Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Bizim başımıza gelen her şey, edebiyatımızın da başına gelmiştir. Bizim başımıza en fazla gelen şey askeri darbe olduğuna göre, Türkçe edebiyatta darbe edebiyatı diye bir tür oluşturacak kadar çok eser bulunması şaşırtıcı değil. 60'lar, 70'ler, 80'lerde, edebiyatta bir siyasal tavır mecburiyeti ve tutsaklığı var. Meselesi bu olmayan roman değersiz bulunmuş.

//php print_r ($fields); ?>
İyi hatırlıyorum, Patti Smith’in 1999’daki İstanbul konserinde önümde iki kız oturuyordu. 14 -15 yaşlarındaydılar. Sahnede Patti Smith enfes bestelerini çalıp çok iyi bir performans gösterirken, ikisi bir türlü yerlerinden kalkamıyor, heyecanlanamıyor, “coşamıyorlardı.” Bunun farkına vardım, çünkü Because The Night başlayınca birden durum değişiverdi.

//php print_r ($fields); ?>
Kont Dracula'nın şatosuna konuk olup başsız süvarinin karanlık ve korkutucu ormanında sessizliğe gömülmek, tekinsiz bir Amerikan kasabasında kayıplara karışıp Bolşevik İhtilali'nden sonra Rusya'dan Türkiye'ye doğru yola koyulmak... Her sezon edebiyattan beslenen TV dünyası bu sezon da kollarını sıvadı ve birbirinden güçlü eserleri televizyon için uyarladı.

//php print_r ($fields); ?>
Mükemmel kadın ya da erkek tasviri kişiden kişiye göre değişir elbet. Peki ya yazar erkekler "mükemmel kadın"larını nasıl anlatırlar? Bazen romanlarında, satır aralarında rastlarız onlara, bazen de söyleşilerinde bahsederler hayallerindeki kadından. Bakalım bu 10 yazar, o kadını nasıl anlatmışlar?

//php print_r ($fields); ?>
Cormac McCarthy’nin 80 yaşında ilk senaryosunu yazması karşısında heyecan duymuyorsanız bu yazıyı okumayı bırakabilirsiniz! Geçtiğimiz ay izlediğimiz Danışman (The Counselor) bizi tatmin etmese de, McCarthy’nin varlığıyla edebiyat-sinema buluşmasının özel işlerinden biri olarak hafızamızda yer edindi.

//php print_r ($fields); ?>
Yerli edebiyat eserlerinin dizilere uyarlanması furyası, yıllar içinde aile ve ilişki dramlarını konu alan eserlerle beslendi. Yaprak Dökümü, Aşk-ı Memnu, Hanımın Çiftliği, Kalp Ağrısı gibi dizilerin bir şekilde tutmasıyla gelişen sektörde yapımcılar ve senaristler, gözlerini yerli edebiyata daha da çok çevirdiler.

//php print_r ($fields); ?>
Karikatürlere tepki gösteren meslek odalarının normal sayıldığı bir eleştiri ikliminde, Osmanlı'nın en çok konuşulan dönemini konu etmenin büyük tartışmalara yol açacağı tahmin ediliyordu. Muhteşem Yüzyıl çeşitli badirelerle, muhafazakar kesimin eleştiri ve protestoları eşliğinde ikinci sezonu da popülerliğinden ciddi bir kayıp olmaksızın devirdi.

//php print_r ($fields); ?>
Gerçek, dört unsur kadar hayatidir pratik yaşamda. (Nasıl da tutunuruz ona!) İnsan kendisi için işe yarayan bir gerçeklik versiyonundan (makul bir iş, makul bir evlilik, makul bir çocuk, makul ölçekte çekişmeler, dedikodular, hazlar, keşifler ve yarışlardan) memnun olmadıkça nevroz ataklarıyla boğuşur durur.

//php print_r ($fields); ?>
Son yılların en sansasyonel edebiyat olaylarından biri de Bob Dylan'ın Nobel Edebiyat Ödülü'ne layık görülmesiydi kuşkusuz. Önce birçok edebiyatçı arasından sıyrılan Bob Dylan'ın bu ödülü hak edip etmediği tartışıldı, ardından Dylan'ın sessizliğini uzun müddet korumasıyla ödülü kabul etmeyeceği söylentileri kulağa gelmeye başladı.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. Öyleyse soruyoruz: Siz Jane Austen'ı niçin okuyorsunuz?

















