Dosya Arşivi

Dosya // En çok okunanlar
//php print_r ($fields); ?>
Üç kitabı baskısı, kapağı ve iç sayfaları yönünden değerlendirdiğimiz Karne'nin baskı kritikleri Libris Lipum, tasarım kritikleri Bila Perve tarafından yapılmıştır.

//php print_r ($fields); ?>
Ankara'nın memur şehri hüviyetinden yazlıkçı şehri hüviyetine trans olduğu bir yabancı ağustos. Yabancı ağustosun aksine Ankaralılar transedebiyata oldukça aşikar ve bu edebi dönüşümün ülkemizde de hızlanması konusunda hayli talepkar. Mürekkebin nem tutuğu bozkırdan 'başka bir edebiyat mümkün' sesleri.

//php print_r ($fields); ?>
Yılın en güzel zamanlarından !f İstanbul, 13 Şubat’ta 13. kez yola çıkıyor. “O kadar oldu mu!”, “Sakın kaçırma!”, “Bu sene en çok merak ettiğim...” muhabbetleri arasında gelip geçecek festivalin programında bir hayli heyecan verici film var.

//php print_r ($fields); ?>
Sakin ya da telaşlı, sürdürdüğümüz hayatlarda genellikle nerede olduğumuzu, nereden geldiğimizi ve nereye gittiğimizi biliriz.

//php print_r ($fields); ?>
Margaret Atwood okumak hayatınızı değiştirir. Feminist olursunuz, feminizmleri sorgularsınız, distopyaların gerçekleri ortaya çıkardığına inanıp daha az korkarsınız hayattan, “edebiyat kurmaca mıdır” sorusu önemsizleşir, gelecek kehanetleriyle ölümü yeneceğinizi düşünürsünüz, doğaya karşı insan hiyerarşideki yerini kaybeder, teknoloji geçmişi anlamlandırır, şaşarsınız.

//php print_r ($fields); ?>
Edebiyat ile sinema birlikteliğinin güçlü örnekler verebileceğine çok tanıklık ettik. Kimi zaman da edebiyatın gücüne erişemeyen bir filmin yarattığı hayalkırıklığına... Sinema tarihi boyunca yönetmenlerin en güvenilir sığınaklarından biri edebiyat oldu hiç kuşkusuz.

//php print_r ($fields); ?>
Her yıl baharın gelişini, yıl boyu merak ettiğimiz filmlerle kutladığımız, karanlık salonlara çekilerek, çıkardığımız mini listelere tik atarak, kaçırdığımız filmlere hayıflanarak, içinden sinema geçen iki haftayı doya doya yaşadığımız nisan ayı, 15'ine kadar İstanbul Film Festivali'yle daha renkli bir hale geliyor yine.

//php print_r ($fields); ?>
Edebiyat ve felsefe deyince akla ilk olarak dilin kıvraklığı ile düşüncenin keskinliği bir araya gelse de, arka planda sıklıkla aşk hikayesi görürüz. Ustaca ve birikimle yazılan mektuplar oluşturur bu hikayeyi. Lübnan asıllı ressam, şair ve filozof Halil Cibran da aşk mektuplarıyla bilinen isimlerden.

//php print_r ($fields); ?>
Her okurun bir yazarı çok sevmek için son derece haklı ve bir o kadar özgün gerekçeleri vardır şüphesiz. Yola bu bilinçle, SabitFikir okurlarının edebiyatın öne çıkan yazarlarını neden sevdiklerine ilişkin bir tartışma başlatmak için çıktık. İlk soruyu da o yazar üzerine çalışmalar yapmış bir isme yönelttik. Öyleyse soruyoruz: Siz Jonathan Franzen'ı niçin okuyorsunuz?

//php print_r ($fields); ?>
Hemen herkesin hayatında benzerlerinden ayrılan, kendine özel bir yer edinen kitaplar vardır. Bu bağ o kitabın yazarıyla ya da ana karakteriyle kurduğunuz duygudaşlıktan da ileri gelebilir, kitabı okuduğunuz zaman diliminde yaşadıklarınızdan da. O kitap bizim için özeldir, bizden başka kimsenin görmediği hayali bir arkadaşımız gibidir.









.jpg)







