, pek de ikinci kez düşünmemize gerek kalmadı. Onların imzaları bizi o kitapları okumaya hemen ikna etti.
Peki, bu imzalar gerçekte neye benziyordu? İşte, edebiyatın en ünlü imzaları:

//php print_r ($fields); ?>
SEKS VE CEZA
Eric Berkowitz
Kolektif Kitap
Çeviren: Orhan Düz (14,3 cm x 21,5 cm)

//php print_r ($fields); ?>
Her öyküde farklı bir arayışın, oyunun peşinde Doğukan İşler. Her öyküde dilinde, üslubunda bir farklılık getirmeye çalışıyor. Bu gayret onun öykü sayısında bir sınırlama getiriyor ister istemez. Ancak şunu net bir şekilde söylemem gerek. Onun hiçbir öyküsü, okurda “bunu daha önce okumuştum” duygusu uyandırmıyor.

//php print_r ($fields); ?>
Bu dünyada hiçbir kitap kurdu yoktur ki kütüphaneleri sevmesin. Kimi zaman kitapçılarda bulamadığımız bir kitabı aramak, kimi zaman o sessiz ve sakin ortamda rahat bir biçimde çalışmak, kimi zamansa sadece rafları dolduran yüzlerce kitapla vakit geçirmek için gittiğimiz yerlerdir kütüphaneler.

//php print_r ($fields); ?>
1991’de, gösterişli sex, drugs & rock’n’roll müziklerinden insanın gerçekliğini daha yakalayan, “depresyon hırkalı” alternatif bir müzik anlayışına geçilmişti. Bunu sağlayan en önemli albüm ise, bugünlerde yenilenmiş baskısı raflara düşecek olan Nirvana’nın Nevermind albümüydü.

//php print_r ($fields); ?>
Sinemada edebiyat uyarlamaları denince akla nedense hep uzun metraj gelir. Oysa kısa film, ticari dolaşımdan azade yapısıyla yönetmenlerin özgürce at koşturabilecekleri, uyarlama denen çetrefil meseleye farklı cephelerden saldırıp küçük zaferler elde edebilecekleri bir alan. Malum, edebiyat ve sinema diyaloğu söz konusuysa, ikisinin farklı dillerden konuştuklarından dem vurulur her seferinde.

//php print_r ($fields); ?>
Bir kitapçıya girip, kitaplar arasında gezinerek, arka kapak yazılarına göz atmak, kapak görsellerine bakmak, hangisini okuyacağınıza karar vermek, oldukça keyifli, evet. Ama onun kadar keyifli bir başka geziyi de kitapları koyacağınız çantalar arasında yapabilirsiniz.
Sizin için derledik:














